Yalçın AKDOĞAN
Ergenekon sanıklarının devam eden tahliyeleri paralel medyayı zevkten dört köşe yapmış durumda. Her konuyu AK Parti’ye karşı yürüttükleri kirli savaşta kullanılacak bir mermi gibi gören bu anlayış bu olayı da çarpıtarak kullanmakta beis görmüyor. ‘AK Parti kaybetsin de isterse Türkiye batsın’ yaklaşımının yeni temsilcileri için bu sıradan bir durum...
Pompalanan tezler şöyle: GüyaAK Parti bu süreçte Ergenekoncularla ittifak arayışına girmiş. Ergenekon’u tamamen sıfırlamaya, suçu ve suçluları tamamen temize çıkarmaya çalışıyormuş. Devam eden tahliyeler de bu işbirliğinin bir tezahürüymüş...
Defalarca söylediklerimizi tekrar edelim: AK Parti’nin darbeci anlayış karşısındaki siyasi duruşu değişmemiştir ve değişmeyecektir. Darbeci ve vesayetçi anlayışla mücadele eden, demokratikleşmeyi sağlamaya çalışan baş aktör AK Parti’dir. Devam eden davaların bir kısmında müdahil de olan AK Parti, kendisine ve Türk siyasetine yönelen saldırıları bertaraf etmiş ve milletin emanetine sahip çıkmıştır. Sorun darbeci anlayışla hukuki mücadeleyi sulandıran, çorbaya çeviren ve başka hesaplara alet eden anlayıştadır. Kamu vicdanı darbecilerin giriştikleri vahim olaylardan da rahatsızdır, masum insanların bu işlere karıştırılmasından da rahatsızdır, büyük suçlar isnat edilen kişilerin salıverilmesinden de rahatsızdır.
Darbecilerle mücadelenin gerekliliğine inanan AK Parti ve kamu vicdanı sapla samanın birbirine karıştırılmasından, yaşın yanında kurunun yanmasından, suyu çıkarılan davaların bir an önce neticeye varmamasından rahatsızdır.
Davaların yıllarca sürmesi, büyük itiraz ve şikayetlerin karşılık bulmaması, gerekçeli kararın bir türlü yazılmaması, suçunu itiraf edenlerin bile bir bir tahliye edilmesi kamu vicdanını yaralamıştır.Bunun müsebbibi ise hükümet değildir.
İnsanların yargıya duydukları güven sarsılırsa bunun telafisi çok zordur. Eğer yargının adaleti sağlamak yerine başka mücadelelere hizmet ettiği algısı oluşursa çok yanlış olur. İşini zamanında yapmak yerine devlete meydan okurcasına açıklama yapanlar bu güvenin sarsılmasına sebep oldukları oranda vebaldedirler.
Malum tahliyeler iki sebebe dayandırılıyor, birincisi tutukluluk süresinin 5 yıla indirilmesi, ikincisi mahkumiyetle ilgili gerekçeli kararın 7 aydır yazılmaması üzerine AYM’nin verdiği Başbuğ kararı... Adalet Bakanı Bozdağ, hükmen tutuklu sanıkların birinci sebeple tahliye edilemeyeceklerini söylüyor.
Bozdağ’a göre tahliye edilenlerin çoğu tutuklu değil hükmen tutukludur, yani haklarında mahkumiyet kararı verilmiş ancak temyiz aşaması tamamlanmamıştır. Bu yüzden de hükmen tutuklu oldukları süre normal tutukluluk süresi olarak değerlendirilemez.
Nöbetçi ağır ceza mahkemesi tarafından tahliye taleplerinin diğer ağır ceza mahkemelerine dağıtılması sebebiyle tahliye kararlarının farklı mahkemelerce farklı gerekçelerle verildiği anlaşılıyor.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2011’de verdiği bir kararda, “Tutukluluk sürelerinin hesabında yerel mahkeme tarafından hüküm verilinceye kadar geçen süre dikkate alınmalı, buna karşın yerel mahkeme tarafından hükmün verilmesinden sonra tutuklu sanığın hükmen tutuklu hale gelmesi nedeniyle temyizde geçen süre hesaba katılmamalıdır” diyor. AİHM de tutukluluk süresiyle ilgili ilk derece mahkemesinin mahkumiyet kararına kadar geçen süreyi esas alıyor. Böyle bakınca hakkında hüküm verilen kişilerle ilgili ‘hükmen tutuklu’ muamelesinin yapılması gerektiği anlaşılıyor.
AYM’nin gerekçeli karar yazılmaması sebebiyle tahliye kapısını açmasının faturasını hükümete yüklemeye çalışmak sadece şark kurnazlığı olur.
Tahliyeleri ‘beraat’ gibi algılamak ne kadar yanlışsa, ortada hiçbir suç ve suçlu yokmuş gibi kategorik davranmak da yanlıştır. ‘Cezaevindeki son kişi çıkana kadar mücadele edeceklerini’ söyleyenler sadece siyasi değerlendirme yapmış olurlar. Mesele adalet istemekse, bunun gereği suçluların hak ettikleri cezayı almalarını, masumların ise bunlardan tefrik edilmesini istemek olmalıdır.
Ergenekon’a hayal muamelesi yapanlar şunu bilmeli: Ortada mağdur varsa hayal falan yoktur.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları






































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.05.2019
17.05.2019
8.05.2019
2.05.2019
1.05.2019
19.04.2019
17.04.2019
12.04.2019
11.04.2019
4.02.2019