Yüksel TAŞKIN
Oy oranı yüzde 13-16 arasında salınan MHP’nin bu tabloyu değiştirecek bir dinamizm üretemediği, kendi dışında gelişen süreçlerle oy artırabildiği görülüyor. MHP’nin oyu Kürt sorunuyla ilgili dalgalanmalara bağlı. Barış Süreci başladığında hareketlenen partinin buradan umduğu oy artışı gerçekleşmeyebilir. Kürt sorununun bir şekilde çözülmesi gerektiği konusunda oluşan sessiz toplumsal uzlaşma, MHP’nin hesaplarını boşa çıkarabilir. Aslında kriz çok daha derinlerde. MHP’nin bu krizi aşarak belirleyici bir konuma gelmesi oldukça zor.
Kendisini Gökalp milliyetçiliğinin devamı sayan parti, etnik bağlılıkları aşan; devletçi değil sivil dinamiklere dayanan bir milliyetçiliği üretemedi. Gökalp’ın bir yorumu Türkiyelilik esasına dayalı sivil bir milliyetçiliğe kapı açarken, parti bu kulvarda ilerleme riskini alamıyor. Bazı Ülkücü aydınlar, bu mirasa sahip çıkılırsa Kürt meselesinde sıkışılan reaksiyonerliğin aşılabileceğini savunuyorlar. Ama bu duruş, MHP liderliğini ikna edemiyor.
MHP’nin bir başka çıkmazı, asıl yükseliş zemini olan “Derin Anadolu”daki seçmenleriyle, Ege ve Akdeniz’de yakaladığı taban arasındaki sosyolojik mesafe. Derin Anadolu’da AKP’yle rekabet etmek zorunda kalırken, Ege ve Akdeniz’de CHP’den oy çalabilecek söylemleri öne çıkarmak zorunda. Batı’ya yüklenirse, en önemli avantajlarından olan yerlilik veya “otantik temsil” iddiasından taviz vermiş olacak. AKP’nin dozunu artırdığı İslam-Türk sentezi veya dinsel milliyetçilik, MHP’yi giderek daha fazla zorlayacak. MHP, Batı illerinde özellikle gençliği yakalayabilecek Ulusalcı bir dile yüklenirse, AKP’nin elini daha da güçlendirebilir.
MHP’nin Derin Anadolu’daki bir başka sıkıntısı, buradaki iş çevreleriyle bağ kuramaması. İş çevreleri, AKP etrafında kümeleniyor. Bu çevreler, Kürt sorununun çözümü yönünde “sessiz onay” verirken, onların desteği olmadan yerel siyasette etkin olmak çok zor. MHP’nin iç çevreleriyle ciddi bağlar kuramadığı tek yer burası değil. MHP, Türkiye siyasetinin belirleyici değişkenlerinden İstanbul’da da aynı sorunu yaşıyor. Parti İstanbul’da Türkiye ortalamasının gerisine düşüyor, kentin dinamik kesimlerine ulaşamıyor.
Ülkücü Hareketin en büyük güç kaynaklarından birisi, milliyetçi muhafazakâr Anadolu gençliğinin Devlet’e sıçrama zemini olmasıydı. AKP öncesindeki tüm sağ iktidarlar, bürokraside Ülkücü kadrolardan yararlandılar. AKP’nin kendi “kadro fidanlığı” olduğu için Ülkücüleri Devlet’ten dışladı.
AKP’nin Osmanlı mirasını canlandırma iddiasına dayalı “yeniden büyük güç olma” söylemi de milliyetçi gençliği etkileyebiliyor. Üniversiteye Ülkücü olarak gelen ama AKP’li olarak mezun olan milliyetçi gençlerin bu tercihlerinin arkasında sadece maddi beklentiler yok. “Başka türlü bir idealizmin” büyüsüne kapılmaları da AKP’ye yönelmelerine yol açabiliyor. Bu “kadro kaptırma” süreci AKP’yle de sınırlı değil. Gülen Hareketi de en parlak milliyetçi gençleri devşirmekte azımsanamayacak bir tecrübeye sahip.
MHP’nin krizi ve açmazları çok boyutlu. En ciddi sorunlardan birisinin, seçkin adaylarını yukarıya taşıma becerisini AKP’ye kaptırması olduğunu iddia edebiliriz. Partinin bahsedilen açmazlarını aşabilmesi için Kürt meselesi dışında yeni güç kaynakları bulması gerekiyor. Öfke siyaseti iktidara gelmek için yeterli olamıyor.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.04.2024
15.12.2019
26.07.2019
18.12.2017
27.09.2017
19.09.2017
10.08.2017
27.07.2017
10.07.2017
26.06.2017