Taner AKÇAM
Sorum şu: Bölgemizde sorunlar, büyük devletler çok fazla müdahale ettiği için mi çıkıyor, yoksa yeteri kadar müdahale etmedikleri için mi? Bir alt soru daha: Büyük devletler hiç insani değerleri dikkate alarak müdahale ettiler mi? Yoksa sözkonusu olan sadece emperyalist çıkarlar için mi müdahaledir?
Türk tarih yazımının rahle-i tedrisatından geçmiş birileri için yukarıdaki soruları sormak bile ayıptır. Cevaplar ayan- beyan ortadadır. Bölgedeki sorunların nedeni, emperyalist devletlerin Osmanlı’yı bölmek istemesi ve de ikide birde müdahale etmeleriydi. İnsan hakları ise sadece emperyalist çıkarları örtmek için kullanılan bir bahaneydi. Eğer paylaşım hesapları olmasa ve bu kadar çok müdahale edilmeseydi, ne Osmanlı dağılırdı ne de bugünkü sorunlar ortaya çıkardı.
Büyük devletlerin sömürgeci çıkarları ve bu doğrultuda müdahaleleri bu tarih yazımının özünü oluşturur. Osmanlı Hıristiyanları bu paylaşım hesaplarında Batı’nın suç ortağıdırlar.
Bir de bunun zıttı olan bir görüş vardır. Bu görüş büyük devletlerin sömürgeci emellerini değil, insan hakları ihlallerini merkeze koyar. Buna göre, Osmanlı özellikle Hıristiyan vatandaşlarına yönelik düzenli ve sistemli baskı uyguladı ve Batı esas olarak Osmanlı’dan yana tavır alıp ya hiç ya da çok geç müdahale etti.
Birinci görüş, müdahale fikrini; ikinci görüş ise bugünkü deyimle, insan hakları ihlallerini sorunun kaynağı olarak gördü. Birinci görüşe göre müdahale kötü; ikinci görüşe göre ise, Osmanlı tutum değiştirmedikçe müdahale gerekliydi ve çözümdü. Sorun ya hiç yapılmaması ya da geç yapılmasıydı.
Birinci görüş, dünyaya Osmanlı egemenlerinin gözüyle bakar; meseleye bir devletin dağılıp- dağılmaması açısından yaklaşır. Bir dış düşman vardı, bizi bölmek istemekteydi, ve de bir de onun içerideki işbirlikçileri (Ermeniler, Rumlar) var. Aslında bu görüş, bir görüş olmaktan dahi çıkmıştır; sağcısı ve solcusu, Müslüman’ı ve Alevi’si ile Türklerin genine işlemiştir.
Biz Türklerin, kendimizi genetik olarak anti-emperyalist görmemizin kökleri, Osmanlı egemenlerinin gözünden tarihe bakmamızdan kaynaklanır.
İkinci görüş, eşit koşullarda yaşamalarına müsaade edilmeyen, katliamlara maruz kalan başta Ermeni, Rum ve Süryaniler olmak üzere Osmanlı Hıristiyan vatandaşlarına aittir.
Onlar da büyük devletleri, emperyalist çıkarları öne almakla suçlarlar; Hıristiyanların katledilmesine sessiz kalmaları veya göz yummalarının nedeni budur. En bilinen örneği 1894-6 Abdülhamit dönemi Ermeni katliamlarıdır. Bu yıllarda sayısı 100 ile 300 bin arasında değişen Ermeni katledilmiştir ve Rusya dâhil, Batılı ülkeler sadece seyretmişlerdir; [ne dersiniz, Suriye’ye benziyor mu?]
Bu ayırım ve tartışma niçin önemlidir? Çünkü bugün çok tartıştığımız, insani amaçlarla, bir başka devletin iç işlerine müdahale fikri esas olarak 19. yüzyılda oluştu ve Hıristiyanlara yapılanlara engel olmak amacıyla Osmanlı’ya nasıl müdahale edileceği bağlamında tartışıldı. Bu müdahalelerde emperyalist çıkarlar ile insani amaçlar hep iç içe var oldu ama ibre daima çıkarlardan yana idi. İnsani amaçlarla müdahale ancak ve ancak çıkarlarla çatışmadığı durumlarda sözkonusu oldu.
Özetle, 19. yüzyıl Osmanlı tarihi bir tek parçalanma tarihi değil, Uluslararası İnsan Hakları Hukuku’nun oluşması tarihidir de. Bu hukukta 1899 ve 1907 Lahey sözleşmesi ve Rus hukukçu Fedor Martens’e atfen Martens Hükmü olarak anılan ilke çok önemlidir. Martens’in bu fikirlerinde 1878 Osmanlı- Rus Savaşı’nın etkin olduğunu ise kimse bilmez. Martens için 1878 savaşı “medeni milletlerin insani duygularının çığlığı” idi. Osmanlı tarihini sadece emperyalistlerin bizi parçalama tarihi olarak gören bir zihniyetin anlayabileceği şeyler değildir bunlar.
Yazarlar
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları

























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
30.11.2025
14.07.2025
27.05.2025
24.03.2025
5.06.2023
1.04.2021
15.07.2020
2.05.2020
25.04.2020
22.04.2020