Yüksel TAŞKIN
KONDA’nın aylık barometre araştırmaları ve 16 Nisan Referandum sonuçlarından derlediği, 16 Nisan Sandık ve Seçmen Analizi nihayet yayımlandı. Rapor, KONDA web sitesinde mevcut.
Bu rapordan yola çıkarak çok değişik analizler yapılabilir. Bugün muhtemel bir Cumhurbaşkanlığı seçimi için kilit olacağı anlaşılan Geleneksel Muhafazakârlara yoğunlaşacağız.
Başka bir ifadeyle demokratlara yüzde 50 artı 1 oyu getirecek arayış için kafa yormaya çalışacağız.
“Referandum sonucunu etkileyen en net bölünme nedir?” sorusuna “Hayat Tarzı kümeleridir” yanıtını verebiliriz. Fark en fazla “Hayat Tarzı” ve “Dindarlık” kümelerinde ortaya çıkıyor.
KONDA’nın Hayat Tarzı kümelerine göre, Türkiye’deki her yüz kişiden 28’i kendisini “Modern”, 46’sı “Geleneksel Muhafazakâr” , 31’i de “Dindar Muhafazakâr” olarak tanımlıyor.
Modernler ve Dindar Muhafazakârları aşağı yukarı aynı ağırlıkta iki zıt kutup olarak alırsak, ortada duran unsurun Geleneksel Muhafazakârlar olduğu ilk bakışta anlaşılacaktır.
Modernlerin yüzde 78,5’i “Hayır” demiştir.
Dindar Muhafazakârların ise yüzde 77’si “Evet” tercihinde bulunmuştur.
Kutuplaşmayı bundan daha iyi yansıtacak veri bulmak hakikaten zordur.
Geleneksel Muhafazakârların yüzde 54’ü, “Evet” derken, yüzde 46’sı “Hayır” demiş görünüyor. Unutmayın Türkiye toplumunun neredeyse yarısından bahsediyoruz.
Rakamların basit bir analizi, bu kesimi ikna etmeyen siyasetin iktidar şansı olamayacağını net biçimde ortaya koyuyor.
Yakın gelecekte yapılacak bir Cumhurbaşkanlığı seçiminde de amaç “yüzde 50 artı 1” olacağına göre, bu kesimi ikna etmek olmazsa olmaz koşullardan birisidir.
Rakamların ötesine geçtiğimizde, ilginç bazı unsurlar dikkatimizi çekiyor:
Geleneksel Muhafazakârların kendilerini tanımlarken sert bir “Modern” karşıtlığı gösterdikleri düşünülmesin. Yer yer Modernlere özlem yer yer de eleştirellik gösteren tutumlar sergilemektedirler.
Son dönemde Dindar Muhafazakârların güç ve görünürlüklerinin artması, Geleneksel Muhafazakârlar üzerinde de bir baskı yaratmış, bu kesimi kendilerini tanımlarken, özellikle Dindar Muhafazakârlardan farklarını vurgulama ihtiyacı içerisine itmiştir.
Eğer Türkiye’de bir “makuliyet haritası” çıkarılacaksa, “makuliyeti” veya “makul ortayı” Geleneksel Muhafazakârların temsil ettikleri iddia edilebilir.
İki kutbun da “aşırılıklarına” dair bir eleştirellik barındırabildiklerini, kendilerini makul/mutedil orta olarak konumlandırabildiklerini söyleyebiliriz.
Bu yazının temel iddiası oldukça basittir: Türkiye’nin neredeyse yarısını (yüzde 46) oluşturan Geleneksel Muhafazakârlarda “Hayır” oranı eğer yüzde 46 değil, yüzde 48 ve üstü çıksaydı sonuç “Hayır” lehine olacaktı.
Başka bir iddiamız da bu kesimin Modern veya Dindar Muhafazakâr kümelere göre esneme kabiliyetinin çok daha yüksek olduğu ve ikna edici siyasi projelere ve adaylara açık bulunduğudur.
Siyasetin görevi de, kimliklere sıkışmış kesimleri ikna etmek değil midir zaten?
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.04.2024
15.12.2019
26.07.2019
18.12.2017
27.09.2017
19.09.2017
10.08.2017
27.07.2017
10.07.2017
26.06.2017