Sezin ÖNEY
Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun iki eski başkenti arasındaki hızlı trenler, zaman içinde yolculuk yapıyor gibi... 1980’ler, 1990’larda, bugünkü anlamda ilk “hızlı trenler”, Batı ve Orta Avrupa’yı “jet hızıyla” bir uçtan ötekine kat etmeye başladığında, çok modaydılar. Bugün ise, Avrupa genelinde, sınırsız seyahatin alışılmış, sıradan parçaları.
1990’ların Avrupa hızlı trenleri, ülkelerarası sınır tanımazlığın da temsilcisiydiler... Ve tabii, Avrupa teknolojisinin, coğrafi engellere karşı başkaldırısının... Eurostar, Manş Denizi’ni aşıp, Londra ve Paris’i birbirine bağlıyordu...
On dokuzuncu yüzyılın endüstri başkenti Londra ile entelektüel başşehri Paris’in, karşılıklı olarak karadan ulaşılabilen “komşu kapılarına” dönüşmesinden bahsediyoruz.
Fransa’nın hızlı trenleri, TGV’ler(Train à Grande Vitesse- Yüksek Hızlı Trenler) ise, İtalya’nın kuzeyinde Alplerin zirvelerinden geçip, Fransa’nın güneydoğusundan en Batısı’na “karadan uçuyordu”.
Yirmi yıl kadar önce hızlı trenler, yaklaşık 300 km. hız yapıyordu. Bugün, Türkiye’de hızlı tren olarak bahsettiklerimiz, hâlâ bu teknolojiden uzaklar. Günümüz Avrupa trenleri, saatte 400 km. hıza yaklaşıyor.
İtalya’da, sağa sola yatarak hızı katlayan Pendolino’lar, 1976’dan beri var olan ve demiryolları teknolojisini zorlayan bir hızlı tren türü. Pendolo, “sarkaç”; “Pendolino” ise, “sevimlilik, küçüklük” takısı “cık-cik” gibi, “ino”yu ekleyince oluşan bir niteleme; “sarkaççık”... Şimdilerde, İtalya’nın Güneyi’ndeki Napoli’den Kuzey’deki Milano’ya giden hızlı trenler, saatte 600 km. hız rekorunu zorluyor.
Avrupa’da, İtalya, İspanya, Fransa üçgeni, 400 km. hız yapan trenleri ile, “hızlı Akdeniz ülkeleri”. Ama Avrupa geneline yayılan bir hızlı tren ağı kurmak, Avrupa Birliği’nin de gündeminde. Öte yandan, Asya kıtasında, Çin ve Japonya da bu hızda seyahat edilen yerlerden... Ama Çin için, hızlı tren, tıpkı Türkiye’de olduğu gibi, ana merkezleri birbirine bağlayan bir “aksesuar”.
Trenler, “gelişimin” bir yanı sadece...
Hızlı trenler, Avrupa’da zikzaklar çizerken, bir yandan başka şeyler de oluyordu.
1990’lar, 19. yüzyılla hesaplaşmanın da dönemiydi bir anlamda, Avrupa için... Ulus-devletlerin rekabetçi ve yıkıcı milliyetçiliğine karşılık, birleşerek ortaklaşma fikrinin “galip çıktığının” öngörüldüğü zamanlardı bunlar...
Ancak, bir yandan da, Yugoslavya’nın dağılışı ve bu sürecin sonu olan savaşlar, özellikle de Bosna Savaşı gibi, Avrupa yakın tarihinin en kanlı, “insanlık değerlerinin” bu coğrafyada 2. Dünya Savaşı sonrası en beter biçimde dibe vurduğu zamanlar yaşandı...
1990’larda, “insan hakları” kavramı görünürde, “altın çağını” yaşıyordu --en azından siyaseten hâkim dil, Avrupa genelinde, insan haklarının en vazgeçilmez “değer” olduğu fikrini, aşılmaz bir “kırmızıçizgi” olarak kabul ediyordu.
Avrupa, Aydınlanma’dan İkinci Dünya Savaşı’na, aslında en büyük “devrimini”, bilim ve teknolojik ilerlemede mesafe kat ederek değil, “eleştirel düşünceyi” geliştirerek almıştı.
Hâlâ da, Avrupa’yı “taşıyan” ve dünya genelinde, bir “huzur ve refah vahası” kılan, eleştirel düşüncenin oluşturduğu belkemiği...
Yerin dibine batırmak veya saldırganca lanetlemek değil, neyin eksik ve yanlış olduğunu göstermek, mükemmelleştirmenin yollarını aramak için eleştiren, kendi duruşunu da her zaman gözden geçiren, çıkar değil adaleti ilke alarak, gerektiğinde yıkıp yıkıp yeniden inşa eden düşünce...
Kant, Marx, Nietzsche, Foucault ve daha birçoğu... Avrupa, onların eleştirel düşünce metodolojileri üzerinde yükselerek bugünkü hâline geldi.
Hızlı trenler ve ötesi ise, “gelişimin” sadece maddi sonuçları oldu...
Türkiye’de ise, hızlı trenlerin, Ankara- Konya ve Ankara- İstanbul arası gidip geliyor olması, “Türk usulü modernleşmenin sembolleri”.
Maddiyat ve sadece maddiyat; manevi ve zihni eksiklikleri kapatacak diye, 19. yüzyıldan beri medet umulan sahte ilaç...
Yazarlar
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları

























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.10.2025
28.09.2025
25.04.2025
3.02.2025
29.01.2025
17.01.2025
7.11.2024
6.11.2024
24.10.2024
27.06.2024