Ufuk COŞKUN
İhsan Fazlıoğlu’nun Anlayış Dergisi’nde yayınlanan makalesinden bir alıntıyla başlayalım. “11 Ekim 1098'de Anadolu'da Türklere karşı yürütülen savaşlara katılan bir Papaz'ın günlüğünde şu dehşet verici cümle kayıtlıdır: "Her yerde Türkler!" Ağustos 1100'de ise Roma'da Papa II. Baschalis bunu doğrularcasına şu fetvayı yayımlar: "Müslümanlar eşittir Türkler." Böyle bir ortamda 11. yüzyıldan XVI. yüzyılın sonlarına kadar Avrupa'nın en önemli gündem maddesi ortaya çıkar:'Türklere karşı sürekli savaş' Bu savaşları finanse edebilmek için toplanan verginin adı ise; 'Türk Vergisi’dir. Kuşkusuz bir Kürt olan Selahaddin Eyyubi de bu Türk tanımın içinde yer alıyordu. Yani Kürtler Malazgirt’te Alparslan’a özyönetim ve anadilde eğitim karşılığında destek vermedi! Anlayacağınız o dönemde gâvurla çatışmayı göze alabilene Türk deniliyordu.(İsmet Özel) Çünkü millet, ırk ve kan birliği üzerinden değil ortak ilkeler ve idealler üzerinden tesis edilmişti. Kısacası kan birliği değil can birliği esastı. (İ.Fazlıoğlu) İslam’a hizmet edenin, yurdun huzur ve güvenliği için gayret gösterenin ırkına bakılmıyordu. Bu yüzdendir ki Papa II.Baschalis, “Müslümanlar eşittir Türkler” diyordu. Bu yüzdendir ki tarihin her döneminde Türklerin tarih sahnesinden silinmesi projesi sürekli gündemde tutuldu…
Batı yüzyıllardır ” Yalnızca Türkleri değil, onların tarihini de yenmek lazım” der. “Tarihini yenmek” bu çok önemli. Çünkü bir milletin hafızasını boşaltırsanız, uysal bir koyun gibi artık kellesini kendi rızasıyla uzatacaktır. Batının bilinçaltında Türk nefreti öylesine baskındır ki 1096’dan beri Türklere karşı yürüttükleri savaşı bir an olsun bitirmediler. Birinci Dünya Savaşı’nda tarih sahnesinden silemedikleri Türkleri( Anasır-ı İslam) cumhuriyet devrimleriyle perişan ettiler. O günden beri ne millet bir lider çıkarabildi ne de lider kendi milletini bulabildi!
İmparatorluğun son döneminde “Müslümanlar arasında bağı öylesine kuvvetlendirelim ki İngiliz hainliği ve hilekârlığı bu sağlam kayaya çarparak parçalansın” diyen Abdülhamid Han ne hazindir ki kendi içindeki hainler tarafından tasfiye edildi. Bunları neden yazıyorum? Çünkü bugün PKK’nın ve siyasi uzantılarının yol açtıkları tahribatı anlayabilmek için meselenin evvela tarihsel arka planına bakmamız icap ediyor da ondan.Çünkü Kürt meselesi Haçlı’nın gündemine Selahaddin Eyyübi’nin Kudüs’ü fethettiği gün girmiştir. Bu yüzdendir ki tarih boyunca Türk-Kürt birlikteliğini ve bu coğrafyanın tarihsel hafızasını yıkmak için mesai harcamaktadırlar. 1000 yıldır başarılamayan, bozulamayan kadim ittifak ne yazık ki cumhuriyetle birlikte yerle bir edildi. Bu ülkede yapılan her darbenin yazılan her anayasanın, çıkarılan her kanunun arkasında dindar Kürtlerle Türklerin birlikteliğini engellemek yatmaktadır. Ne zaman Türkler, Kürtlere kucak açsa ve ne zaman bu iki kadim halk medeniyet ayarlarına dönecek olsa sonu hep hüsranla neticelenmiştir.
Tayyip Erdoğan bir lider olarak tarih sahnesine adım attığında gündeminde dindar Kürtlerle Türklerin kadim ittifakı yer almaktaydı. Bu ittifakın Türkiye’yi Ortadoğu’da da söz sahibi yapacağını ve kadim medeniyetin yeniden inşasında elimizi güçlendireceğini iyi tahlil etmişti. Tecrübeli lider, bir taraftan ülkeyi gerileten ve Gladyo’nun hizmetine sunan derin yapılarla mücadele ederken diğer taraftan da dağılan, birbirinden uzaklaştırılan farklılıkları ve siyasi parçalanmışlığı yeniden tesis etmek için gayret gösterdi.Gladyo’nun devlet içine sızmış yapıları tarafından bertaraf edilen ittifak çalışmaları bugünlerde yine taşeron bir örgüt olan PKK eliyle bertaraf edilmek isteniyor. Kobani olaylarında olduğu gibi ne zaman dindar Kürtler, Türklere bir adım yaklaşsa bu acımasız örgüt tarafından feci bir şekilde cezalandırılıyor. 7 Haziran sonrasında PKK ve HDP’nin özyönetim bahanesiyle kazdığı hendekler ve katledilen sivil Kürtler gerçekte 1000 yıllık bir kinin devamıdır. Bu katliamı yapanların Kürt olması bir şey değiştirmiyor. Bugün Haçlı zihniyetinin 1000 yıldır sürdürdüğü operasyonlarının son halkasını PKK ve HDP oluşturmaktadır.
Yani bu engelleme faaliyetleri, sıradan, spontane ve gündelik siyasetin içinde gerçekleşmemiştir. Yaşananların Kürtlerle Türklerin İslam medeniyeti çerçevesinde gerçekleştirecekleri ittifakla yakından bir ilgisi bulunmaktadır. Peki, meseleyi böyle okuyup burada bırakacak mıyız? Ne yapmalıyız? Son zamanlarda PKK’nın Kürtlere dönük gerçekleştirdiği ceza kesme işlemi vahim boyutlara ulaştı. Bu durum aynı zamanda bir güvenlik meselesidir ve devlet tam da bu noktada gereğini yapmaktadır. Güvenlik güçleri terörle mücadelede azami hassasiyet göstererek üzerine düşeni yaparken bizler ise HDP’nin çağrıları ve şiddet yanlısı söylemleri üzerinden Kürtlere dönük nefret dili üretmememiz gerekiyor. Elbette şiddeti körükleyen HDP’li yöneticilerin de yaptığı yanına kar kalmamalıdır. Çünkü bu durum kamuoyunun vicdanını rahatsız ediyor. Diğer taraftan hükümet demokratik reformları kaldığı yerden devam ettirmelidir. Her biri birer güvenlik uzmanı olan yazarlar da artık nefreti körüklemek yerine hükümeti demokratik reform yapması konusunda sıkıştırmalıdır.
HDP’nin niyeti üzüm yemek değil. HDP’nin amacı/görevi bu birlikteliği engellemek ve Kürtlerin hafızasını boşaltmaktır. Bu bakımdan bizlerin birinci sorumluluğu Kürtlerle Türkleri yan yana getirmek olmalıdır. Anadilde eğitim başta olmak üzere Kürtler lehine sonuçlanabilecek temel insan hakları alanında sağlam adımlar atılmalıdır. Hem de HDP muhatap alınmadan hatta onlar yokmuş gibi davranarak yapılmalıdır. Ne yani HDP olmazsa Kürtlerin demokratik hakları tesis edilemeyecek mi? Bugüne kadar HDP’ye rağmen atılmadı mı bu adımlar! PKK’nın harabeye döndürdüğü illere verilen destekler ortada. Demem o ki; Kürtleri inadına sahip çıkıp onları bu Haçlı artıklarının zulmünden emin kılmalıyız.
“Henüz zamanı gelmiş değil ama bir gün bütün Müslümanlar birden kalkınacaklar ve tek bir insan gibi hareket ederek gâvurun boyunduruğunu kıracaklardır” demişti Abdülhamid Han. O gün gelmek üzeredir. Bu kervanın da lideri Erdoğan’dır. Bu millet liderini buldu, lider de milletini… Emin olun ülkeyi PKK ve HDP gibi virüslerden de temizleyeceğiz. Gayretimiz; tüm farklı kesimlerimizle birlikte bu ülkenin şerefli birer vatandaşları olmak içindir. Yeter ki hamasi nutuklarla, ezber laflarla ve bazı yazarların verdiği suni gazlarla değil ne yaptığımızı iyi bilerek ve sağlam adımlarla ilerleyelim.
@sivildemokrat
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları





















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.06.2019
19.06.2019
14.05.2019
2.05.2019
8.02.2019
22.03.2019
7.02.2019
25.02.2019
21.02.2019
18.02.2019