Ahmet AY
Yıl: 1970 Ağustos.
Yer: Diyarbakır- Sur, aslında Diyarbekir Sur içidir, diğeri asırlarca mücavir alandı.
10 yaşındayım, rahmetli babamla amcamın düğün hazırlıkları için Bingöl’den Diyarbakır’a gelmiş, halı mağazasından halı bakıyoruz. Babamın müderris olduğunu öğrenen (ya da bilen) mağaza sahibi Milli Nizam Partisi ile ilgili sorular sordu. Babam MNP için olumlu şeyler söyledi. Bu arada halı beğenilmiş, parası ödenmiş ve sohbet devam ederken orada sohbeti dinleyen başka bir şahıs dışarı çıkmıştı.
Az sonra o şahıs iki polisle mağazaya döndü ve babama “bizimle karakola geleceksiniz” dediler. Sorulara cevap vermeyen polisler babamı 20 metre ötede bulunan karakola götürdüler. Uzatmayayım, babamı“sahte 50 TL bulundurduğu için” nezarete, oradan da cezaevine götürdüler.
Olay duyuldu, Diyarbakır’da hatırı sayılır şahsiyet olan rahmetli Hacı Şevket Bingöllü Amcamız birkaç gün içinde babamın cezaevinden çıkmasını sağladı. Olayın hukuki boyutu yoktu biliyorum, babamın mağaza sahibiyle sohbetini laikliğe aykırılıkta cezalandırmak için yürürlükte olan 163. maddeye sığdırmaya çalıştılar.
Diyarbakır ile tanışıklığım bu üzücü olayla başlamış olsa da sonraları Diyarbakır’da yaşamayı tercih etmiştim. Bu yüzden yasaklı yıllarım kalktıktan sonra kendi isteğimle ve ısrarla uzun yıllar eğitimci, idareci olarak yakılan Sur ilçesi Süleyman Nazif İlköğretim Okulunda çalıştım.
1990’a girerken köy yakmalar başlamış, kurtulabilen vatandaşlar yaşayabilmek için Sur gibi maliyeti düşük yerleşim alanlarına sığınmışlardı. O yıllarda devlet vatandaşına sahip çıkmamış, derdiyle ilgilenmemişti. Yakılan köyünden çorapsız kaçıp kurtulabilen köylüler şehirlerde çaresiz aç, biilaç kalınca kimileri hırsızlık, gasp, uyuşturucu, fuhuş çetelerinin ağına düşmüştü. O yıllarda devletin yetkililerine ahvalini anlatmaya çalışan vatandaş ya azarlanarak geri gönderilir ya da o meşhur “bugün git, yarın gel” zihniyetiyle canından bezdiriliyordu.
Anlayacağınız devlet bölgede iyi iz bırakmadı. Devlet 80 yıl boyunca burada sadece kolluk kuvveti ve hantal, bölücü bürokrasi olarak boy gösterdi. Söylemesem rahat etmem; devlet burada kısa aralıklar dışında hepCEBERRUT VE DERİN DEVLET idi. Vatandaşını anlamayan, vatandaşıyla ortak duygular taşımayan, vatandaşının değerlerini hiçe sayan, vatandaşına zulm etmek için bahane arayan devlet idi bu bölgede devlet. Gerçi bütün Türkiye benzer uygulamalara tabiydi. Dindarı, Kürdü, Alevisi başta olmak üzere tüm ötekiler için zor yıllardı.
Demem o ki, Diyarbakır 80 yıl boyunca devletin sıcak yüzüyle tanışmadı. Diyarbakır devletin sıcak yüzünü Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile gördü, lakin karşısında artık o sıcaklığı fark edemeyecek hale gelen ya da o sıcaklığın emin bir sıcaklık olup olmadığından şüphe duyan bir Diyarbakır ve bölge buldu. Bu, toplum bilimcilerin üzerinde kafa yormaları gereken ciddi bir konu.
Şimdi Sur ilçesi savaş alanı gibi, 20 bin göç var. Hendekleri kapılarında bulanca göçen bu ailelere 300 TL’lik yardım veriliyor. Bu para neye ilaç olabilir ki? Hastanelerde yıkanan, hastane bankları üstünde sabahlayan onlarca aile var.
Diyarbakır valisi iyi niyetli, lakin bu işte görev alan vali yardımcılarının vurdumduymazlığı had safhada olduğunu duyuyoruz. Sorumlu olduğu halde sık sık izne ayrılan görevli vali yardımcılarından ne hayır beklersiniz? Bölge savaş alanına dönmüşken, ailelerin başvuru yerindeki görevlilerin bu izni neyin nesi? Kurumlar arası anlaşmazlıklar had safhada. Bu kadar sorumsuzluk nelere yol açıyor farkında mıyız?
Ak Parti Diyarbakır Milletvekili Sayın Galip Ensarioğlu ile konuşuyorum, koşturuyor, çabalıyor, lakin bu çabalarına diğer siyasiler de destek vermeli. Sur ilçesinden göç etmek zorunda kalan ailelerle ilgili toplu konut, prefabrik kent kurma, sağlık ve diğer hizmetler aksatılmadan sunulmalı. Kışın kötü koşulları dikkate alınmalı. Ailelere ayda en az asgari ücret verilmeli ki bu kışı atlatabilsin.
Çocuklar, gençler eğitimden mahrum, okullara “misafir öğrenci” yollayarak bunu telafi etmek mümkün değil. Yarın lise ve üniversite sınavları olacak, binlerce öğrenci mağdur. Bütün bu yükü valinin taşıması beklenmemeli. Ailelerde büyük huzursuzluk var, böyle devam ederse huzursuzluk sosyal hareketliliğe yol açabilir.
Facia kapıda lakin gören göz gerek…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.04.2019
13.04.2019
8.02.2019
27.03.2019
25.03.2019
6.02.2019
21.02.2019
6.02.2019
4.02.2019
26.01.2019