Şahin ALPAY
7 Haziran seçimlerinden bütün partilerin çıkarması gereken dersler var. Bu partilerin başında kuşkusuz ki, AKP var. Seçmen AKP'nin fiili lideri Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın başkan olup ülkeyi şirket gibi yönetme ihtirasına son vermekle kalmadı; Erdoğan'ı haddini bilmesi, yani anayasadaki yetkilerinin dışına çıkmaması konusunda uyardı.
Bunu bizzat, partinin hukuken başkanı olan Başbakan Ahmet Davutoğlu teslim etti: “Başkanlık sistemine geçmek istedik ama buna halk yetki vermedi...” dedi; Erdoğan'ı kastederek herkesi “yetki ve sorumlulukları dahilinde üzerine düşeni yapma”ya çağırdı.
Seçmen Erdoğan'a “hayır” demekle kalmadı, AKP'ye tek başına iktidar imkânı da tanımadı. AKP saflarında “ne yaptık da iktidarı kaybettik” tartışması başladı. Davutoğlu, son derece gerekli olan tartışma ihtiyacını, “Kendi iç muhasebemizi yapmak zorundayız...” diyerek ifade etti. Partinin başta gelen kurucularından Abdullah Gül ve Bülent Arınç dahil birçokları, yapılan hatalardan söz etmekte. Bu tartışma sağlıklı bir şekilde, yani gerçeklerle yüzleşerek sürdürülürse, bundan hem AKP hem de ülke yarar görür.
AKP'lilerin yüzleşmeleri gereken birinci gerçek, partilerinin ilk iki dönemde izlemiş olduğu ülkeyi özgürleştirme ve demokratikleşme politikalarına üçüncü iktidar döneminde tam olarak sırt çevirmiş oluşu. Kadroları itibarıyla da artık neredeyse tanınmaz hale gelen AKP, hak ve özgürlüklere sırt çevirmekten vazgeçebilir mi? İktidarı kaybetmesinde büyük rol oynayan 17/25 Aralık soruşturmasını örtbastan vazgeçebilir mi? Bu sorulara olumlu cevap vermek güçtür, ama AKP'lilerin, özellikle de AKP seçmeninin şu temel gerçekle yüzleşmesinde büyük yarar var.
17/25 Aralık'ın seçilmiş hükümete karşı bir “darbe” girişimi olduğu tam bir palavradır. Sadece ve sadece AKP'nin ilk iki iktidar döneminde güçlendirdiği hukuk devletinin işlediğini, AKP'nin üst kadrolarının gırtlağa kadar rüşvet ve yolsuzluğa bulaştığını ortaya koyan bir soruşturmadır. Gül (zamanında niçin bu yönde ağırlığını koymadın sorusuna cevap vermeksizin) ben partinin başında olsam zanlıları Yüce Divan'a gönderirdim diyor. Arınç (zamanında niçin bu yönde görüş belirtmedin sorusuna cevap vermeksizin) soruşturma yeniden açılabilir diyor. Eğer Gül ve Arınç'ın ima ettiği gibi “yolsuzluk” varsa, “darbe” safsatadır; soruşturma da sonuna kadar götürülmelidir.
Türkiye'de hukuk devletini, kuvvetler ayrılığını, yargı bağımsızlığını tarumar eden bir dizi yasa ve düzenleme 17/25 Aralık Cumhuriyet tarihinin en büyük rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasını örtbas için çıkarıldı. Bunlara gerekçe olarak gösterilen, yani soruşturmanın Türkiye'nin güçlenmesini istemeyen dış güçler tarafından tezgâhlanan, (“paralel yapılanma” diye karalanan) Hizmet Hareketi tarafından uygulanan bir darbe olduğu iddiası tam bir safsata olduğu gibi; Balyoz ve Ergenekon davalarının yine Hizmet Hareketi tarafından kurulan “milli orduya kumpas” olduğu iddiası da öyledir. Nitekim, dönemin Genelkurmay Başkanı ile Kara Kuvvetleri Komutanı arasında “hangimiz bastırdık” tartışmasına konu olacak kadar açık olan Balyoz darbe girişimi davasında savcılık, sanıkların toptan beraat ettirilmesi kararına itiraz etti.
17/25 Aralık soruşturmasını örtbas etmek, hukuk devletini yıkmak amacıyla üretilen; (MGK işbirliğiyle) 28 Şubat'ı yeniden canlandırmak için kullanılan; hemen bütün suç zanlılarının kendilerini aklamak için ileri sürdükleri “paralel yapı” iddiası, bir algı operasyonundan ibarettir. Hizmet Hareketi içinde suç işlemiş olanlar elbette bulunabilir. Ancak bu tür iddialar, onları suçlu ilan etmek amacıyla kurulmuş mahkemelere değil, adil bir yargılamaya konu olmadıkça safsatadan öteye gidemez. Hizmet Hareketi'nin tümünün “paralel yapı” gibi ne idüğü belirsiz, hele “terör örgütü” gibi saçmasapan bir itham altında bırakılması, askeri vesayetçilerin “irtica” yaygaralarının hortlamasından başka bir şey değildir.
“Paralel” safsatası son bulmadıkça hukuk devletini yeniden ayakları üzerine oturtmak mümkün değildir. Bunun sadece AKP'liler tarafından değil herkesçe, özellikle de hukuk devletine bağlı olduklarını iddia edenlerce iyi anlaşılması gerekir. [email protected]
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2023
21.12.2020
6.02.2020
18.11.2020
30.09.2020
24.09.2020
20.07.2020
8.05.2020
29.04.2020
21.04.2020