Yüksel TAŞKIN
Her pazar sabahı “kovboy filmleri” yayınlayan bir TRT’miz var. Ortalama yüz kişinin öldürüldüğü bu filimler her nedense “yedi yaş üstüne” hitap edebiliyor. Clint Eastwood’un ölüm kusan silahının üzerinde bir buzlama yapılmıyor ama ağzında yan duran sigarası sansürlendiği için adam felçli gibi dolaşıyor.
Sadece bu çelişkiden hareketle muhafazakârların seçici ahlak anlayışları üzerine bir eleştiri yazılabilir. İçerisinde fazla sevişme sahnesi yok diye vurdulu kırdılı filmleri tercih etmek: İşte muhafazakâr televizyonların küresel dünyaya yanıtları.
Benim yazmak istediğim konu ise daha farklı: Ustalık döneminin yeni TRT’si ve yandaş medyası. Belki anımsatmakta fayda var. Bu televizyon devletin değil, kamunun; yani bizim. Bizim vergimizle ayakta duruyor.
Benim için bu dönemin yandaş TRT’sinin sembolü olan bir program var: “Enine Boyuna.” Program pazar günleri kovboy filminin ardından yayınlanıyor. Programda AKP’ye yakın üç gazeteci ve akademisyen ve bir İsmet Berkan var. Berkan dengeli yorumlar yapmaya çabalıyor ama AKP eleştirilerinde çok da sert değil. Böylece Berkan sayesinde “farklı seslere” de bir alan açılmış oluyor. Kısa süre önce Berkan’a bir mesaj yazıp, programdan rahatsızlığımı iletmiştim.
Fakat akıl ve bilgileriyle AKP’ye yarayacak fikirler üretmeye kendilerini kaptırmış diğer üç kişi toplamda yüzde 75 ediyor. Bu yine iyi bir rakam! Zira çok sayıda TRT programında küçücük bir denge unsuru olarak İsmet Berkan gibi isimler de yok. Bu ekran yüzleri bana fena hâlde 12 Eylül sonrası TRT’yi dolduran Atatürkçü tarih profesörlerini, hatta Sovyet entelektüel- bürokratlarını anımsatıyorlar.
Peki, hükümet yanlısı diğer televizyon ve gazetelerde durum nasıl? Ben uzun bir süre StarGazetesi’ni izledim. Dibe vurmada sınır tanımayan bu gazete, Mustafa Akyol’la yollarını ayıracak mı diye. Akyol son derece makul, dengeli analizler yapan bir yazar olarak dikkatimi çekiyordu. Son ilkesiz kavgada da, hem Cemaat’i hem de AKP’yi eleştiriyordu. Bu dönemde böyle bir eğilim var. Bush doktrini hâkim: Ya bizden yanasın ya da düşmandan. Akyol artıkStar’da yazmıyor...
Hükümet yanlısı medyada, kendi yalanını üretip, ona sarılarak sanki bir varoluş mücadelesi veriliyormuş gibi alarmist bir hava oluşturuldu. Sanki AKP zayıflarsa olan “sessiz mütedeyyin çoğunluğa” olacak. Oysa böyle bir risk yok. Bu kesim önemli kazanımlar elde etti. Bugün Türkiye’de etkin hiçbir parti, mütedeyyinlerin kazanılmış haklarını geri çevirmeye kalkamaz.
Benim tezim çok basit: Özgür ve demokratik bir Türkiye, bazı siyasi çevrelerin lehine olmayabilir ama mütedeyyinlerin lehinedir. Bugünkü gidişat, uzun vadede her kesime zarar verecek düşmanlık tohumları ekmektedir. Hükümet yanlısı medyanın bugünkü misyonu maalesef bu basit gerçeğin üstünü örtmektir.
Bunu da sanki bir “savaştaymışız” havası yaratarak yapmaya bayılıyorlar. Kılıçlar çekilmişken, farklı sesler duyulmaz. Böyle zamanlarda haysiyetli insanlar rahatsızlık verirler. Sahte “şövalyeler” makbuldür.
Benim üzüldüğüm husus, bir zamanlar saygı duyduğum bazı akademisyenlerin de bu gereksiz gerginliğin değirmenine su taşımaları. Oysa bunun tam tersini yapmaları, “kraldan çok kuralcı” olmaları beklenirdi. Tekrar soruyorum: Sahi siz neden korkuyorsunuz?
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.04.2024
15.12.2019
26.07.2019
18.12.2017
27.09.2017
19.09.2017
10.08.2017
27.07.2017
10.07.2017
26.06.2017