Ahmet ALTAN
Siyasi görüşler, duruşlar, anlayışlar farklı olabilir, olmalıdır da.
Ama bütün bu farklı görüşlerin üstünde durduğu “zemini” oluşturan “değerlerde” anlaşamamak ciddi sorun yaratır.
O zemini oluşturan ortak değerlerden biri ahlak kurallarıdır.
Eğer siyasi değerlerimiz kadar ahlaki değerlerimiz de farklıysa, tartışmanın, mücadelenin, siyasi rekabetin sınırsız bir ahlaksızlığa kapı açması da mümkün hale gelir.
Son günlerde, CHP-OdaTv ilişkileriyle ilgili neredeyse “şakacı” yorumlar yapıldığını görüyoruz.
Bazı gazeteler ise, OdaTv muhabiri İklim Bayraktar ile CHP Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yaptığı konuşmaya, o konuşmanın içeriğine neredeyse hiç değinmiyorlar.
Bir parti lideriyle, bir gazetecinin “kırk dakika” rakip partiden bir politikacıya kurulacak tuzak hakkında konuşması, parti başkanının “Git kendi imkânlarınla yap bunları” demesi ahlaka çok mu uygun görünüyor?
Bu ülkedeki gazetelerin ve gazetecilerin “ortak ahlaki değerleri”, böyle bir konuşmayı olağan ve sıradan mı buluyor?
Siyasi ve mesleki ahlaka uygun mu bunlar?
Buna hiçbir tepkileri, itirazları yok mu?
Üstelik bu konuşma birçok açıdan “ahlaka aykırı” davranışlar içeriyor.
Muhabir, sadece rakip bir politikacıya tuzak kurmuyor, bu tuzakta “işbirliği” yapmasını Kemal Kılıçdaroğlu’na teklif ederek onu da “suç ortağı” yapacak ve şantaja açık hale getirecek bir öneride bulunuyor.
Kılıçdaroğlu kendine kurulan tuzağa düşmüyor.
Ama rakip partideki politikacıya tuzak kurulmasına da karşı çıkmıyor.
“Kendi imkânlarınla yap” diyor.
Birisine bir tuzak kurulacağını, şantaj yapılacağını öğrendiğinizde, buna yeşil ışık yakmanız ahlaki mi?
Ahlaklı birinden, sadece işbirliğini reddetmesini değil, o ilişkiyi hemen kesmesini ve tuzak kurulacak politikacıyı ya da o politikacının üyesi olduğu partinin başkanını uyarmasını beklemez misiniz?
Böyle bir ahlaki beklenti, Türkiye’deki siyasetin ve gazeteciliğin ortak ahlak değerlerinin çok mu üstünde kalır?
CHP Genel Başkanı’nın odasında böyle bir kumpas konuşması, hiç kimseyi rahatsız etmez mi gerçekten?
CHP Genel Başkanı’nın ve CHP’nin OdaTv ile kurduğu bu yakınlığı kimse sorgulamaz mı?
Kırk dakika sürüyor konuşma.
Bu konuşmada bir “röportaj” yapılmıyor.
Siz, bir parti genel başkanının, röportaj bile yapmadığı genç bir muhabirle “kırk dakika” konuştuğuna kaç kere tanık oldunuz?
Kılıçdaroğlu’nun, “bir tuzak kurmaktan” konuşulduğunu kabul etmesine rağmen bu konuşmanın ayrıntılarını anlatmamasını doğal mı buluyorsunuz?
Bunu hiç sorgulamıyor musunuz?
Başbakan Erdoğan’ın ya da BDP lideri Demirtaş’ın ya da MHP lideri Bahçeli’nin aynı tür ilişkilerine ve konuşmalarına tanık olsaydınız, gene böyle gülerek mi karşılayacaktınız?
Şimdi herkes İlker Bayraktar’a yükleniyor.
Yaptıklarının hiçbir şekilde hoşgörülecek bir yanı yok ama bu işte tek suçlu o mu?
OdaTv bile, bu muhabirinin yalnız bırakıp, onun “psikolojik sorunları” olduğunu ima eden yazılar yayınlıyor.
Belki psikolojik sorunları vardır.
Ama bu gazeteciyi Kılıçdaroğlu’na da, Ankara’daki birçok siyasetçiye ve gazeteciye de, OdaTv’ye destek bulması için gönderenler OdaTv yöneticileri.
Konuşma kayıtlarında var bütün bunlar.
“Gazetecilik dışında ricalarımız oluyor, kusura bakma” diyerek “Ona git, şöyle yapmasını söyle, buna git destek iste” diyenler o muhabirin yöneticileri.
Onu böyle taleplerle oraya buraya göndermeleri, şimdi de “Psikolojik sorunları var” diyerek bütün suçu onun üstüne yıkmaları, ahlaka ve gazeteciliğe uygun mu?
Böyle bir ahlak anlayışını, Kılıçdaroğlu’nun “yalçın bir gazetecilik” diye göklere çıkarmasını nasıl açıklıyorsunuz peki?
Kılıçdaroğlu’nun ve Gürsel Tekin’in OdaTv ile ilişkilerinin hukuki bir boyutu olup olmadığını sonra anlayacağız ama bu ilişkide ahlaki bir sorun olduğu çok açık.
Ve, siyasette ahlak, hukuk kadar önemli bir ölçüdür.
Eğer biz, siyasette ve gazetecilikte ortak ahlaki bir “zemin” oluşturamazsak, bundan sonra komplo, tuzak, şantaj, iftira, belaltı vuruşlar alır başını gider.
Hiçbir şeyde anlaşamıyorsak, hiç olmazsa ahlak kurallarında anlaşalım.
Buna da, “tuzak kurmanın”, kurulan tuzağa yeşil ışık yakmanın “rezillik” olduğunu kabul ederek başlayabiliriz.
Yazarlar
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları




































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.05.2020
21.01.2020
6.02.2019
28.11.2019
23.11.2019
11.11.2019
21.03.2020
25.09.2018
19.09.2018
26.08.2018