Ahmet TAKAN
Kusura bakmayın!.. Darılmaca gücenmece yok...
Sizlere, biraz sitem ederek başlayacağım bugün yazıya...
Uzun süre takibi elden bırakmıyorum. Günlerce doğrulatmak sonra da yazabilmek için yoğun mesai harcıyorum. Hatta risk alıyorum... Suriye'de diri diri yakılarak şehit edilen Mehmetçiklerimizin kanlı katili IŞİD teröristinin öldürüldüğü haberini veriyorum. Büyük ses getireceğini düşünüyordum. Gelen e-postalara, telefonlara bakıyorum, bir kaç istisnai durum hariç, mesajlar, değerlendirmeler, sorular, hepsi yeni kurulacak parti ile alakalı. "Beka"nın nasıl içinin boşaltıldığını görünce pek de şaşırmıyorum doğrusu!..
Çocukluğumuzda meşhur bir reklam filmi vardı. Adamın karşısına bir hanımefendi oturur önüne çeşitli resimler koyar. Her koyduğu resmin sonunda sorardı; "bu size neyi hatırlatıyor?". Adamcağız da her seferinde aynı cevabı verirdi; "Çokomilk". Hanımefendi reklamın sonunda, "bunların çokomilk ile ne alakası var" diye sorunca adamcağız kahkahalarla gülerek "hiç aklımdan çıkmıyor ki" derdi...
Bu, Abdullah Gül'cüler olarak bilinen, trenden indirilen AKP'lilerin yeni parti kurma çalışmaları da bir süre daha çokomilk gibi olacak herhalde!.. Aklınızdan hiç çıkmayacağını anladığım için ulaştığım son taze ve sıcak bilgilerle devam edelim;
Gül'cüler cephesinde yeni parti kurma çalışmaları azledilen Başbakan unvanına sahip Ahmet Davutoğlu'nun yayınladığı uzuun deklarasyonla ete kemiğe büründü. Haklı olarak, yeni partinin teşkilatlanmasını ve içerisinde kimlerin olacağını da merak ediyorsunuz. Dünkü yazımda belirttiğim bilgilere ilave olarak şunları ekleyebilirim;
40'a yakın ve 3 büyükşehirde teşkilatlanmaları tamam. Ancak partinin kuruluşu resmileşmeden içeride patırtılar çıktı. 2'nci adamlık ve vitrinde en önlerde yer alma konusunda. İçişleri eski Bakanı ve "çözüm süreci"nin mimarlarından Beşir Atalay kendisinin 2'nci ve güçlü adam rolünde olması için bastırıyor. Fakat büyük de tepki alıyor. Kurucu isimler de 3 aşağı 5 yukarı tahmin edebileceğiniz "ünlü" AKP'li simalar. Bir de üst düzey eski bir yargı üyesi...
Abdullah Gül'ün yakın çalışma arkadaşı Ali Babacan'ın İngiltere'den döndükten sonra ayağının tozu ile kapalı devre toplantılar gerçekleştirdiğini dünkü yazımda belirtmiştim. Neler söylüyor?.. Toplantılara katılan bir dostum anlattı;
"Aşağı yukarı kamuoyunda bilinen şeyler. Ali bey diyor ki; 'hukuk dibe vurdu. Hukuk dibe vurunca ülke ekonomisi perişan oldu. Korku toplumu oluşturuldu. Kalitesiz işler yaptılar ve hâlâ yapıyorlar. Hatalı adamlarla çalıştılar. Çözemeyeceğimiz problemimiz yok'. Babacan'ı bu sefer çok kararlı gördüm. Ancak asıl olan çerçeve Ahmet Davutoğlu'nun yayınladığı deklarasyon. Orada her şey anlatıldı."
Peki, Gül'cülerin partisi ne zaman resmi olarak kurulacak?.. Ahmet Davutoğlu'nun yakın çevresinden bir kaynak YENİÇAĞ'a şunları söyledi;
"Biz hareket olarak deklarasyonumuzu yayınladık bekliyoruz. Bundan sonrası gelişmelere bağlı, yani öncelikle AKP içinden ve saraydan gelecek tepkiler önemli. Bu aşamada, bu tepkilerden sonra ne yapacağımız noktasında daha net adımlar atacağız.
Ahmet Davutoğlu'nu hepimiz herkes çok sever. Davutoğlu, aynı zamanda iyi bir ekonomisttir. Ali Babacan, Mehmet Şimşek gibi arkadaşlarımız, dünyada, ekonomide karşılığı olan insanlar. Türkiye'nin siyasi ve ekonomik sorunları var. Bu sorunların çözülmesi gerekiyor. Bu sorunlar nasıl çözülecek diyorsanız o da anayasanın ilk 4 maddesi ve yine üniter yapı içinde çözülecektir. Tüm siyasetçiler, vatandaşlar bunları dikkate alarak hareket etmelidir. Bundan daha ötesi yoktur. Çerçeve bu olacak. Bunun dışına çıkmadan, Türkiye'nin refahı için herkesle görüşüyoruz. Bu ülkücü olmuş, ulusalcı olmuş, milliyetçi olmuş, solcu olmuş hiç fark etmez. Türkiye'nin sorunları çözülmesi gerekir.
Bu noktada bizim dikkat ettiğimiz husus; öncelikle AKP'den nasıl bir tepki gelecek?.. Bu deklarasyonu benimseyecekler mi, yoksa başka bir tepki mi verecekler?.. Bular elbette hassas ve önemli konular. Saraydan gelecek tepki de önemlidir. Bunlardan sonra bir hareket noktası belirlemek daha doğru olacaktır. Hep düz siyaset yaptık bugüne kadar. Bu noktada Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin yanlış olduğunu parti disiplini içinde hiçbir şekilde parti disiplininden ayrılmadan söyledik. Öte yandan diğer doğruları da söyledik. Şimdi de aynı anlayış devam ediyor, yine bildiğimiz doğruları söylüyoruz ve bu nedenle bu doğruların AKP ve toplumda karşılığını bekliyoruz. Nasıl bir karşılık olacak? Bu önemli."
Biraz karmaşık gelmiş olabilir. Kaynağımızın söylediğini tercüme etmeye çalışayım;
Demek istiyorlar ki, biz deklarasyonu açıkladık. R. Erdoğan bizi partiden resmen atarsa, partimizin resmi kuruluşu için hemen harekete geçeceğiz. Bu olmazsa, saray veya çevresinden gelecek büyük hareket AKP'den kopuş için gerekçe olacak!..
Tam bu noktada ezber bozma cinsinden olacak bir izlenimimi paylaşmak isterim. Hatırlar mısınız? Ortada fol yok yumurta yokken, bu fakir gazeteci, başta İstanbul ve Ankara büyükşehir belediye başkanları ve bazı il başkanları olmak üzere olacak operasyonları yazmış, "görevden alınmalar olacak" demişti. Belki o günlerde sizlerde pek ihtimal vermemiştiniz. Hatta, havuz medyasının bazı kalemşorları, "nayır, nolomaz" diye hakaretlere varan cümlelerle bu yazılanların yalan olduğunu iddia etmişti. Sonra ne olmuştu?.. "Metal yorgunluğu" hikâyesi çıktı ortaya. Ne kadir Topbaşlara ne Melih Gökçelere şut çekildi... "Türkiye İttifakı" çağrısı ile birlikte başta Sabah Gazetesi olmak üzere bir yerlerden dışarıya yansıtılan tepkileri ilgi ile takip ediyorum. SETA'cılar olmak üzere Sabah gazetesinin bazı yazarları hop hop hopluyorlar!.. Büyük telaş içindeler... Sabah gazetesinin kime ait olduğunu herhalde tekrar belirtmeme gerek yok!..
Ne dersiniz?.. Yoksa, AKP, bizzat R. Erdoğan'ın eli ile tasfiye mi ediliyor?..
Ben derim ki; bu devlet sahipsiz değil!..
Kaynak Yeniçağ: Gül'cüler ihraç bekliyor... - Ahmet TAKAN
Yazarlar
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları



























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.02.2026
3.01.2026
12.12.2025
7.01.2022
1.12.2021
10.11.2021
13.10.2021
12.10.2021
9.09.2021
31.08.2021