Akın ÖZÇER
Ukrayna’da Rusya yanlısı olarak bilinen Devlet Başkanı Victor Yanukoviç’in, hakkındaki yolsuzluk iddiaları üzerine parlamento (Verkhovna Rada) tarafından görevinden azledilmesi ve Rusya’ya sığınmasıyla gelişen olaylar zinciri ülkenin özerk bir cumhuriyeti olan Kırım’ın geleceği konusunu siyasi gündemin ilk sıralarına taşıdı.
SSCB’nin yıkılmasıyla birlikte 1991’de bağımsızlığını kazanan Ukrayna’ya 1954’den bu yana özerk bir cumhuriyet olarak bağlı olan Kırım’da özerk parlamento ilk önce Ukrayna’da erken başkanlık seçimlerinin yapılacağı 25 Mayıs günü “kendi kaderini belirlemek” üzere referanduma gitmeyi kararlaştırdı. İzleyen günlerde Rus Birliği Partisi Genel Başkanı Sergei Aksenov’u özerk hükümetin başına geçirdi. Ardından Aksenov referandum tarihini 30 Mart’a çekti.
Stalin dönemindeki tehcirden sonra bölgeye yerleştirilen kolonlardan ötürü nüfusunun büyük çoğunluğu Rus olan Kırım’ın bu referandumda Ukrayna’ya bağlı kalmak ya da Kosova gibi bağımsızlık seçenekleri arasında seçim yapması beklenirken, özerk parlamento perşembe günü (6 Mart) bu konuda bir adım daha attı. Rusya Federasyonu Başkanı Vladimir Putin’den yarımadanın Rusya’ya bağlanması talebinde bulunurken, referandum tarihini de 16 Mart’a çekti.
Anlaşılan o ki referandumda bağımsızlık yerine Rusya’ya bağlanma seçeneği yer alacak. Bu noktada yanıtı bulunması gereken soru şu: Kırım’ın Ukrayna’ya bağlı özerk bir cumhuriyet olarak Birleşmiş Milletler (BM) Yasası uyarınca halkların kendi kaderlerini belirleme hakkı var mıdır?
Kendi kaderini belirleme hakkı
BM Yasası’nın 1. maddesinin 2. fıkrası, “halkların hak eşitliği ve kendi kaderlerini belirleme hakkına saygı” ilkesini zikrediyor. Bu hakkın uygulamada nasıl kullanıldığı konusunda BM Genel Kurulu’nun 14 Aralık 1960 tarih ve 1514 sayılı kararını, kendi kaderini belirleme hakkı temelinde bağımsızlık talep eden Katalan ve Bask milliyetçileriyle ilgili olarak hatırlatıp duruyorum. “Sömürge halklarına bağımsızlık bildirisi” başlığını taşıyan kararın 6. maddesi, bağımsız bir ülkenin sınırları içinde kalan halkların bu hak kapsamında, “milli birliğin ve ülke bütünlüğünün kısmen ya da tamamen bozulmasını amaçlayan herhangi bir girişimini” BM Yasası ile bağdaşmaz ilân ediyor. Genel Kurul, bu kararını daha ileri tarihlerde kabul ettiği kararlarlarıyla da teyit etmiş bulunuyor.
Genel Kurul’un bu kararının bir tek istisnası var: O da Kosova’nın aldığı bağımsızlık kararının Sırbistan’ın milli birliği ve ülke bütünlüğünü bozduğu halde birçok ülke tarafından tanınması. Kosova’yı tanımayanlar arasında KKTC’ye emsal teşkil etmesinden kaygılanan Kıbrıs ve Yunanistan, Katalunya ve Bask Ülkesi’ne emsal olabileceğinden endişelen İspanya’nın yanı sıra, Rusya Federasyonu da var. Putin, 2008’de bu vesileyle yaptığı açıklamada Kosova’nın bağımsızlığının uluslararası ilişkiler sistemini de factoolarak çökerten korkunç bir evveliyat (terrible precedent) oluşturduğunun altını çizmişti.
Kırım özerk parlamentosunun kararı, bağımsızlık yerine Rusya’ya bağlanma seçeneğini içerse de, sonuç itibariyle Ukrayna’nın milli birliği ve toprak bütünlüğünü kısmen ortadan kaldırdığı için aynı çerçevede değerlendirilmek durumunda. Ukrayna Başbakanı Arseni Yatseniuk’un Brüksel’de yaptığı açıklamada altını çizdiği gibi, söz konusu seçeneği içeren referandumun meşru bir dayanağı bulunmuyor. Nitekim ABD ve AB cephesinden gelen uyarılar da bunun böyle olduğunun altını çiziyor.
Silahlı çatışma olasılığı
Kırım özerk parlamentosu ve hükümetinin ayrılıkçı referandum kararına Rusya’nın destek vermemesi önem taşıyor. Putin, Ukrayna’da Yanukoviç’e karşı anayasaya aykırı bir darbe yapıldığını, halkın değişim isteğini anladığını ama yasadışı yollardan gerçekleştirilmemesi gerektiğini vurgulamış, kuvvete başvurma niyetlerinin olmadığının altını çizmişti. Ancak arazideki durum bunun pek böyle olduğu izlenimi vermiyor. Kırım’daki hava, kısa süre içinde idaresi, yasaları ve parasıyla birlikte Rusya’nın bölgeye hâkim olacağı yönünde.
Rusya’nın Kırım’daki askeri varlığını arttırmasının, özerk cumhuriyetin 1932’de Japonya’nın işgali altındaki Çin’in Mançurya bölgesinde kurdurduğu Mançukuo kukla devletinin modern versiyonuna dönüşmesine yol açacağına ve olasılıkla aynı akıbete de uğrayacağına hiç kuşku yok. Dünyada barışı ve istikrarı sağlamakta başarılı olamayan Milletler Cemiyeti bile sürekli olarak Mançukuo’nun Çin’in ayrılmaz bir parçası olduğunu açıklamış ve Japonya’nın bir süre sonra bölgeden çekilmesini sağlamıştı.
Rusya’nın, veto hakkı sayesinde Güvenlik Konseyi’ni kilitleme imkânı olsa da, NATO’nun topyekun Ukrayna’nın yanında yer alacak olması nedeniyle böyle bir oldu bittiyi sürdürmenin kolay, hatta mümkün olmadığını bildiğini varsaymakta yarar var. O bakımdan Ukrayna ile Rusya üzerinden Doğu ile Batı arasında Soğuk Savaş dönemine özgü silahlı bir çatışma olasılığını yüksek görmemek gerekir. Bununla birlikte, Suriye’deki iç savaşın devam ettiği bir dönemde patlak veren bu yeni çatışma alanının Avrupa’da ve özellikle Türkiye’nin çevresinde barış ve istikrar alanını daralttığına kuşku yok.
Anahtar alçak profil politikası
Türkiye başta olmak üzere, bölgelerin kendi kaderini belirleme hakkının kullanmasına yeşil ışık yakılmasından zarar görecek ülkelerin bu konuda başka Kosova’ların ortaya çıkmaması için ilkeli bir politika izlemeleri ve öncelikle Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü ön planda tutan bir politika izlemeleri gerekiyor ki Dışişleri’nin konuyla ilgili açıklaması bu yönde. Özellikle bu krizin bir türevi olan Kırım Tatarlarının durumunun öne çıkarılmaması ve siyasi çözüm için uzlaşı ve diyalog çağrısında bulunulması aklı başında bir politika görüntüsü veriyor.
Sevindirici olan bir başka nokta da, muhalefet partilerinin Suriye politikasındakinin aksine bu konuda ana hatlarıyla aynı noktada birleşiyor olmaları. Kabul etmek gerekir ki burada Rusya ile Türkiye’yi değil, geçmişte kalmış bir Soğuk Savaş’ın taraflarını yeni dönemde karşı karşıya getiren bir kriz var. O bakımdan bu krizde diplomasiyi, diyalogu ve uluslararası hukuk ilkelerine saygıyı öne çıkaran alçak profil politikası Türkiye’nin bozulmak istenen imajının iyileştirilmesine de katkıda bulunacaktır kuşkusuz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları


































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
15.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025