Ahmet AY
Bayramın son günü bayramlaşmaya gelen komşularımız AB Raportörü Kati'nin, “Brüksel'de bu darbe girişiminden dolayı mutlu olan tek bir kişiye dahi rastlamadım, fakat ilk 24 saat içinde hayatını kaybeden insanlardan, Meclis'in bombalanmasından bahsetmeyip hükümetin tepkilerine tepki gösterdik. Sadece on binlerce insanın yargılanmadan görevden alınmasını eleştirdik. Türk halkına karşı hata yaptık… Şahsen benim darbenin arkasında Gülen'e bağlı insanların olduğuna dair hiçbir şüphem yok” açıklamasını konuşuyorlardı. Yaşı ilerlemiş ve aynı zamanda Türkçesi de oldukça sınırlı olan amca, Kati'nin ne dediğini gayet iyi anlamıştı ki yorumlarına ara verip bana, “buyur Ahmet beg, şimdi bu nedir?” diye sordu. Kendisinden ilginç bir cevap alacağımı bildiğim için, siz daha iyi bilirsiniz dedim. Komşum hafifçe gülümsedi ve yediği şekerlemeden ağzını şapırdatıp bıyıklarını iki elinin parmaklarıyla düzelttikten sonra içinden geldiği gibi konuştu, avfınıza sığınarak harfine dokunmadan yazacağım:
“Bu gâvurlar, ‘eşek kovalayanlar' gibi darbenin arkasında yakalanınca kendilerini nasıl gizleyeceklerini, pisliklerini nasıl örtbas edeceklerini şaşırdılar. Yoksa bir mezramızdaki olayları dakkasında öğrenen Avrupa Fetullah darbesini hay hay bilir” dedi.
Gerçek şu ki, bunlar bütün terör örgütleriyle saldırdılar netice alamadılar. Gezi sürecinde Avrupa aktifti, 17-25 sürecinde aktifti. Dahası 6-7 Ekim Kobani olaylarında da Avrupa aktif idi ki bunu bizzat gördük ve yazdık. Kısacası Avrupa Türkiye'nin kardeşliğine, beraberliğine, geleceğine kasteden bütün saldırılarda aktifti.
Bütün saldırılarda aktif olan Avrupa netice alamayınca delirecek noktaya geldi. Zira saldırdıkça acı çeken, lakin saldırılarda kenetlenen milletin verdiği destekle daha da güçlendi Türkiye. Bu da Avrupalıları son kozlarını oynamaya zorlamıştı. Bu kozlarının ne olacağını 18 Mayıs 2016 tarihli YENİ SALDRIRILAR VE FETÖ başlıklı yazımda şöyle anlatmıştım:
“Genelkurmay ne der, ne yapar bilmiyorum, lakin TSK içinde ciddi sayıda ve yüksek rütbelerde paralelci olduğunu hepimiz biliyoruz. Bundan 20 yıl önce (aslında 30 yıl olacaktı, ama o gün klavye hatasıyla 20 yıl demişiz, A. Ay) Fetullah'çı olarak tanıdığımız çok kişinin TSK'da yer aldığını unutmadık. Bilmediklerimiz ise daha çok.
Önümüzdeki yaz aylarında bu paralel yapının rol alacağı yeni saldırıların planlanmakta olduğunu biliyoruz. Türkiye'de meydana gelen saldırıların artması güvenlik güçleri içindeki yapılanmanın etkili olduğunu gördük. Bunlardan her şey beklenir, ama her şey…”
Evet,
Geriye sadece askeri darbe kalmıştı, 15 Temmuz akşamı buna teşebbüs ettiler. Emir komuta ile yapamadılar, ama FETÖ komuta ile yapmaya kalktılar, başaramadılar. Avrupa darbeyi başaramayınca bizim onların da darbe teşebbüsünün arkasındaki çirkin yüzlerini gördüğümüzü gördü. Son haftalarda Batılıların günah çıkarmaya yönelik riyakârlıkları bundandır. Yoksa Avrupalılar Hollandalı faşist parti liderinin dediğini söylüyor. Yani“darbe Erdoğan'dan daha iyidir” sözü ekseriyetle Batılıların niyetini yansıtan sözdü. Alman merkez basınından Der Spiegel Avrupalıların gönlünden geçenleri yansıtıyor. Geçen günkü baskısında Der Spiegel başlık olarak "Yangın Yeri Türkiye" demiş, üst başlık olarak da "Bir Ülke Özgürlüğünü Yitiriyor" diyerek asıl niyetini açığa vurmuş.
Ancak hesapladıkları gibi olmadı, millet darbeyi küreselcilerin boynuna doladı. Türkiye bunları tek tek “aynel yakin” tanıdı ve millet Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın etrafında daha da kenetlendi.
Peki, bu Avrupa pes edip oturacak mı?
Elbette ki hayır, kıyamete dek sürecek bir mücadele/savaşım ile karşı karşıyayız. Amerika, Almanya ve İngiltere temsilciliklerinin yaptıklarına bakılırsa psikolojik savaş yeni bir boyut kazanmış. Bu hamle psikolojik harbin bir parçası olsa da beklenen saldırılara karşı da ayrıca tedbirleri arttırmalıyız.
Bu durumda biz ne yapacağız?
Elbette onların her adımını yakın takibe alıp müteyakkız durumumuzu muhafaza edeceğiz. Bilmeliyiz ki onlardan ve/ya onlara taşeronluk eden terör/istihbarat örgütlerinden gelecek olan her saldırıya karşı daha da kenetleneceğiz. Yılmayacağız, ye'se düşmeyeceğiz. Bizi bıktırmak istiyorlar, hiçbir saldırı direncimizi kırmasın. Acı da olsa bazı saldırı ve eylemlerden sonra bu kadar da olmaz deyip birbirimize düşmemeliyiz. Onları durdurmak, yaptıklarının kendilerine yaramadığını ve asla yaramayacağını, böyle yapmakla menfaatlerine daha çok zarar verdiklerini onlara göstermekle mümkündür. Elbette devletin önlemleri ve tepkileri olacak, lakin bize düşen kararlı, sabırlı direniştir.
Unutmayalım, bu savaşım ilelebet sürecek. Dün de vardı bu savaşım, bugün de var, yarın da olacak, sonraki asırlarda da.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları



















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.04.2019
13.04.2019
8.02.2019
27.03.2019
25.03.2019
6.02.2019
21.02.2019
6.02.2019
4.02.2019
26.01.2019