Ahmet TAŞGETİREN
Hollanda ile yaşanan gerilimin, Türkiye'de sadece devlet nezdindeki tepkilerle sınırlı kalmadığı, halka da mal olduğu aşikar. Öyle ki, bunun en somut görüntüsü, referandumda “Evet oyları”nın en az iki puan arttığı şeklinde ortaya çıkıyor. İBB Meclisi'nde bir bağımsız üyenin “Holştayn” ineğini keseceğini söylemesi ise işin ulaşacağı tepki noktasını gösteren tipik bir olay. Hadiseyi halkımız ne bir bakanla sınırlı görüyor, ne de Ak Parti ve referandumla. “Milli bir mesele” olarak algılanıyor konu ve ona göre de tepkilere sebep oluyor.
Aslında devlet olarak, bazı şeylere dikkat ediyoruz. Mesela Hollandalı turistlerin Türkiye'ye gelmeye devam etmesini, Hollanda sermayesinin Türkiye'ye yatırım yapmasını, karşılıklı ticaretin sürmesini önemsiyoruz. Bunun için de mesela Bakanlar Kurulu'nda tansiyonun kontrol edilmesi yönünde görüşler ortaya konuyor. Bunun yanında ekonomi dünyası da kontrollü bir tepki gösterilmesini istiyor.
Meseleyi bütün boyutlarıyla görmek için şöyle bir soru sormak da gerekiyor:
- Acaba Hollanda ya da başka herhangi Avrupa ülkesi ile yaşadığımız gerilim orada devlet kadroları kademesinde mi kalıyor yoksa sokaktaki insana da yansıyor mu?
Bu soru şu açıdan önemli ki, devlet kademeleriyle sınırlı kalırsa çözümü de devletler arası ilişkinin iyileşmesi ile mümkün olur, halk nezdinde derinleşirse, onun izalesi çok daha zordur.
Nedir durum?
Aslında, “İslamofobi” ya da gittikçe geliştiği haberleri gelen “Türkofobi - Erdoğanfobi”nin toplumsal bir zemin kazandığı, o alana yatırım yapan siyasi yapılardan anlaşılıyor. “Tırmanıyor” diyoruz, zaman içinde “Türkofobi”ye dönüşen “yabancı düşmanlığı” için. Wilders'lar, Le Pen'ler, Dazlaklar... Bu alanda iktidar arayan yapılaşmalar.
Avrupa'nın her ülkesinde büyük - küçük böyle cinnet oluşumları var.
Ama yine biliyoruz ki, diyelim Hollanda'dan Türkiye'ye gelen turistler de var. Türkiye'de yatırım yapan işadamları da var. Aynı şekilde Antalya - Alanya'da nerede ise yerleşik bir Alman kolonisi oluştuğu söylenebilir. Bunlar nerede ise “Türkiyeli” oldular.
Herhalde Avrupa'da Türkiye'ye yönelik bu ilginin - akışın kesilmemesini, hatta devamını, yükselmesini de önemseriz.
Soru şu:
- Acaba yaşanan gerilimler Türkofobi enfeksiyonunun, geniş toplum kesimlerine yayılması gibi bir sonuç doğuruyor mu?
İngiliz The Times gazetesi, “Avrupa ülkelerinde Türk bakanların konuşturulmamasını Avrupa değerlerine ihanet” olarak görmüş. Bu iyi ama nerede ise nadir bir Batılı medya yaklaşımı.
Avrupa'da birçok yazılı - görsel medya organı, Türkiye medyasından, şu veya bu Avrupa ülkesine yönelik tepkileri, “Ağır hakaret” yorumu içinde sunuyor kamuoyuna. Ekrana taşınan gazete manşetleri, o ülkelerin halklarında da Türkiye'dekine benzer karşıt duygular oluşturuyorsa, onun telafisi için de bir hayli çaba sarf etmemiz gerekecektir. Nasıl şu anda Türkiye'de Hollanda'ya ilişkin tepkilerin dozu bile yeterli yükseklikte olmadığında, halk tatmin olmuyorsa, benzeri bir durum Avrupa toplumlarında da ortaya çıkabilir.
Bunu istiyor muyuz, sanmıyorum. Hatta bunu istemediğimizi düşünüyorum. “Tepkilerimiz Hollanda halkına değil” tarzında hem AB Bakanı'nın hem Dışişleri Bakanı'nın koyduğu şerhler de bunun için.
Bunları yazdıktan sonra geleceğim nokta şu:
- Dünyada Türkiye algısının sağlıklı oluşması için öteden beri seslendirilen ama sıcak gelişmeler ortamında pek fazla dikkate alınmayan “Kamu diplomasisi” hadisesini yeniden masaya yatırmalıyız. Kavga verilecek yerde kavga verelim ama bunun halklara haklılığımızla birlikte taşınmasına da itina edelim. Buna devlet dili olarak da itina edelim, medya dili olarak da...
Bir ara Batı'ya “Erdoğansız bir Türkiye'ye oynamak beyhude bir çaba” diye yazdım.
Bu Türkiye gerçeğidir, bunu yazmaya devam ederiz.
Ama ben “Türkiye markası”nı da, tarihin bu noktasında onunla nerede ise bütünleşen “Erdoğan markası”nı da, dünyaya pazarlayacak pozitif bir dil üretilmesinin bu markaların değerini yükseltmek adına hayati olduğuna inanıyorum.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları











































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
5.02.2026
27.01.2026
23.01.2026
22.01.2026
20.01.2026
16.01.2026
15.01.2026