Akın ÖZÇER
TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in “teröre karşı ulusal mutabakat” çağrısından ilk haberdar olduğumdaAnadolu Platformu’nun Sakarya Kuzuluk’ta düzenlediği “Adalet ve Özgürlük Arayışı” başlıklı konferanslar dizisinden birine YAP’ı (Yeni Anayasa Platformu) temsilen konuşmacı olarak katılanlar arasındaydım. Seçtiğim konu, evrensel demokrasi ölçütlerine uygun, temel hak ve özgürlüklere dayalı yeni bir anayasanın bugün artık iç içe geçmiş olan Kürt ve terör sorunlarının çözümüne yapacağı katkıydı. Sayın Çiçek’in kendisinin kaleme aldığını ve İspanya örneğinden esinlendiğini söylediği mutabakat taslağını, konuyla ilgili olmasından ötürü ilk olarak orada değerlendirme fırsatını buldum.
Çiçek’in esinlendiği metnin bazı meslektaşların köşelerinde zikrettikleri gibi, İspanya’da 12 Ocak 1988tarihinde imzalanan Ajuria Enea Paktı ya da “Euskadi’nin pasifikasyonu ve normalizasyonu için anlaşma” olduğuna kuşku yok. Dışişleri’nde görevliyken zor da olsa izin alarak yayımlamayı başardığım ilk kitabımdan (99) bu yana ısrarla dikkat çektiğim hususların, bunca yıl kaybedilmiş olmasına karşın, Meclis Başkanı’nın kaleminden çıkan bir metinde kısmen hayat bulması önemli elbette. Çünkü bu anlaşma yöntem ve içerik olarak bir demokratik hukuk devletinin örnek alması gereken terörle mücadele politikası ve stratejisini ortaya koyuyor.
Kuşku yok ki bu politika ve stratejinin uygulanabilmesi Türkiye’nin öncelikle demokratik bir hukuk devletine dönüşmesini gerektiriyor. Bunun için de evrensel demokrasi ölçütleri ve insan hak ve özgürlüklerini temel alan sivil bir anayasa yapılması zorunluluk arz ediyor. Çünkü terörle mücadele için öncelikle şiddet ve teröre destek olmamak kaydıyla ayrılıkçılık dâhil her türlü düşüncenin ifade ve örgütlenmesini serbest kılacak bir anayasa şart. Başka bir deyişle her türlü düşüncenin ifadesi, örgütlenmesi ve siyaseti serbest olmalı ki kimsenin eline silah alması için bir bahanesi olmasın. Ayrılıkçılık bir yana özerklik ve federalizmi savunan partilerin dahi “bölücü” damgasıyla mahkûm edilebilmesine imkân veren mevcut anayasamız siyasi alanı daraltmak suretiyle eline silah almak isteyenlere aradığı bahaneleri sunuyor ne yazık ki. Bu konuda belki de tek olumlu istisnayı Anayasa Mahkemesi’nin son dönemde federalizmi savunan Hak-Par hakkında aldığı karar oluşturuyor.
İşte Sayın Çiçek’in hazırladığı mutabakat taslağının yeni anayasaya ilişkin 6. maddesi bu nedenle önem taşıyor. Çiçek bu bağlamda “yurttaşlarımızın bireysel hak ve özgürlüklerini çoğulculuk anlayışı çerçevesinde güvence altına alacak” yeni bir anayasanın “toplumun tüm kesimlerinin katılımı ve mutabakatıyla” ve “ süratle” hazırlanması gerektiğine işaret ediyor. Uzlaşma Komisyonu’nun müzakere konusu olmayan temel hak ve özgürlükleri bile tartışarak heba ettiği yaklaşık dört ay, sivil toplumu olduğu gibi Sayın Çiçek’i de rahatsız etmiş belki de. Ancak demokrat çevrelerin duyduğu rahatsızlığın ötesinde dikkate alınması gereken bir durum daha var: o da sorunun çözümünü hedefleyen yeni anayasa konusunda ayak süründükçe, teröre karşı olmakla birlikte biran önce temel haklarını almayı bekleyen Kürt vatandaşlarımızın uğrayacağı hayal kırıklığı. Onların bu hayal kırıklığıyla “sorunu ben çözerim” diye ortaya çıkan silahlı örgüte karşı mücadeleye aktif biçimde katılmasını ve örgütü kınayacak sokak gösterilerinde yer almasını beklemeye ne kadar hakkımız olabilir?
Sorunun çözümünde ifade ve örgütlenme özgürlüğü kadar evrensel ölçütlere göre bireysel temel haklar arasında yer alan “anadilde eğitim” de önem taşıyor. Kolektif değil topluca kullanılan bireysel bir hak sözkonusu olduğundan anadilde eğitimin de yeni anayasada ilke olarak kabul edilmesi şart.
Temel haklar kadar önemli bir husus da yeni anayasada yerinden yönetimin en azından asgarî ölçüde hayata geçirilmesi ki bu da Fransa’daki gibi vilayetlerle merkez arasında bölgeler oluşturulmasını gündeme getiriyor. Çiçek’in taslağının 7. maddesi sadece “üniter ve ulus-devlet yapısına, idarenin bütünlüğüne ve idari vesayet ilkelerine zarar vermemek” kaydıyla yerel yönetimleri daha güçlü bir idari ve mali yapıya kavuşturmaktan söz ediyor ama Fransız örneği bu tanımla uyuşuyor aslında.
Taslakta ayrıca eksik kalmış iki nokta daha var; birincisi, terörle mücadele politikasının topluma yeniden kazandırma boyutu ki Ajuria Enea’nın 9. maddesinde yer alıyor. Bu madde her vesileyle yinelediğim gibi silah bırakan eli kana bulaşmamış örgüt yönetici ve militanlarına siyaset yolunu açıyor. Mücadeleyi siyasi arenada verme imkânı, örgütün silah bırakmamakta direnmesini anlamsız hâle getiriyor doğal olarak.
Taslakta eksik olan ikinci nokta ise, Ajuria Enea’nın 10. maddesinde öngörüldüğü gibi siyasi konuların eli silah tutanlarla değil seçilmiş kişi ve partilerce yapılması ilkesi ki müzakere/ mücadele tartışmalarının önünü kesiyor. Zira terör örgütleriyle görüşmeleri silah bırakmaya ilişkin teknik konularla sınırlıyor.
Sonuç olarak, Cemil Çiçek’in mutabakat çağrısı, eksiklerine karşın başlangıç için olumlu bir girişim. Bir kere muhatabı belli: siyasi partiler ve sivil topluma hitap ediyor. İkincisi,demokrasi ile terör arasındaki tartışılmaz ilintiyi gözardı etmiyor. MHP’nin statükoyu koruma refleksi ve alışılagelmiş demokratik olmayan yaklaşımıyla karşı çıktığı noktalarda doğru yerde durarak demokratik bir anayasaya vurgu yapıyor. Ama içinin mutlaka daha çok demokrasiyle doldurulması gerekiyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları





































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
15.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025