Abdurrahman Dilipak
Hiç kimse “dünyada olup biten şeyleri görmezden, duymazdan bilmezden gelme hakkına sahip değildir”.. Bizler yaşadığımız zaman ve mekanın adil şahidleri olacağız. “Biz Hakkın ve halkın, gören gözü, işiten kulağı, tutan eli, haykıran sesi olacağız”. “Allah bizim ellerimizle zalimleri cezalandırmak ve mazlumlara yardım etmek ister.” “Biz alemlere rahmet olarak gönderilen bir Peygamberin ümmetiyiz.” “Bütün insanlığın hayrına olmayan bir çözüm teklifi, bizim teklifimiz olmayacaktır” diyebiliyor musunuz. Zira, doğduğumuz ana-babayı biz seçmedik. Doğduğumuz zamanı ve toprağı da. Derimizin rengini de biz seçmedik, cinsiyetimizi de! Üstünlük bunlarla ilgili değildir ve olamaz.
Biz aynı dine inanan insanlarla kardeşiz. Onlarla müttehid olacağız. Yeryüzündeki bütün erdemli insanlar ve mazlumları müttefik olarak görecek, onlarla Hılful fudul / Erdemlilerle fazilet üzere birlik oluşturacağız, yeryüzünde değer üreten ve başkalarının malına, canına, namusuna, aklına ve inancına yönelik açık ve yakın bir tehdit oluşturmayan herkesle itilaf üzere olacağız. Onları müellefetül gulub göreceğiz. Unutmayalım, tefrika girmeden bir millete düşman giremez, toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez. İtiraf edelim, biz cahillerden ve zalimlerden olduk. Allah’ın ipini bıraktık, Allah da bizim ipimizi bıraktı. Başımıza gelenler ya yaptıklarımızın karşılığıdır, ya da bir imtihan vesilesi. Bizi gören, duyan, bilen, hüküm sahibi bir Allah var ve O bizim ellerimizle zalimleri cezalandırmak, mazlumlara yardım etmek istemektedir.
Önce aklımızı daha fazla kullanacağız. Daha fazla okuyacağız. Daha fazla istişare ve şûra yapmamız gerekiyor. Şu tefrika belasından yakamızı bir kurtarmamız gerek. Ahlaki zaaflarımızdan bir kurtulmamız gerek. Çözüm için devlet, belediye, vakıf, dernek, sivil toplum, meslek odaları, media, mektep, esnaf, işadamı herkesin seferber olması gerek. Sonunda tek kişi de kalsak, tek kişi kurtuluruz, Hz. Lut gibi, 40 kişi kalsak, Hz. Nuh gibi kurtuluruz, bakarsınız, Hz. Yunus’un kavmi gibi, son güne kadar inat eder, son gün topyekûn kurtuluruz. Bilmiyorum. Bu gidiş sanki insanlığın büyük bir helak yaşayacağı gibi bir tehlikeyi işaret ediyor. Birileri zaten “Tanrıyı kıyamete zorlama” gayretinde! İnsanlar Mehdi, Mesih, Deccal, Yecüc-Mecüc, kıyamet savaşını, kıyamet fitnesini konuşuyor. FİTEN rivayetlerini okuyun, benim yazdığım ne ki, Yuhanna vahyini okuyun.
Bu tehlikeleri görmezden gelmek, halktan saklamak da başka bir sorumsuzluk.
Sonunda bir fitne zamanını yaşıyoruz. Herkes bu bulanık sudan kendinin daha fazla balık yakalayacağını sanıyor. İnsanlar Allah’ın ipini bırakıp, dünya malı, makam, servet ve metaı için başkalarının ipine sarılıyor, din ve devlet büyüklerini İlah ve Rab ediniyorlar. O zaman da helakı hakkediyorlar. Aklımızdan çıkarmayalım, “Cehennemin yolları iyi niyet taşları ile döşelidir.” Şeytan bizi Allah’la aldatmasın. Aklımızı kiraya vermeyelim. Herkes için ancak yaptığının karşılığı vardır. Kurtarıcı yoktur! Peygamberler de kurtuluşa çağırırlar. Yoksa onlar da Allah’ın ipine tutunmayan ailelerini bile kurtaramadılar. Unutmamak gerekir ki, “def-i mazarrat, celb-i menafi’den evladır”. Önce haram’dan, masiyet’ten, mazarrattan uzaklaşmamız gerek. “Kem alat ile kemalat olmaz!”
Allah’ın yardımı olmadan bu bela ile başedemeyiz. Allah’ın yardımı ise ancak, O’nun razı olduğu kişiler ve işlerle, usulle mümkündür. Önce kişisel olarak, örgütlü olarak Allah’ın yardımı ile aramızda perde olan işlerden, kişilerden vazgeçmemiz gerek. Dibi delik kovaya su doldurulmaz. Unutmamak gerekir ki, karanlık aydınlığın yokluğudur. Karanlıktan şikayet ederek karanlıktan kurtulunmaz, ancak bir mum yakarsanız karanlık yok olur, zaten o zaman karanlık yok olmaya mahkûm edilir. Zulümden şikayet ederek zulümden kurtulunmaz, Hak gelir, batıl zail olur. Zulüm Hakkın izalesi ile mümkündür. Onun için denmiştir ki, “zulm ile abad olunmaz”..
Çok çalışmamız gerek çoook. Boşa geçirecek 1 saniye zamanımız yok. Boşa harcayacak bir kuruş paramız ve gözden çıkaracağımız bir tek kişi bile olmamalı. Bir doktorun hastasını gözden çıkarmasından daha vahim bir durum bu. Bir insanı cehenneme giden yolda yalnız bırakmak. Eğer cehennemin ne olduğunu biliyorsak, bu ölümden daha büyük bir felakettir.
Kim ne yapabilir. Herkes aklı, kabiliyeti ve imkanı ölçüsünde, eli ile dili ile kalbi ile.. Aile, akraba, komşusundan başlayarak ulaşabiliyorsa en uzağındaki kişiye kadar hakkın yükselen sesi olmamız gerek. Tebliğ ve davet seferberliğine ihtiyacımız var. Bu anlamda eğitim bizi hakikata yönlendirmiyor. Bir maarif sorunumuz var. Çevremiz, hakikat yoksunu diplomalı cahillerle dolu. Bilmeyen, bilmediklerini de bilmeyen bir de herkese ahkam kesen birilerini aşmak çok kolay değil.
Bu işler sadece sözle de olmuyor. Güzel örnek olmamız gerek. Maalesef o noktada da zaaflarımız var. Biz kendimizi değiştirmeden Allah bizim hakkımızdaki hükmünü değiştirmeyecek, bunu unutmayalım. “La İlahe” dedikten sonra “İllallah” da demeliyiz. Bir yanlışı eleştiriyorsak, yerine doğru bir şey ikame etmemiz gerekiyor. Bu anlamda efradına cami ağyarına mani bir ifadeye sahip olmamız gerekiyor.
Kim neye sahipse onu sunsun. Yazı yazın, şiir yazın, hikaye yazın, resim çizin, konuşun, para kazanın, sponsor olun, Siyaset üzerinde baskı oluşturun, İnternet üzerinden o kadar çok şey yapılabilir ki. Farz-ı kifaye sorumluluklarınızı kendi aranızda paylaşın ve birbirinize yardım edin. Dua edin. “Bildiklerinizle amel ettiğiniz de Allah size bilmediğinizi öğretecektir. Övünmeyi-dövünmeyi bırakıp, önümüze bakalım. Vahyin gösterdiği yolda, Resullerin ve Nebilerin ayak izlerinden yürüyelim, “Veresetül enbiya” olalım. Siz O’na yürüyerek giderseniz, O size koşarak gelecektir. “Allah’a dayan, sa’ye sarıl, hikmete ram ol. / Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yok!” Selâm ve dua ile.
Yazarlar
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları

























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
18.01.2026
18.12.2025
7.09.2025
3.08.2025
26.08.2024
5.08.2024
4.06.2024
27.05.2024
20.05.2024
5.05.2024