Pelin CENGİZ
Türkiye, bir haftadır Angola’dan gelen Kuito adlı radyoaktif atığa sahip tankerin sökülmek üzereAliağa’ya getirilmesini tartışıyor. TMMOB Çevre Mühendisleri Odası’nın, EGEÇEP (Ege Çevre ve Kültür Platformu), Aliağa Çevre Platformu, Foça Çevre ve Kültür Platformu gibi çevre koruma örgütlerinin geminin incelenmeden karaya alınmaması yönündeki uyarılarına rağmen, tankerin Aliağa’daki gemi söküm tesislerine yanaşmasına izin verildi. Ülkenin her köşesinde giderek artan çevre ve doğa krizlerimiz yetmedi, başkalarının çöpünü, radyoaktif atığını getirip yeni krizler, yaşamsal tehditler yaratıyoruz.
Hiçbir denetim yapılmadan girişine izin verilen Kuito’da Aliağa Gümrük Müdürlüğü Gemi Söküm Gümrük Muhafaza Kısım Amirliği personeli gözetiminde yapılan dört saatlik incelemeyle atığın “temiz” olduğu açıklandı. EGEÇEP Avukatı Arif Ali Cangı haklı olarak soruyor: 335 metre boyunda, 54 metre eninde, 10 katlı bir bina yüksekliğinde, 113 bin tonluk bir yüzer rafinerinin yüzlerce bölümünün tehlikeli atık içerip içermediği bu kadar kısa sürede nasıl tespit edildi? Bu kontrole güvenmek mümkün mü?
Türkiye’nin havasını, suyunu, toprağını, gemilerde çalışan işçisini bu şekilde tehlikeye atma yetkisini kim nereden alıyor belli değil. Geminin girişine izin veren herkesin sorumluluğu var. Petrol tankerinin gelişine ilişkin her şey tam bir skandallar zinciri.
Kuito, bugüne kadar sökülmek üzere Türkiye’ye gelen en büyük gemi. 1979’da faaliyete geçmiş. Günlük 100 bin varil ham petrol işleme ve 1,4 milyon varil depolama kapasitesine sahip gemi Angola devletine ait. Angola, 2000’den bu yana gemiyi ham petrol işlemek için kullanmış. Gemideki boru sisteminin tamamen petrol çamuruyla kaplı olduğu belirtiliyor. ABD’li radyasyon ölçüm şirketi Texcom’un raporuna göre, gemide olması gerekenden beş kat fazla radyoaktivite tespit edilmiş, daha detaylı inceleme yapılması gerektiği vurgulanmış.
Çevre Mühendisler Odası Başkanı Baran Bozoğlu, gemi söküm işlemiyle ilgili ihale sözleşmesinin 8. maddesinin gayet açık olduğunu söylüyor: “Angola Hükümeti ile Türkiye’deki yetkililer arasında yapılan anlaşmada, radyoaktif maddelerin Angola tarafından geri alınacağı belirtilmiş. Ancak, bunun için Türkiye’den yetkili otoritelerin yazılı belge hazırlaması gerekli. Şu ana kadar böyle bir çalışma yok.”
Hem ulusal hem uluslararası mevzuatta yapılması gerekenlerin uygulanmadığı çok açık. Bu hâliyleKuito’nun ülkeye ne getirdiğini, geminin ne tür riskler barındırdığını bilmiyoruz. Geminin sökümüyle ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na herhangi bir resmî başvuru da yapılmamış. Geminin ülke karasularına girdiğinde denetime TAEK ve AFAD personelinin de katılacağı açıklandı ancak, dört saatte oldubittiye getirilen denetime bu kurumlardan kimse katılmadı.
İşin bir diğer ilginç boyutu şu: Türkiye, dünyanın en büyük hurda ithalatçısı. Hurda gemilerdeki başta asbest ve diğer tehlikeli maddelerin yarattığı kirliliğin ve insan sağlığına zararlarının anlaşıldığı 1980’lerden beri gemi sökümü işleri, Avrupa ve ABD’den Hindistan, Pakistan, Çin, Bangladeş ve Türkiye gibi ülkelere kaymış. Gemilerden çıkarılan hurda ağırlıklı olarak demir çelik sanayiinde kullanılıyor. Şu anda Akdeniz’de Türkiye’den başka büyük çaplı gemi sökümü yapan yok.
Diğer ülkeler, gemi sahibine ton başına 500 dolar veriyor. Türkiye’ye gelen Kuito gemisinin tonuna ise 250 dolar verilmiş. Bu geminin Türkiye’ye neden bu kadar ucuza satıldığı da izaha muhtaç. Dört saatlik incelemeyle “temiz” denen gemi, söylenenin aksine çok daha büyük miktarda radyoaktif kirlilik içeriyor olabilir mi?
Hele de resmî açıklamalar bu kadar yetersizken… Hele de Gaziemir’de bulunan kurşun fabrikası bahçesindeki radyoaktif atıkların kaynağını öğrenememişken, bu atıklar hâlâ bertaraf edilmemişken…
Türkiye’nin nükleer santrali “henüz” yok ama radyoaktif kirliliğin her türüne sahip. Nükleer santral kurulduğundaki Türkiye’yi düşünmek bile insanın içini karartıyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.03.2025
29.12.2024
14.10.2024
27.09.2024
23.08.2024
26.07.2024
21.05.2024
13.02.2023
10.02.2023
15.11.2022