Vahap COŞKUN
Mayıs-2023 seçimlerinin ardından CHP’de değişim talebi yükselmeye devam ediyor. Değişimin bir mecburiyet olduğunu ve partide köklü bir değişim olmadan herhangi bir başarı kazanılamayacağını belirten aktörlerin sayısı artıyor.
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, bu talebi seslendirenlerin başında geliyor. Her beyanatında değişime değinen İmamoğlu, geçtiğimiz günlerde somut bir adım attı ve partide değişimi sağlamak amacıyla “İktidar İçin Değişim” adlı bir internet sitesi açtı. Bu adımın ne kadar doğru ve ne kadar tesirli olduğu/olacağı tartışılır.
Herhâlde İmamoğlu ve ekibi, halktan gelecek görüşlere açık olan bu site ile değişim talebini görünü kılmayı, değişim talebinin yoğunluğunu, yönünü, en çok hangi kesimlerde/bölgelerde sahiplenildiğini anlamayı ve buna uygun bir hareket stratejisi hazırlamayı amaçlıyor.
Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ise, değişim için kendini yollara vurmuş durumda. Bolu’dan Ankara’ya kadar yürüyen Özcan, doğrudan parti yönetimini ve bilhassa Kılıçdaroğlu’nu hedef alıyor. “Koltuk sevdalısı” olarak nitelediği Kılıçdaroğlu ile partinin bir adım ileri gidemeyeceğini belirtiyor ve kurultayda genel başkanlık için aday olacağını söylüyor. Özcan, işi, en son CHP Genel Merkezi’nin önünde Kılıçdaroğlu’na koltuk fırlatmaya kadar vardırdı.
Bir de “CHP’de İlke ve Demokrasi Hareketi” adı verilen bir oluşum var; bunlar da CHP’de “kurucu ideolojiye dönmeyi” savunuyorlar. CHP’nin başta laiklik olmak üzere birçok kurucu ilkeyi bertaraf ettiğini ve bir nevi yoldan çıktığını düşünen bu hareket, partinin düştüğü bu durumdan çıkmasının tek yolunun ancak CHP’nin kendini var eden kurucu değerlere sarılması olduğunu savunuyor ve “CHP’de bir devrim gerçekleşmeden Türkiye’de bir devrimin gerçekleşmesinin olanaklı olmadığını” iddia ediyor.
Elbette –genel başkan da dâhil- kadro yenilenmelidir; ama bunun da ötesinde CHP’nin bir siyasi yenilenmeye ihtiyacı var.
Hangi değişim?
Kılıçdaroğlu ve takımı ise, farklı yerlerden gelen bu değişim çağrılarına karşı iki yönlü bir tavır koyuyorlar: Bir yandan, değişim zaruriyetini kabulleniyorlar. Tarihi süreç içinde CHP’nin zaten birçok kez değişime uğradığını ve güncel şartların da bir değişimi gerektirdiğini ifade ediyorlar. Ve Genel Başkan’ın bu değişimin karşısında durmasının söz konusu olmayacağının altını çiziyorlar.
Ancak diğer yandan, değişimi kişilerden ziyade ilkeler ve felsefe üzerinden konuşulmasının daha doğru olacağını vurguluyorlar. Serbestiyet’e verdiği söyleşide Kılıçdaroğlu, “değişim” derken kastının bu olduğunu net bir dille ortaya koyuyor:
“CHP’nin yaklaşık 100 yıllık tarihi de büyük değişimlerin tarihidir. Son dönemde ortaya çıkan değişim tartışmalarına da bu çerçevede bakıyorum. Ancak bu değişim tartışmalarını kişiler üzerinden sürdürmek de doğru değil. Bu düşüncem kişilerin önemsiz olduğu anlamına gelmemeli. Kişiler elbette değişimin öncülüğünü yapar. Ancak kişilerden daha önemli olan, değişimin felsefesi ve amacıdır. “Değişim” tartışmalarını bu çerçevede ele almalı ve sürdürmeliyiz. Değişim tartışmasının öncüleri olan bizler, değişimin felsefesini ve amacını ortaya koymalıyız.” (https://serbestiyet.com/featured/ozel-roportaj-kilicdaroglu-chp-hic-kimseye-altin-tabak-icinde-genel-baskanligi-sunmaz-134133/)
Kılıçdaroğlu, değişimin kendi başına “iyi” bir şey olmadığını, bazı değişimlerin kişileri ve kurumları ileri götürürken bazı değişimlerin geri götürebileceğine dikkat çekiyor. CHP’deki bir değişimin partiye olumlu bir etkide bulunması için öncelikle “Hangi değişim?” sorusuna bir cevap üretilmesinin icap ettiğini vurguluyor.
CHP’nin ilerlemesi ise, ancak toplumla kucaklaşma çizgisini derinleştirmekle olabilir. Kılıçdaroğlu’nun CHP’yi, uzak durduğu kesimlerle yakınlaştırma çabası, bu çerçevede son derece büyük bir önem taşır. Ama görünen o ki, bu yeterli olmadı. CHP’nin tarihsel bagajı, bu konuda daha incelikli, daha derinlikli ve daha yoğun bir çabayı gerekli kılıyor.
Kemalist altın çağ
Gerek değişim taraftarlarının ve gerek genel merkezin yapıp ettiklerine bakıldığında CHP’deki bir değişimin üç ihtimale gebe olduğu söylenebilir. Bir, CHP daha da geriye gidilebilir. İki, olduğu yerde kalabilir. Ve üç biraz ilerleyebilir. Şöyle ki:
1-Seçim yenilgisinden sonra, CHP’de eski güzel Kemalist günlere duyulan özlem nüksetti. Son yıllarda Altı Ok’tan yumuşama emarelerinin gösterilmesi, partinin Kemalist kanadında derin bir rahatsızlık yarattı. 2019 seçimlerinde elde edilen kısmi başarı, bu rahatsızlığın bir süre dışa yansımasını engelledi. Fakat 2023 seçimlerinden mağlup çıkılması, bu hoşnutsuzluğun yüksek perdeden seslendirilmesi için bir fırsat yarattı.
Nitekim CHP’ye yakın medyada ve sivil toplum organizasyonlarında, CHP’nin fabrika ayarlarına dönmesi manasında menfi bir radikalleşmenin taraftarı olan çok sayıda isim var. İhtimali düşük ama eğer “Kemalist Altın Çağ” anlatısına bel bağlayanlar, partiye egemen olursa, CHP asıl büyük kaybı o zaman yaşar. Çünkü bu anlatı, CHP’nin toplumla zaten zayıf olan bağını daha da zayıflatır ve parti – şeksiz şüphesiz- bu günkü günlerini bile arar olur.
Makus talih
2- CHP’de kimi gruplar, sıkı Kemalistler gibi, eski ezberlere keskin bir geri dönüşe gönül indirmiyorlar. Kemalist umdelerle demokratik bir seçimi kazanma şanslarının olmadığını biliyorlar ve bu bağlamda bir değişimin bir değişimin zorunlu olduğunu teslim ediyorlar. Ama tabandan gelebilecek tepkilerden çekindiklerinden temel paradigmalara dokunmuyorlar, esaslı meselelerde alışılagelen çizginin dışına çıkmamaya özen gösteriyorlar. Ezcümle değişime karşı değiller ama bu değişimi mümkün mertebe yavaş ve kısıtlı bir alanda gerçekleştirmek istiyorlar.
Zannımca, parti içinde bu yaklaşımı galebe çalması hâlinde, CHP ne uzar ne kısalır. İleri gitmekten korkan, değişimi tetiklemekten imtina eden ve eldekini korumaya odaklanan bir düşünce, CHP’nin derdine derman olmaz. Sadece, bugüne kadar olduğu gibi, durumu idare eder. CHP, böyle bir düşünceyle bir seçimde bir puan artırır, ertesi seçimde bir puan eksiltir ama nihayetinde iktidara hep uzaktan bakmak zorunda kalır.
3- CHP’nin ilerlemesi ise, ancak toplumla kucaklaşma çizgisini derinleştirmekle olabilir. Kılıçdaroğlu’nun CHP’yi, uzak durduğu kesimlerle yakınlaştırma çabası, bu çerçevede son derece büyük bir önem taşır. Ama görünen o ki, bu yeterli olmadı. CHP’nin tarihsel bagajı, bu konuda daha incelikli, daha derinlikli ve daha yoğun bir çabayı gerekli kılıyor.
Bu ise, salt kadroyu yenilemekle üstesinden gelinebilecek bir iş değil. Elbette –genel başkan da dâhil- kadro yenilenmelidir; ama bunun da ötesinde CHP’nin bir siyasi yenilenmeye ihtiyacı var. Zira geçmişle okkalı bir şekilde yüzleşmeyi ve geleceğe dair yeni bir öyküyü ihtiva eden bir yeni siyaset üretmedikçe CHP’nin makûs talihini yenmesi mümkün olmayacak.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları










































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.12.2025
28.10.2025
8.09.2025
3.09.2025
27.08.2025
23.08.2025
19.08.2025
14.08.2025
5.08.2025
29.07.2025