Ural ATEŞER
1920'lerden beri, her başkaldıranı ezdi bu devlet... TKP'nin merkez yöneticilerinin tamamını Karadeniz'de boğdurdular, sahip çıkan çıkmadı... Ne Türkiye'de, ne de "büyük dost ülke" Sovyetler Birliği'nde... 1951 tevkifatına kadar gelen vurdu, giden vurdu komünistlere, sosyalistlere, barışçılara... Halkın hiç bir kesiminden ayağa kalkan olmadı... 1951'de en son hücresine kadar tutuklanan TKP'ye de halktan, varsa destekleyenlerden kimse sahip çıkmadı... Her 1 Mayıs'da toplandı kayıt altında olanlar emniyet merkezlerine... Yine sesini çıkaran olmadı... Hiç sordunuz mu neden diye... Çünkü yoktu komünistlerin, soyalistlerin, barışçıların "halkı", seçmeni, destekleyicileri... Yoktu bir sosyal tabanı... Portekiz'deki darbe teşebbüsünde askerin karşısına çıkan halkı vardı Portekizli komünistlerin, sosyalistlerin...
Devam edelim... Cumhuriyet tarihinde ilk defa ceberrut devlete karşı "söz milletin" şiarıyla ve ezici çoğunlukla seçilen Demokrat Parti 27 Mayıs'da devrildiğinde yine kimseler sokaklara dökülmedi... Liderlerinin idam sehpasına götürülüşünü, belki içten içe ağlayarak, ama sesini çıkarmadan izledi halk... Hala gücünün farkında değildi...
1960 ve sonrasını bizzat yaşadım... Kendimizi dev aynasında gördüğümüz günlerdi... Nooldu... 12 Mart'da topladılar yine hepimizi... Köylerden şehirlere devrim taşıyanlar da, kırlardan devrim ateşiyle iktidara yürüyenler de, parlamenter mücadeleyi öne alanlar da... Kim varsa, herkes toplandı kısa sürede ve ilk yığınsal işkence ve eziyet dönemini yaşadık... Yine kimse yoktu sokaklarda bizi kurtarmak için... Kimse sesini yükseltmedi öldürülen, idam edilen sakat bırakılan insanlar için...
12 Eylül öncesi... "Yaşasın Sovyetler birliği", "Yaşasın işçi sınıfımız" şiarlarıyla meydanları inlettiğimiz dönemdi... 1 Mayısları yüzbinlerle kutladığımız, aframızdan taframızdan, "küçük dağları biz yarattık" havamızdan burnumuzdan kıl aldırmadığımız dönemdi... Yine nooldu... Topladılar teker teker herkesi... Toplayamadıkları canını zor kurtardı... Ama sokaklarda ne işçi sınıfı vardı, ne de halk kitleleri... Çünkü bizim bütün şaşaamıza rağmen hala bir halkımız yoktu... Her darbe teşebbüsünde, her sıkıyönetim döneminde, "ordu içindeki ilerici, devrimci" kanattan gelecek umutlara bel bağladık... Berlin'de Kenan Evren ile Atatürk'ün resimlerini birlikte basıp "cuntanın devrimci kanadına" güven tazeledik... Ama sokaklarda halk yoktu bizim için... Darmadağın olduk...
Bunların hepsi darbeydi ve zahmetsiz bir şekilde darbeciler yönetime el koydular, iktidardakiler de şapkalarını ve kasketlerini alıp Hamzaköy'ün yolunu tuttular... Ne medya, ne sesi çok çıkan "demokrasi güçleri" ne şu, ne bu... Hepimiz kuyruğumuzu kıçımıza sokup ırıldık ortalıktan... Teslim olduk... Direnmeden...
Yeni bir şey yaşandı Türkiye'de... Tarihten öğrenenler, Darbecilerin oyunlarına karşı kendi oyunlarını oynamayı becerdiler... Sırf darbeciler değil, "bizimkiler" de şaşırdılar bu işe... Oysa inanmışlardı... Darbe olur ve "şu Tayyip'den" kurtuluruz diyorlardı... Elit takımını pek sevindirmeyen... Elit takımının bir türlü kabullenemediği bir şeyler oldu oysa... Bu sefer iktidarda olanların "halkı", "seçmeni" seçtiklerinin işaretiyle doldurdular meydanları... Tankların önüne yattılar... Üzerine çıktılar... Neymiş efendim... Camilerde salâ okunarak, ezan okunarak çağrılmış bu halk... Neyle çağırmalarını bekliyordunuz... Enternasyonal marşıyla mı çağırsalardı... Onların seçmeni, onların "halkı" bu çağrıya yanıt verdi... Siz neredeydiniz...
Kendilerine "ilerici", "seküler", "demokrasi güçleri" etiketini yakıştıranlar yoktu meydanlarda... Sendikalar, meslek odaları bilmemne "barış blokları", bilmemne "demokrasi cephe"cileri neredeydiler... Hala yoklar... Köşelerinde mızırdanıyorlar... Efendim bu bir senaryoymuş da, Tayyibin oyunuymuş da, böyle darbe mi olurmuş da... Sokaktakilerin hepsi IŞİD'cıymış da... Bu sarıklı yobazlar mı demokrasiyi kurtarmışmışlar da... Bu sarıklı yobaz dedikleriniz seçtiklerini savundular... Siz de büyük tarihi bir fırsatı kaçırdınız... Rahat koltuklarınızda tankların önüne yatanlara dudak bükerer mırıldanmalarınızla... Siz de "sizinkileri" çağırsaydınız tankların önüne siper olmaya... O beğenmediğiniz halkla birlikte dursaydınız tankların karşısında ve halkla yakın temasınız olsaydı... Belki birliktelikler oluşabilirdi demokrasi adına... Yemedi ama... Çıkamadınız sokağa ve beklediniz darbe başarılı olsun da şu Tayyip idam edilsin diye...Hani bir kahramanınız vardı iş makinesinin önüne atmıştı kendisini Taksim'de... Nerede sahi o kahraman...
Daha çok yazılacak bu darbe macerası üzerine... Bugünlük bu kadar... Herkesin şapkasını önüne koyup düşünmesi gerekiyor... Yüzyıla yakındır hiç bir şekilde sosyal taban edinemenin nedenlerine bakmak gerekiyor... Şu mızırdanmalarınızı da kesin artık... Komik oluyorsunuz... Yok efendim askeri darbeye karşı çıkanlar sivil darbeyi, dolayısıyla Tayyip Erdoğan'ı desteklemişler de, bilmemne... Sıktınız artık... Varsa dağarcığınıza bir şeyler yapın hadi... Hodri meydan... Sadece rahat köşelerinizde mırıldanırsınız... Yok çünkü sermayenizde hiç bir şey, bok atma yeteneğinden başka...
Yazarlar
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları









































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2020
27.01.2020
1.02.2020
29.12.2019
27.11.2019
12.10.2019
5.06.2019
3.06.2019
1.06.2019
24.04.2019