Ural ATEŞER
Seçim sath-ı maili'ne girildiği şu günlerde aslında söylenecek, yazılacak fazla bir şey yok... Her şey söylendi, her şey yazıldı... Yazılanların ve söylenenlerin değişik biçimde ifade edildiği ve "sahibinin sesi"nin hemen tanındığı bir dönemdeyiz... Bir ifadeyi duyduğumuzda, kimin ifadesi olduğunu tahmin etmek güç değil artık...
"Diyanet neden her inanca eşit olacakmış? Bu milletin dini belli!" başlığını okuduğumda, hiç tereddüt etmeden, "başkan yine neler yumurtlamış" diye mırıldandım kendi kendime... Gerçekten de Erdoğan demiş bunu... Yani bütün Türkiye'yi kendisini seçen ve biraz da seçmeyen Sünnilerden ibaret saymış... Ya da kendisi gibi Müslüman ve Sünni olmayanların, hatta inançsızların Sünnilerin yanında esamisinin okunamayacağını ifade etmiş açıkça... Böylesine her türlü saygı duygusundan yoksun bir arogant tavır da ondan beklenirdi zaten... Kısa zamanda bir istatistiğe ulaşamadım... Hatta böyle bir sağlıklı istatistik var mı onu da bilmiyorum... Ama azımsanmayacak bir "Sünni olmayan Müslüman", Hristiyan ve inançsız vatandaş ve hatta Diyanet İşleri'nden memnun olmayan Sünni vatandaş kitlesinin olduğundan şüphe duymuyorum...
Biraz geriye gidip hatırlayalım... 1920'den itibaren Millet Meclisi üyeliği ve çeşitli hükümetlerde arka arkaya İktisat Vekilliği yapan, Cumhuriyet'in kurucu kadrosuna yakınlığı ve sadakati bilinen ve İstanbul Barosu'nun adına ödül verdiği Mahmut Esat Bozkurt'un şu sözleriyle Erdoğan'ın sözünün akrabalığını görmek için "yakın okuma gözlüğüne" ihtiyacımız yok: "Biz Türkiye denen dünyanın en hür ülkesinde yaşıyoruz. mebusumuz inançlarından samimiyetle bahsetmek için buradan daha müsait bir ortam bulamazdı. Onun için hislerimi saklamayacağım. Türk, bu ülkenin yegane efendisi, yegane sahibidir. Saf Türk soyundan olmayanların bu memlekette tek hakları vardır; hizmetçi olma hakkı, köle olma hakkı. Dost ve düşman, hatta dağlar bu hakikati böyle bilsinler." (Cumhuriyet, 19 eylül 1930)
Aynı örneği, bir süre önce ölen bir bilim kadınının "biz bu ülkenin asıllarıyız. Bizim onaylamadığımız hiç bir şey bu ülkede gerçekleşemez" ifadesiyle de zenginleştirebiliriz...
Bozkurt'dan nefret eden ama Erdoğan denince önünde kalkan olanlar, yani onun amigoları buna da bir açıklama bulabilirler... Ama artık kendilerinden başka kimseyi etkilemeleri mümkün değil...
Boşuna nefes tüketmiyoruz... Ülkenin en tepesinde bulunan şahıs tüm ülkeyi temsil etmek istiyorsa, halkın tamamına yakınını kucaklamak zorundadır diye... O makamın adı şimdiki gibi Cumhurbaşkanı, Başkan ya da ne bileyim ne olursa olsun... Mesele o makamın adında değil, adı ne olursa olsun o makamın demokratik ilkeler çerçevesine oturup oturmadığıdır... Erdoğan'ın tayin ve dikte ettiği gündemde, hala "başkanlık olsun mu, olmasın mı"yı tartışanlar onun oyununa geliyorlar... Başkanlık olur da, olmaz da... "Demokrasi olsun mu, olmasın mı" diye tartışmak gerekiyor... Yoksa kim seçilirse o makama demokratik yollarla seçilmiş her şahıs gibi saygıyla karşılanır... Ama memleketin başına "Ali kıran, baş kesen" her hangi birisini, antidemokratik bir anayasadan güç alacak birisini getirecek bir anayasa olursa, o makama seçilecek kişinin adının Tayyip ya da Kemal ya da bilmem ne olmasının ne önemi var...
Daha seçimler olmadan, yepyeni, demokratik ve çağdaş bir anayasadan yana olanlar seçim programlarını gözden geçirmeliler... Rakip siyasi partileri "düşman" değil, "rakip" olarak görüp tartışmayı anayasa üzerinde yoğunlaştırmalılar... "Erdoğan"ı başkan yapmamak üzerine kurulu bir strateji yerine, demokratik bir anayasa stratejisini benimsemeliler... Anayasanın demokratik ve çağdaş olması yolunda çoğunluk partisini sıkıştırma, uzlaşmaya zorlama yönünde çalışmalılar... Anayasa demokratik olduğunda anayasada tarifi yapılmış adı ne olursa olsun bir demokratik makama Erdoğan gelmiş, başkası gelmiş hiç bir şey farketmez... Demokratik olmayan bir anayasanın tarif ettiği, adı ne olursa olsun o makama Erdoğan ya da başkası gelmiş yine fark etmez...
Bunları söylemenin bir faydası olacağını inanın düşünmüyorum... Seçim sahnesinde rol alan aktörler öylesine ezberlemişler ki rollerini, önlerinde aynayla geziyorlar ve böylece kendilerinden başka hiç kimseyi, hiç bir şeyi görmüyorlar...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları


































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2020
27.01.2020
1.02.2020
29.12.2019
27.11.2019
12.10.2019
5.06.2019
3.06.2019
1.06.2019
24.04.2019