Şahin ALPAY
Cumhurbaşkanı Erdoğan dün “Kürt sorunu herkesten önce benim sorunum...” diyordu, bugün “Kardeşim ne Kürt sorunu ya... Artık böyle bir şey yok.
Bir Kürt olarak neyin eksik senin...” diyor. İyice anlaşıldı ki amacı, dün de sorunu çözmek değil oy devşirmekti, bugün de öyle. Doğrudur. AKP ilk iki iktidar döneminde büyük bir hizmet yaptı: Kürtlerin inkarına ve Kürt kimliğinin ifadesi üzerindeki yasakların birçoğuna son verdi. Ne var ki şu gerçek değişmedi: Anayasa “Türkiye Cumhuriyeti'ne vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes Türk'tür” demeye devam ettikçe; Kürtçe bölgesel resmi dil statüsü kazanmadıkça; ülkenin bütün bölgeleri yanı sıra Kürt çoğunluklu bölge de yerinden yönetilmediği sürece Kürt sorunu bitmez. İslamcı sosa bulanmış olanları dahil Türk milliyetçileri hâlâ bunu kabul etmeye yanaşmıyor olabilirler. Ama, ne yazık ki, Cumhuriyet'in “hepimiz Türk'üz” diyen “fabrika ayarları” (yani Kemalist temel ilkeleri) özgürlükçü ve çoğulcu demokratik düzenin gereklerine uygun olarak köklü bir revizyona uğramadıkça Türkiye'nin Kürt sorunu olacak.
Yıllardır tekrarlıyoruz, tekrarlamaya devam edeceğiz: Kürt sorunu şiddet yoluyla çözülemez. Şiddet Cumhuriyet'in kuruluşundan bu yana hem Türk, hem de Kürt milliyetçileri tarafından denendi, fakat çok kan akmasından başka bir sonuç vermedi. PKK'nın İmralı'da hükümlü (ya da rehin) doğal lideriyle bir “al – ver” anlaşması yaparak (ya da yapıyormuş gibi yaparak) çözülmeye çalışıldı; onun da olmayacağı görüldü. Çözüm ancak demokratik – barışçı yöntemle, TBMM'nin Kürtlerin ortak demokratik taleplerini karşılayacak anayasayı ve reformları kabul etmesiyle mümkün olabilir. Kürt sorununun doğurduğu, ama zamanla ondan bağımsızlık kazanan PKK sorununu da yine ancak TBMM çözebilir. Bunun için PKK'ya demokratik, barışçı siyaset yapma yolunun açılması, üyelerine genel siyasi af ilan edilmesi gerekir.
Şimdi sorununun çözümüne giden yolda Türkiye'nin elinde, 7 Haziran seçimlerine gelinceye kadar olmayan, çok kıymetli bir imkan var. Kürt milliyetçi hareketi içinden doğmuş olmakla birlikte, Türkiye'nin her yerinden, her etnik kimlikten 6 milyondan fazla yurttaşın oyunu toplayan; parlamentoda 80 milletvekiliyle temsil edilen; ülke bütünlüğünü, ayrımcılığa uğrayan tüm kesimlerin hak ve özgürlüklerini savunduğu gibi, silahlara ve şiddete ilke olarak karşı duran; liderliğini giderek bütün Türkiye halkının güvenini ve takdirini kazanmakta olan Selahattin Demirtaş'ın yaptığı Halkların Demokratik Partisi, HDP var. Tüm partilerden, bütün kesimlerden hak ve özgürlükleri savunan demokratların HDP'yle güçbirliği yapmaları, Kürt sorununu çözmenin ve demokrasiyi yerleştirmenin yolunu açabilir.
Ancak bu yolda HDP'ye düşen büyük bir görev var. Şiddetin sorunun çözümünün önüne engel olarak dikilmemesi, şiddetin şiddet üretmemesi, şiddetin şiddete bahane olmaması için HDP, PKK'ya artık Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı kesinlikle silah kullanmama çağrısı yapmalıdır. Demirtaş şu çağrısını daha da güçle seslendirmelidir: “PKK silahları susturmalı, elini tetikten çekmelidir. Hükümet de operasyonların durduğunu ifade etmelidir... Birileri çarpıtacak, ama ben devlet silah bıraksın demiyorum. Devlet tabii ki kendini koruyacak. Ama elini tetikten çekmek başka bir şeydir...” (02.08.2015)
Altan Tan'ın çağrısı bütün HDP milletvekillerinden yükselmelidir: “Türkiye'de Gladyo varsa, amaç erken seçimleri etkilemekse, Tayyip Erdoğan seçimler için bir savaş çıkarmak istiyorsa, bütün bu ‘eğer'lerin cevabı evet ise, o zaman Kandil'in tek taraflı çatışmasızlık ilan etmesi gerekir. Polis öldürmeler, araç yakmalar gibi tüm eylemlerin, çok net söylüyorum, sonlandırılması gerekir.” (Zaman, 03.08.2015)
Hangi partiden olursa olsun bütün milletvekilleri, bütün sorumluluk sahipleri seslerini yükseltmelidir: Silahlara son!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları














































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2023
21.12.2020
6.02.2020
18.11.2020
30.09.2020
24.09.2020
20.07.2020
8.05.2020
29.04.2020
21.04.2020