Yıldıray OĞUR
İzmit tren istasyonun girişinde günlerce teşhir edildi Ali Kemal’in cesedi. Gazeteler iktidar İstanbul’dan Ankara’ya geçerken yanlış tarafta kalmış bu ‘vatan haininin’ sonundan ibretlik bir hikâye olarak coşkuyla bahsettiler. Cesedi için uzun süre gömülecek bir mezar yeri bile bulunamadı. Gazeteler İzmitlilerin böyle birinin kendi şehirlerine gömülmesine karşı çıktığını, hatta cesedinin denize atılmasını istediğini yazdı. Sonunda cenaze, gizlice belediye tarafından mezarlığın dışında bir çukura gömüldü, tepkilere karşı mezarın başına bir mezar taşı bile konmadı.
Bu linçin kararının nasıl verildiği konusu hâlâ meçhul. Mustafa Kemal’in Ali Kemal’in linç edilmesine nasıl baktığı sorularına verilen tek cevap Falih Rıfkı’nın Çankaya’sındaki şu paragraf:
“İsmet Paşa daha uzaktan meşalelerle aydınlanan bu korkunç sehpayı görünce yüzünü asmış, başını eğmiş ve hiç bakmayarak aralarında yalnız kalacakları binaya kadar öyle gitmiş. Orada Nureddin Paşa’ya söylemediğini bırakmamış. Mustafa Kemal de bu vakadan tiksinerek bahsederdi…”
İsmet Paşa’nın o akşam bizzat yanında olan Yahya Kemal ise İnönü’nün “Söylemediğini bırakmadığı” kısmını doğrulamıyor. Atatürk’ün Ali Kemal’den de bahsettiği Nutuk’ta ya da başka bir yerde bu linçle ilgili söylediği bir cümlesi de bilinmiyor.
Aksine Mustafa Kemal Paşa, Ali Kemal’in linçinden iki ay sonra 17 Ocak 1923 günü İzmit’e gitmiş ve Gebze’de Sakallı Nurettin Paşa ile görüşmüştü. İkisinin yan yana çekilmiş meşhur fotoğraflarının tarihi de bu görüşmeydi. Nurettin Paşa, 1 Eylül 1923 günü Batı Cephesi Karargâhı lağvedilene kadar da görevinin başında kalmıştı.
Ama 1927 yılında yazılmış Nutuk’ta Atatürk’ün gerçekten tiksinerek bahsettiği bir isim vardı; Sakallı Nurettin Paşa. Tam 31 sayfada adı geçen Paşa’dan tiksintinin sebebi Koçgiri ayaklanmasını bastırma şekli, İzmir yangını, İzmir Rum Metropoliti Hrisostomos’u ve Ali Kemal’i linç ettirmesi değildi.
1924’te Bursa’dan bağımsız vekil adayı olup, seçim için de kapağında “İzmir Fatihi, Karahisar ve Dumlupınar Muharebeleri Galibi, Gazi Nureddin Paşa Hazretlerinin Tercüme-i Hâli” yazan broşüründe resmî tarihe meydan okuması ve zaferlerden kendine pay çıkarmasıydı tiksintinin sebebi.
Kut-ul Amare Zaferi’nden, İzmir’in Yunan işgalinden kurtulmasına kadar resmî tarihin kabul edemeyeceği kadar çok yerde adı geçen Nurettin Paşa’nın adı Nutuk’ta tarihten silinince Falih Rıfkı da 1961 yılında yazdığı Çankaya’da, İzmir yangını, Ali Kemal’in linçi gibi kötü hatıraları Sakallı Nurettin’in kötü siciline rahatça eklemiş, geri kalan herkesi de beraat ettirmişti...
Ali Kemal’in başına gelenler günün sonunda Ankara hükümetinin çok işine yaradı. İstanbul’daki İngiliz Yüksek Komiseri Rumbold, Ali Kemal’in yakalandığı haberlerinin çıktığı 6 Kasım günü veda için gittiği Vahdettin’in kendisine “Yakın tehlike durumunda Britanya makamlarının şahsını koruyacağı garantisini” hatırlattığını Londra’ya rapor olarak göndermişti. Yakalama ve linç haberleri İstanbul’da Ankara hükümetine muhalif kesimler için bir ibret ve uyarı görevi görmüş, konsolosluklara sığınanlar, yurt dışına kaçanlar olmuştu.
16 Kasım günü İstanbul gazeteleri 30 Eylül günü Ankara’daki Meclis’te Diyarbakır vekili Hacı Şükrü’nün verdiği ve kabul edilen tezkerenin görüşme notlarını yayınladı. Kabul edilen teklif şöyleydi: “Şeytandan ve Lloyd George’dan daha şeni alçak olan Vahdettin’in besmele ile taşlanmasını teklif ederim.”
Padişah Vahdettin, Ali Kemal’in linç edilmesinden 12 gün sonra ülkeyi terk etti. Yani savaşın sonunda Ankara Ali Kemal’in linçi gibi bir gözdağının da yardımıyla İstanbul’daki alternatif iktidardan kurtulmuştu.
Ali Kemal’i linç ettiren Sakallı Nurettin Paşa, 1924 seçimlerinde CHP’ye rağmen Bursa’dan bağımsız vekil olarak Meclis’e girdi. 1925 yılında Şapka İnkılabı’na karşı Meclis’te kürsüye çıkıp “Bu anayasaya aykırı” deyince, fikren linç edildi. Vekiller protesto etti, imzalar toplanıp Meclis’ten atılması istendi. 1927 seçimlerinde yeniden seçilemedi. Konyar soyadını aldı. 1932’de ölümü küçük haberlerle verildi. Tuhaftır, 1935’de Tunceli Valisi olan damadı general Abdullah Alpdoğan da 1937-38 Dersim Katliamı’nın ana aktörüydü. Ancak 1981’de 12 Eylülcüler ona iade-i itibar ettiler. Devlet Mezarlığı’na gömmek için kanun çıkarıldı ama tepkiler üzerine bu yapılamadı.
Ali Kemal’in eşi Sabiha Hanım, linç haberini alır almaz oğlu Zeki’yi alıp İsviçre’ye gitti. Atatürk’ün vefatına kadar orada kaldılar. 7 dil bilen çok iyi eğitim almış Zeki, 1939 yılında İkinci Dünya Savaşı yıllarında Türkiye’ye döndü, 2.5 yıl askerlik yaptı, sonra Dışişleri Bakanlığı sınavlarına girdi. Sınavı kazandı ama isminin karşısında “Ali Kemal’in oğlu” notu düşülmüştü. Konu Milli Şef İsmet İnönü’nün önüne kadar gitti. Annesi Sabiha Hanım’ın kardeşine bir zamanlar talip olmuş İnönü şerhi kaldırdı ve Zeki Kuneralp Dışişleri Bakanlığı’na girdi. 1963-69 yılları arasında bakanlığın müsteşarlığına kadar yükseldi.
Dahiliye Vekaleti sırasında Ermeni tehciri ve katliamında rol almış İttihatçıların yargılanmasına önayak olduğu için adı Artin Kemal’e çıkan Ali Kemal’in oğlu, 1978 yılında Madrid Büyükelçisi iken ASALA militanlarının saldırısına uğradı. Kuneralp’in eşi Necla Kuneralp ve bacanağı elçi Beşir Balcıoğlu saldırıda hayatlarını kaybettiler. Oğul Kuneralp emeklilik günlerini babasının vatan haini olmadığını anlatmak için kitaplar çıkararak, röportajlar vererek geçirdi. Ali Kemal’in çocukluğundan Halep’e kadarki hayatını anlattığı hatıratı Ömrüm’ü yayınladı.
Onun oğullarından Selim Kuneralp yine Dışişleri Bakanlığı’nın en parlak diplomatlarından biri oldu. 2002 yılında Doğu Perinçek, İsveç Büyükelçisi olan Selim Kuneralp’in AB Türkiye temsilcisi Karen Fogg’la emaillerini açıkladı ve onu “vatana ihanet”le suçladı.
Cumhurbaşkanı Sezer, Kuneralp’in Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı olmasını bir kere daha veto etti.
Ali Kemal’in babası Hacı Ahmet Efendi’nin Çankırılı ilk eşi Ayşe Hanım’dan olan oğlu Adnan Cemgil, gizli Türkiye Komünist Partisi üyesiydi. 1950’de kurucularından olduğu Türk Barışseverler Cemiyeti, Türkiye’nin Kore’ye asker göndermesini protesto ettiği için tutuklandı, ihanetle suçlandı. 1961’den sonra Türkiye İşçi Partisi içinde yer aldı, yine “hain” olduğunu söyleyen Komünizmle Mücadele Derneği üyelerinin saldırısına uğradı. Oğlu Sinan Cemgil, ODTÜ’de okudu, 1970 yılında Deniz Gezmiş ile Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu’nu kurdu. 1971’de Kürecik’te ABD radar üssüne yönelik saldırı hazırlığındayken, askerle girdiği çatışmada Nurhak’ta öldürüldü. O da vatana ihanetle suçlandı.
Ve Ali Kemal’in Londra’da kalan çocukları… Celma Johnson, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra tekrar eski ismi ve soyadına döndü. Selma Kemal adıyla Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı aldı. Oğlu BM’de üst düzey bir yönetici oldu.
Ali Kemal’in oğlu Osman Ali ya da değişen adıyla Winfred Johnson, soyu bir Alman Prensi’ne dayanan Irene Williams ile evlendi. Dört çocukları oldu. Oğullarından Stanley, 1960’lı yıllarda Türkiye’ye geldi. Akrabalarıyla tanıştı. Aileler arasında ilişkiler kuruldu. Nüfus ve çevre konularında uzman olan baba Stanley Johnson, Muhafazakar Parti’den vekil seçildi. Stanley ve ressam eşi Charlotte Johnson’un 1964 yılında New York’ta doğan oğullarına, Meksika’da tanıştıkları Rus göçmeni dostlarının etkisiyle Boris adını verdiler. Boris’in vaftiz törenine Ali Kemal’in oğlu Zeki Kuneralp de katıldı. Osman Winfred Kemal, 1992 yılında 85 yaşında hayatını kaybettiğinde babası hakkında kimseye hiçbir şey anlatmamıştı.
Boris Johnson, 2008 yılında Londra Belediye Başkanı seçildi. Birkaç ay sonra BBC’de yayınlanan bir programda onun kökleri de masaya yatırıldı, Türkiye’ye geldi. Büyük dedesi Ali Kemal’le ilk defa bu kadar yakından tanıştı.
http://www.veoh.com/watch/v19341819GsttFW6G
Ali Kemal 53 yaşında linç edilmeseydi, iki yıl sonra kendisi gibi Ankara hükümeti muhalifi Rıza Tevfik, Refik Halid, Çerkes Ethem, Mustafa Sabri Efendi ile birlikte adı 150’likler listesinde yer alacak, vatandaşlıktan çıkarılacak ve belki o da 1938’de affedilecekti.
Ama yıllarca İzmit’te yeri belli olmayan bir mezarda yattı. 1950’de mezar yeri bulundu. 2005 yılında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti adını şehit gazeteciler listesine ekleyince büyük tartışmalar çıktı. Aslında adının 20 yıldır zaten listede olduğu ortaya çıktı.
Kendisi gibi önce gazeteci sonra siyasetçi olan Boris Johnson, yine kendisi gibi tartışmaların merkezinde bir isim oldu. 2016 yılında İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden çıkmasına karşı çıkan Muhafazakar Parti’deki “çıkalım” cephesinin lideriydi. Cameron’un istifası sonrası tam adı Başbakanlık için geçiyordu ki, yaptığı bu İngiliz vatanseverliği cezasız kalmadı, bir email skandalıyla ayağı kaydırıldı.
Ali Kemal’in uzun yüzyılı hâlâ devam etmekteydi...
* * *
Kaynaklar:
http://www.veoh.com/watch/v19341819GsttFW6G
http://www.tdvislamansiklopedisi.org/dia/ayrmetin.php?idno=020407
http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/45/799/10209.pdf
Ömrüm, Ali Kemal. Hazırlayan: Zeki Kuneralp
Ali Kemal; Belki de bir Günah Keçisi, Orhan Karaveli
Siyasi ve Edebi Portreler, Yahya Kemal.
Yetmişlik Bir Subayın Hatıraları, Rahmi Apak
Kurtuluş Savaşı ile İlgili İngiliz Belgeleri, Gotthard Jaeschke
Paris 1919, Margaret Macmillan
Just Boris, Sonia Purnell
Yazarlar
-
Mensur AkgünTrump şaşırtmaya devam ederken… 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezÖnümüzdeki Küresel Riskler 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÇankaya şişmanı... 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciÇöken CHP mi AK Parti mi? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAGün Rojava’yı Savunma Günüdür; Ortak Geleceğe Yönelik Tehdit... 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNHızlı çöküşün anatomisi 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTSıfır tüketim, 402 lira fatura… 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Küresel belirsizlikler eşliğinde ‘diyalog ruhu’ 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENSuriye’de İstikrar da “Süreç” de Tehlikeli Sularda 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBeleş hamaset, boş balon 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENSuriye’nin “normal”i inşa ediliyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİstanbul çok kötü yönetiliyor! 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKDışarıdan ABD, içeriden mollalar: İranlılar ne yapacak? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUİçişleri bakanı ne demişti, gerçek ne çıktı? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de yeni dönem arayışı: Çatışmadan entegrasyona geçilebilecek mi? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUHakan Fidan’ın anlamadığı 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasSuriye’nin bir ucunda oyun içinde oyun 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluCumhurbaşkanı 23 yıl sonra niye hâlâ şikayetçi? 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanGrönland kavgası: Ne Trump NATO’yı feda edebilir ne Avrupa 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRSURİYE'DE İHLALE SUKUNET MORFİNİ 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYılın kelimelerine siyaseten bakmak: “Parasosyal” ve “Rage Bait” neden ayrımı keskinleştiriyor, araş 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞRastgele büyüme 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞ“81 İLDE 81 AŞEVİ “YOKSULLUĞU”… 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURBuyurun tekrar çözüm sürecine... 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO Başkanı’na milyonlarca liralık harcamayı sordular 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile Bayraktarİran’ın dinamikleri 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakDizinformasyon mu, manipülasyon mu? 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalVenezuela, MAGA ve Çin 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayVenezuela ve Trump doktrini 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUToplumsal gidiş nereye doğru? 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRGül, Arınç, Atalay’ın olduğu bir AK Parti iktidarında İmamoğlu tutuklanabilir miydi? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN“Yetkim olsa HSYK’yı anında yargılardım” … 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİAranan baron İmamoğlu muymuş? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“Terörsüz Türkiye” süreci ne alemde? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERSefalet ücreti 15.01.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraZamanımızın Bir Kahramanı 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAdaletsizlik Müslüman toplumların kaderi olabilir mi? 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürtlerle Suriye’de savaş, Türkiye’de barış: Ne kadar mümkün? 12.01.2026 Tüm Yazıları
-
Murat Sevinç'Barış Bildirisi'nin 10'uncu yılında hali pür melalimiz 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKABD terörü ve rızanın çözülüşü 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalSiyonist evanjelist yayılmacılığa karşı demokratik konfederal dayanışma 4.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANDavutoğlu’nun “öfkeli çocuklar”ı 3.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları






































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
3.01.2026
31.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
17.12.2025