Şahin ALPAY
Başkanlık iddiasındaki Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, hükümetin Kobani’nin IŞİD tarafından kuşatılmasına kayıtsız kalmasını protesto eylemleri ve sonucunda ölen 40’a yakın yurttaşın sorumluluğunu PKK ve HDP yanında CHP’ye, yerli ve yabancı medyaya, Suriye’deki Beşar Esed rejimine ve, tabii ki, “paralel devlet”e yüklemiş. Hepsini birden “hain, alçak, nankör” ilan etmiş. Neler dememiş ki:
“Bu olayların arkasında sadece PKK yok… PKK gölgesinde siyaset yapan parti yok. Suriye’nin eli kanlı zalim Esed rejimi de var… Esed rejimiyle kol kola olan, el ele olan Türkiye’deki malum siyasî parti de var. Günlerdir terör örgütüyle aynı çizgide yayın yapan, methiyeler düzen sorumsuz bazı medya kuruluşları, bazı kalemler de bunun içinde. Bu olayların arkasında malum uluslar arası medya kuruluşları var…” dedikten sonra lafı kaçınılmaza getirmiş:
“Türkiye aleyhine her türlü ihanet fırsatını çevirmeye çalışan o Pensilvanya da var, dikkat edin… Artık bu paralel yapı… Bunun uzantıları bundan sonra inşallah çok farklı bir yere oturtulacak. Ve bu da inşallah hemen bu ay sonundaki Milli Güvenlik Kurulu’muzun gündeminde yer almak suretiyle, onlarla ilgili çok farklı adımı atacağız. Bu operasyon lokal değil, geneldir…” Erdoğan’ın bu sözlerinin çok açık ve net olarak gösterdiği şey, eski Türkiye’de geçerli olan, bütün sorunlarımızın kendi yanlışlarımızdan değil, iç ve dış düşmanlardan kaynaklandığı anlayışının aynen geri gelmesi. Hatırlayacaksınız, AKP iktidarı öncesindeki askerî vesayet döneminin sivil ve asker yöneticileri başımıza gelen bütün belaların içeriden ve dışarıdan Türkiye’nin altını oymak isteyenlerin tezgahları, komploları, kumpasları olduğuna kendilerini de inandırarak gözlerini gerçeklere yumma, devekuşu politikası uygularlardı. Evet, işte Erdoğan’ın Yeni Türkiye’si, eski Türkiye’ye bir dönüş daha yaptı.
28 Ağustos’ta Cumhurbaşkanı olarak yemin etmesinden sonra Erdoğan’ın hızla gönlündeki Türk usulü başkanlık sistemini fiilen tesis etmekte olduğuna tanık oluyoruz. Geride kalan altı hafta içindeki, mevcut Anayasa’nın kendisine yüklediği tarafsızlık rolünü hiçe sayan eylem ve söylemleri, başbakanlığı dönemindeki toplumu kutuplaştırıcı tavır ve davranışları sürdürmesi bunu açıkça gösteriyor. Başka herhangi bir nedenle değil, “paralel devlet”e karşı kararlı duruşu nedeniyle başbakanlığa getirilen eski Dışişleri Bakanı da Erdoğan’ın Medvedev’i rolüne hemen ısınmış görünüyor.
AKP iktidarı, tıpkı askerî vesayet döneminde olduğu gibi patronaj, yani “al ihaleyi, ver desteği” ilişkileri içinde olduğu medya patronları aracılığıyla medyanın bir bölümünü tam yedeğine aldı. “Havuz” o tasarımın uygulamaya konulmasıydı. Şimdi de, yine tıpkı askerî vesayet döneminde olduğu gibi, HSYK’yı yedeğine almayı başardı. Ardından Türkiye’de sivil toplumun, şiddete ve hukuksuzluğa karşı demokrasinin en önemli kalelerinden biri olan Hizmet Hareketi’ni “terör örgütü” ilan ettirecekmiş…
Evet, halkoyuyla Cumhurbaşkanlığına seçilen Erdoğan’ın, Anayasa’yı hiçe sayarak başbakan gibi davranmayı sürdürmesiyle fiilen Türk usulü başkanlık sistemine geçtik. Cumhurbaşkanının halkoyuyla seçilmesi çorabını başımıza, 27 Nisan 2007 e-muhtırasıyla askerî vesayetçiler ördüler. Bunun parlamenter sistemin sonu olacağına, Türk siyasetine kutuplaşma getireceğine dair uyarılar ne yazık ki hiç dikkate alınmadı. Erdoğan’ın bundan sonraki hedefinin, önümüzdeki seçimlerde AKP ve destekçilerinin TBMM’de en az 330 sandalye kazanmalarını temin ederek Türk usulü başkanlık sistemini anayasayla tahkim etmek olacağına en küçük bir kuşku yok. Her şey buna göre tasarlanacak. Başarırsa, demokrasi tam anlamıyla seçimden ibaret kalacak. Bakalım, o seçime kadar millet uyanma, eski Türkiye’ye dönüldüğünün farkına varma fırsatı bulacak mı?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları














































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2023
21.12.2020
6.02.2020
18.11.2020
30.09.2020
24.09.2020
20.07.2020
8.05.2020
29.04.2020
21.04.2020