Tuncay TOP
Efesli filozof Herakleitos ( MÖ 535-475 ) aynı nehirde iki kere yıkanılmaz der. Çünkü ilk yıkanmadan sonra o ırmaktan çok sular akmıştır ve o artık aynı ırmak değildir. Bununla beraber yıkanan kişi de artık ilk seferindeki kişi değildir; yeni birisidir.
Antik Yunan’da değişimin zorunluluğuna yapılan bu felsefi vurgu zamanla maddenin, toplumun ve düşüncenin değişeceğine ve yeni formlara dönüşeceğine dair önermeleri içeren kompleks felsefi düşünceler ile siyasi hareketleri ortaya çıkarmıştır.
18. yüzyılın düşünce akımları ile toplumsal devrimlerinin temelinde yatan şey, tam da bu değişimin ruhunu yakalama ve ona uygun siyasal projeler hazırlama çabalarından ibaretti.
Geç ortaçağın dinsel reform hareketlerinden yoksul köylü isyanlarına, vahşi kapitalizmin ucuz emek sömürüsüne karşı ‘makine kırmak’tan sosyalist devrimler yapmaya kadar her şey ancak
toplumsal yapıdaki bu değişimi anlama, tanımlama ve ona uygun etraflı program ile eylemler hazırlama çabaları olarak süregeldi.
Düşünceler, eylemler, sınıflar, devrimler ve külliyen siyaset bilimi; değişimin ortaya çıkardığı yeni duruma uygun siyasal pozisyon edinmiş kesimlerin zaferiyle birlikte, değişime direnen ve onun dayattığı taleplere karşı ‘yeni’yi üretemeyenlerin açık bir yenilgisine dönüşerek sürdürdü tarih yolculuğunu.
İnsan soyunun tarih içindeki serüveni bir şeyi çok açık ortaya çıkarmıştı; değişim kaçınılmazdı ve ancak ‘değişemeyenler’ yenilirdi.
Deniz Baykal CHP’si Türkiye toplumunun değişim taleplerini görememek ve ona uygun politika üretememekten mustaripti.
Toplumsal değişimin ihtiyaçlarına denk düşen siyaseti üretmek yerine, ona karşı duran statükoculuğuyla birlikte yitip gitti Baykal.
Ama Kılıçdaroğlu CHP’si öyle değil.
Baykal’ın görmediği yoksulları fark etmiş gözüküyor Kılıçdaroğlu.
Yoksulluk sigortası ve yoksul ev kadınlarına aylık 600 lira sözünün CHP’nin seçmen kitlesinde bir artışa yol açtığı muhakkak.
Askerlik süresinin kısaltılması ve askerlik hizmetini kolaylaştıran projenin kendisi de CHP’nin, gençlerin temel sorunlarından birine ve belki de en önemlisine karşı reformist bir çözümü olarak değerlendirilebilir.
Ömrünün en verimli çağında sosyal ve iktisadi hayattan kopartılan gençlerin geleceğe dönük beklenti ve kariyerlerine ket vurmaktan vazgeçen bir ara yol öneriyor yeni CHP.
Yeni CHP lideri Kürt sorununda çözümü telaffuz ediyor.
Kılıçdaroğlu, Kürt sorununun çözümünde en önemli açmazlardan olan Bölgesel özerklik modelini sadece dillendirmiyor, Başbakan Erdoğan’ın şerh koyarak imzalamadığı AB Özerklik Şartı’nı imzalama sözü de veriyor.
CHP’nin yeni lideri siyasi aftan, yeni anayasadan, ana dil öğretiminden, barışı getirmekten; bunun için gereken bedeli ödemekten çekinmediğinden söz ediyor.
Türkiye değişiyor ve Kılıçdaroğlu değişen Türkiye’nin değişim özlemini karşılayacak bir lider profili çiziyor.
CHP’nin tarihine, seküler parti programına, bünyede tuttuğu Ergenekon virüsüne rağmen Kılıçdaroğlu, büyük bir değişim sürecini yönetmek iddiasını taşıyor.
Aynı şeyi Başbakan için söylemek maalesef imkânsız.
Başbakan değişime direniyor adeta…
Her yeni gün üslubu daha da sertleşiyor ve dili bir türlü barış dili olamıyor.
BDP’ye terör örgütü dediğinde dilinin sürçmüş olduğunu düşünüyorsunuz, fakat O bunu son günlerde hep ve ısrarla söylüyor.
BDP’nin tıpkı kendi partisi gibi yasal haklarla kurulduğunu bile bile bu partiye terör örgütü diyebiliyor.
Polisin sıktığı biber gazından etkilenerek ölen bir protestocu için ‘’Biri kalp krizinden ölmüş. Kimliğini bilmiyorum, üzerinde durma gereği de duymuyorum’’ diyebiliyor.
Polis panzerine çıkan bir bayan protestocuya ‘’ Kız mıydı kadın mıydı bilmem’’ demekle çirkin bir imâda bulunabiliyor Başbakan.
Herkesin kendisinden özgürlük, demokratik haklar ve yeni anayasanın ipuçlarına dair sözler beklediği seçim arefesinde Başbakan makul değil ‘çılgın’ projelerden bahsediyor.
2023 Türkiye’sinin bilmem ne kadar büyük bir ekonomi olacağı, ne kadar çok bölünmüş yolumuzun ve hızlı trenlerimizin olacağını bizlere ezberleten Başbakan, ne kadar demokratik bir ülke olacağımızdan dem vurmuyor.
2023 Türkiye’sinde hâlâ kardeş kardeşi öldürecek mi, analar ağlayacak mı bu bilinmiyor.
Ve Başbakan’ın AKP’si her geçen gün daha fazla MHP’lileşiyor…
Değişim, zamanın ruhunu görebilenlerin eliyle gelebilir bu ülkeye.
Demokratik bir anayasadan el çeken bir Başbakan zamanın ruhuna kördür ancak.
Seçim mitinglerinde barışın dilini kullanmayan Başbakan’ın demokratik bir anayasa yapması mümkün değil. Başbakan, herkesin kendisine düşman olduğunu imâ eden bir paranoyadan kurtulamadıkça, duble yollar ve hızlı trenlerle barış ve kardeşliği tesis edemeyeceğini anlamalı artık.
Hakeza buzdolabı, kömür ve makarna ile de kardeş olunamayacağını…
Seçimlere hepi topu bir hafta kaldı.
Kılıçdaroğlu’nun yeni partisi söylem düzeyinde de olsa CHP’nin ulusalcı yanlarının törpülenerek sosyal-demokrat bir niteliğe dönüşmeye çalışıldığını gösterirken; Başbakan’ın AKP’si tam aksine statükodan ve polis devletinden yana tavır alıyor.
Değişimin tarihi, uygarlık tekerini geriye çevirmeye çalışan beyhude çabaların hazin öyküleriyle doludur. AK Parti bunlardan olmasın.
Aynı nehirde iki kere yıkanamazsınız.
Nehir değişmiştir çünkü…
Yazarlar
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları






















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.12.2014
12.09.2014
2.04.2014
15.11.2013
29.07.2013
19.07.2012
8.07.2012
7.06.2012
7.02.2012
19.01.2012