Yüksel TAŞKIN
Ortadoğu’da Arap Baharı sonrasında yaşananlar ve ülkemizde patlak veren AKP- Cemaat çatışması, laikliğin özgür bir toplum için ne kadar vazgeçilmez olduğunun kanıtlarıdır. Mısır’da Müslüman Kardeşler’in laikliğe “gayrı-milli bir kavram” olarak yaklaşmaları ve “İslami demokraside bu ithal anlayışa ihtiyaç olmayacağını” savunmaları, bu konuda oluşan ve oluşabilecek gerilimlerin habercisiydi.
Müslüman Kardeşler, kendilerinden daha radikal Selefilerle “en İslamcı benim” yarışına girince, laik çevreleri ciddi biçimde ürküttüler. Endişeli laiklerin verdiği desteği arkasına alan General Sisi, 3 Temmuz’da darbe yapınca, Mübarek döneminden de geriye gidilmeye başlandı. Bu defa devreye giren, militan laiklik anlayışıydı. On yıllardır şiddetten uzak duran Müslüman Kardeşler, terör örgütü ilan edildi.
Yaşanan trajediler, bizler için ciddi dersler de barındırıyor. Ne ordunun dinî cemaatleri meşru görmeyen militan laikliğinin, ne de Müslüman Kardeşler’in “bizde laikliğe ihtiyaç yok” tavrının, Mısır’ın dertlerine merhem olabilmesi mümkün.
Devletin laik olmadığı, toplumda da laik devletin kabul görmediği yerlerde kaçınılmaz olarak İslam içi çatışmalar ortaya çıkıyor. Ortadoğu’da patlak veren mezhep kavgaları, laik devletin meşru görülmemesiyle yakından ilişkili. Laiklik olmayınca sadece laikler ve mütedeyyinler, kuralsız ve yok edici çatışmalara yuvarlanmıyorlar. İslamcılar ve diğer dinî azınlıklar arasında da gerilimler oluşuyor. Ortadoğu, yüzyıllardır bölgenin çok önemli bir rengi olan Hıristiyanların kaçtıkları, terk ettikleri bir coğrafyaya dönüşüyor.
Laikleri pasifize etmek, Hıristiyanları uzaklaştırmak, bazılarının sandıkları gibi, “ideal İslami toplumu” yakınlaştırmıyor. Peşinden Sünni- Şii çatışması geliyor. Ondan sonra da ılımlı Sünni- köktenci Sünni çatışmaları gelecektir.
“En ideal dinî yorumu ben bilirim ve toplumu devlet eliyle İslamileştiririm” zihniyeti kabul gördükçe gidilebilecek başka yer yok. Bu açıdan bakıldığında, Türkiye’deki İslamcı çevrelerin çoğunluğunun, “devlet eliyle İslamizasyon” perspektifinden vazgeçtiklerini söylemek mümkün değildir. Dönemsel geri çekilişlere rağmen, İslamcıların büyük çoğunluğu hâlen bu noktada durmaktadır.
AKP’nin laiklik anlayışını “pasif laiklik” “Anglo-Sakson laikliğine yakın” diyerek olumlayanlar, inandırıcı değiller. AKP, Diyanet İşleri’nden, Milli Eğitim ve Kültür bakanlıklarına kadar çok sayıda kurumu kendi ideal toplumunu yaygınlaştırmak adına aktif olarak kullanmaktadır. Kemalistlerin, laikleri himaye ederken, mütedeyyinleri baskı altında tutan “laiklik” anlayışı, AKP tarafından, “bazı” İslami çevreleri himaye eden, laiklereyse aktif olarak müdahale eden bir yoruma çevrilmiştir. Laik olduğu varsayılan bir devletin, dinî bir misyon uğruna ele geçirilmeye çalışılması başlı başına açıklayıcıdır.
AKP- Cemaat kavgasının bize gösterdiği husus, AKP’nin devlet imkân ve araçlarını, meşru bulmadığı diğer İslam yorumlarına karşı da kullanabileceğidir. 12 yıldır Alevilere yaşatılanlar, yarın kimi İslami çevrelere de yaşatılabilir. “Makbul Müslüman’ın” kim olduğuna karar verme hakkını kendinde görenler ve ideal toplumlarını “bizlerin vergileriyle ve bize rağmen” hayata geçirmekte tereddüt etmeyenlerin, bunu meşru bulmadıkları İslami çevrelere yapmayacaklarının garantisi yoktur.
Demokratik ve özgür bir toplum için laiklik şart.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.04.2024
15.12.2019
26.07.2019
18.12.2017
27.09.2017
19.09.2017
10.08.2017
27.07.2017
10.07.2017
26.06.2017