Yalçın AKDOĞAN
Mesut Barzani'nin Türkiye ziyareti muhalefetin ortaya attığı kısır siyasi polemikler bir yana oldukça önemliydi. Bir dönemler 'büyük Kürdistan' ütopyası etrafında söylemlerde bulunan Kuzey Irak'lı Kürt liderlerin bugün reel politikayı daha iyi anladıkları, PKK sorununu sadece Türkiye'deki Kürt meselesini zehirleyen bir unsur değil, Kuzey Irak Kürt Yönetimi'nin de kaderini etkileyecek bir sorun olarak görmeye başladıkları söylenebilir. ABD'nin Irak'tan çekilmesinin ardından Irak'taki istikrarsız yapı da, istikrarın sağlanması halinde güçlü bir iktidar yapısı da Kuzey Irak yönetiminin başını ağrıtabilir. Geçmişte Kuzey Irak'lı Kürtlerin imdadına koşan ve insani yardım elini uzatan Türkiye, yarın da bölgede istikrarın ve barışın savunucusu olacaktır. Ama bunu tehdit eden tek faktör, istikrarsızlaştırıcı unsur olarak farklı odakların kullanımında bulunan PKK'dır. Bölgesel yönetimden istenen hem Türkiye'deki Kürt meselesinin demokratik çözümünü zorlaştıran, hem de bölgesel güven ve istikrarın tesisini güçleştiren PKK'ya karşı daha ciddi bir işbirliği yapmasıdır. Bunun adı 'Kürt'ü Kürt'e kırdırmak' değildir. PKK'nın varlığı nasıl Türkiye'deki sorunun çözümünü zorlaştırıyorsa, Irak'taki Kürtlerin çıkarlarını da tahrip ediyor. Bu çerçevede Barzani görüşmesinin böyle bir dönemde yapılıyor olması bile başlı başına önemlidir.
Barzani'nin bazı gazetecilerle görüşmesinden yansıyan haberler, bir gün sonra yapacağı Başbakan Erdoğan görüşmesine ayar verme gibi algılandı. Sanki Barzani, posta koyuyor, Türkiye'ye 'askeri operasyonlara son ver' çağrısı yapıyor, 'silahlı mücadelede ben yokum' diyordu. Oysa Barzani'nin Çukurca saldırısından sonra Erdoğan'ı araması ve ardından Türkiye'ye gelmesi, duyulan rahatsızlığın bir göstergesidir, bu hissiyattan ve bu ziyaretten çıkan mesaj bu değildir. Gazeteler, kendi önceliklerini ve hassasiyetlerini Barzani üzerinden yansıtmayı seçtiler, bunu yaparken de muhalefetin ekmeğine yağ sürecek şekilde Barzani'yi 'kötü adam' konumuna düşürmekten çekinmediler. Oysa benim kanaatim, Barzani'nin bu ziyaretteki amacının Türkiye'ye sert mesaj vermek değil, artan PKK saldırılarının yanlışlığını ortaya koyarak, demokratik çözüm çabalarına destek vermek olduğudur.
Nitekim Barzani, demokratik açılım ve Kürt meselesiyle ilgili iyileştirme çalışmalarını önemsediğini söyledi, inkar zihniyetine son veren Erdoğan'ın liderliğini övdü, BDP'lilere 'Meclis'te mücadele edin' dedi ve PKK'ya da 'silahla netice alınamaz' mesajı verdi.
Barzani'nin PKK'ya 'silah bırak, eylem yapma' baskısında bulunması önemlidir, Türk devletine 'askeri operasyonları durdur' çağrısı yapması ise anlamı ve karşılığı olmayan bir durumdur. Çünkü dünyanın her yerinde insanları katledilen devletler, terör örgütlerine karşı operasyon yaparlar, vatandaşlarını savunurlar, bölücü faaliyetleri engellemeye çalışırlar. Nitekim karşılığı olmadığı halde Irak merkezi yönetimi de sınırötesi hava harekatları sonrasında beylik açıklamalar yaparak duydukları üzüntüyü dile getirirler. Bir devletin hükümranlık alanına başka bir devletin müdahalede bulunması kağıt üzerinde tepkiyi gerektirir. Ama siz hükümranlık alanınıza sahip çıkamıyorsanız ve buradan komşularınıza saldırılar oluyorsa, harici müdahaleleri de sineye çekmek durumunda kalırsınız. Topraklarınızın terör eylemleri için üs olarak kullanılmasına engel olmamanız düşmanlık, engel olamamanız ise acziyettir. Bugün Irak ve Kuzey Irak yönetimleri 'acziyet' perdesine sığınarak Türkiye'nin hışmından korunmaktadırlar. Buna karşı yüksek sesle söz söyleme durumunda da değildirler. Çünkü sesin yükselmesi acziyet perdesini yırtar, düşmanlık yüzünü ortaya çıkarır. Ne Irak, ne Kuzey Irak yönetimleri Türkiye'ye aleni ve açık bir şekilde düşmanlık yapamazlar, menfaatleri de böyle bir politikada değildir.
Kuzey Irak yönetimi, bölgesel bir güç haline gelen Türkiye tarafından muhatap alınmakta, işbirliği yapılan bir aktör haline getirilmektedir, belki yarın daha stratejik işbirliklerinin parçası olacaktır. Kuzey Irak'ın sadece gelişimi değil, kaderi de Türkiye ile ilişkilidir. Barzani ise bunu en iyi idrak edecek kişilerin başında gelmektedir.
Benim Barzani'nin ziyaretinden anladığım Türkiye'ye uyarılarda bulunduğu değil, PKK ve BDP'ye 'akıllı olun' çağrısı yaptığıdır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları






































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.05.2019
17.05.2019
8.05.2019
2.05.2019
1.05.2019
19.04.2019
17.04.2019
12.04.2019
11.04.2019
4.02.2019