Yüksel TAŞKIN
Bu yazıda Mısır’a özgü kimi unsurların altını çizerek, “yakın gelecekte neler olabilir” sorusuyla ilgili mütevazı tahminlerde bulunmaya çalışacağım.
İslamcılar radikalleşir mi?
AB, ABD ve sevgili yurdumuzda İslamofobiyle vicdanları ve akılları kireçlenmiş kimi zevat, “bu darbe İslamcıları radikalleştirir mi” türünden sorular soruyorlar. Kendi rahatları kaçmadıktan sonra gerisi tufan! Dünya Değerler Araştırması’na göre yüzde 98’le dünyanın en dindar toplumlarından birisi olan Mısırlılar, şiddeti yöntem olarak kullanan İslamcı gurupları hiçbir zaman benimsemediler, püskürttüler.
Bu türden guruplar Mısır’ı terk ederek, Afganistan, Irak gibi sorunlu coğrafyalarda tutunmaya çalıştılar. Daha da önemlisi, kimi İslamcı guruplar da kendi iç tartışmaları sonucunda şiddeti terk ettiler. Bu guruplara seçimlere katılma sözü verilmeden, 2011 Devrimi olmadan zaten silahlı mücadeleyi bırakmışlardı. Bunlardan en önemlisi sayılan İslami Cemaat Örgütü, İnşa ve Gelişim Partisi’ni kurarak 2011-12 Meclis seçimlerine katıldı ve 13 sandalye kazandı.
Mübarek döneminde “siyasi parti fikrinin İslam’a aykırı olduğunu savunan” ve Mübarek’e pek sorun çıkarmayan Selefi guruplarsa, 2011’de birden bire partileşmeye karar verdiler. Selefilerin parti hayatını ve seçim sandığını çok sevdiklerini, bu alanda etkili siyasi aktörler olmaktan kolay kolay vazgeçmeyeceklerini öngörebiliriz. Selefilerin planlı, programlı bir biçimde şiddeti siyasal yöntem olarak benimsediklerini iddia etmek doğru değil. Nur Partisi’nin de dâhil olduğu Selefi ağırlıklıİslami Blok, en son Meclis seçimlerinde yüzde 28 oy alarak 123 vekil çıkarmıştı.
Burada akla gelen bir soru Mısır Ordusu’nun Selefilerin partileşmelerine ve seçimlere girmelerine neden izin verdiğidir? Tunus’taki Selefilerin seçimlere katılımına izin verilmemişti. Ordu’nun hesabı, Selefilerin en fazla yüzde 10 civarında oy alacakları, böylece Müslüman Kardeşler’in (MK) partisiHürriyet ve Adalet’in (HAP) oylarını bölecekleriydi. Ne var ki “kışladaki hesap çarşıya uymadı” ve HAP’ın içinde olduğu ittifak, yüzde 37 oyla 235 sandalye kazandı. Nur Partisi’nin darbe sürecinde Ordu’nun yol haritasına destek verdiğini, Mursi’yi yalnız bıraktığını da unutmayalım...
Bizim bu yazıdaki iddiamız şudur: Mısır’daki son askerî darbe, İslamcıları sandıktan uzaklaştırıp şiddete yöneltmeyecektir. İslamcı guruplar, daha da bilenip örgütlenmeye ve zamanla serbestleşmesi umulan seçimlerde etkili olmaya çalışacaklardır. Mübarek Dönemi Mısırında bizdekine benzeyen bir yerel yönetim alanı mevcut değildi. Mursi’nin geçirdiği ve şimdi feshedilen anayasada bu yönde bazı sınırlı adımlar atılmıştı. Küremizin gidişatı gereği şunu öngörebiliriz:Mısır’ın yeni anayasası yerel yönetimlere alan açmak zorunda kalacak. Özellikle MK, sosyal İslam alanındaki tecrübesini buraya taşıyarak, siyasal alanda yitirdiği itibarını toparlamaya çalışacak.
Böylece İslamcıların en büyük zaaflarından birisi aşılabilir. İslamcıların yerel yönetimlerde veya Meclis içerisinde edindikleri siyasi tecrübeleri yetersiz olduğu için, abartılı derecede soyut tartışmalar içerisine çakılıp kalıyorlardı. Oysa Türkiye’de Milli Görüş, yerel yönetimlerde “hizmet siyasetinin” pratik getirilerini fark ederek, yerelden merkeze doğru bir siyasi kuşatma başlattı. Askerler, İslamcıları devletten sivil topluma doğru püskürtmeyi maharet sayabilirler. Oysa küreselleşmenin dinamikleri, artık sivil alanda biriken enerjinin merkezi kuşatmasına olanak tanıyor. Bu da Ordu’yla, isteyerek veya isteyemeyerek aynı sörf tahtasına oturan seküler muhalefetin işini oldukça güçleştiriyor.
Seküler muhalefet bölünür mü?
Mursi’ye karşı birleşen seküler muhalefet, Ulusal Selamet Cephesi (USC) adında bir şemsiye örgüt kurmuştu. USC’nin en büyük hatalarından birisi, Mursi’ye ve anayasasına muhalefet eden ılımlı İslamcıları dışlaması oldu. Diğer bir hata da Eski Rejim kalıntılarına kapılarını açmasıydı. Geçtiğimiz kasım ayında özellikle gençlik örgütleri bu tercihlere tepki duyarak USC’den çekilme tehdidinde bulundular. USC sözcüsü Baradey’in darbe karşısında “kraldan çok kralcı” tavır takınmasının seküler demokratları bu yapıdan uzaklaştırması muhtemeldir.
Darbe’nin bir anlamı da 70-80 yaş gurubundaki ihtiyarları yeniden devlet iktidarının başına getirmesidir ki, Mısır ve Tunus devrimlerinin en önemli nedenlerinden birisinin “yaşlılar yönetimine” isyan olduğunu unutmayalım. 6 Nisan Hareketi başta olmak üzere, gençliğin sürüklediği sol ve liberal örgütlenmelerin, kendilerini darbecilerin kollarına atan (fikrî) dinozorlardan uzak durabilmeleri, yakın geleceğin Mısır siyasetinde temiz kalabilmeleri ve dolayısıyla etkili olabilmelerinin de en önemli ön koşulu olacaktır.
Umarız seküler demokratlar, kendilerini istisnasız bütün otoriterlik biçimlerinden ayrıştırmayı başarırlar...
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.04.2024
15.12.2019
26.07.2019
18.12.2017
27.09.2017
19.09.2017
10.08.2017
27.07.2017
10.07.2017
26.06.2017