Ali BAYRAMOĞLU
Gazetelerde ilk haberlerden biri Başbakan'ın açıklamasıydı:
“Bu mücadeledeki kararlılığımız herkes tarafından bilinmelidir. Nitekim Türkiye'nin Kuzey Irak'taki hava operasyonları da dün ve bugün devam etmiştir ve çok etkin bir şekilde hedeflere dönük olarak neticeler elde edilmiştir”.
Devletin yöneticisi, kamu güvenliğinden sorumlu, devletin işleyişinden sorumlu, bir numaralı yetkili olarak Başbakan'ın, terör ve şiddetin toplumda yaratabileceği yılgınlık karşısında bu tür açıklamalar yapması doğal, hatta kaçınılmazdır.
Ancak bu sözlerin aynı zamanda savaş iklimine işaret eden sözler olduğuna da şüphe yok. Savaş ikliminde, toplumsal ve siyasal meselelerin yerini asayiş sorunu ve sorunları alır. Nitekim bugün Kürt meselesinin yerini tümüyle örgüt meselesi almış bulunuyor. Çatışma ve şiddet, siyaseti emmiş, içine hapsetmiş bulunuyor.
Peki bu zincir nasıl kırılacak?
Aslında ön koşul basit ve tek:
PKK'nın tek taraflı, süre koymadan derhal eylemlere son vermesi, siyasetin koşullarını kabul ettiği ve bunlara razı olduğunu açıklaması gerekiyor.
Ardından, siyaset koşullarının tekrar oluşturulması, bunun için boğulmaya çalışılan, ancak kendisi de elinde zaman zaman alev püskürtücüyle dolaşan HDP'nin kurucu, yapıcı, nispeten özerk bir siyasi işleve kavuşması, kavuşturulması, siyasi iktidarın güvenlikçi dili bırakıp, siyaseti yeniden inşa edecek adımlar atması icap ediyor.
Bu nasıl gerçekleşecek?
Bunun en etkili yolu, toplumun her kesimiyle, milyonlarıyla şiddet karşısında ortak ve yüksek bir ses çıkarmasıdır. Bu, kanaat önderlerinin, AK Parti karşıtlığını Kürt meselesi üzerinden besleyen kesimlerin (Erdoğan'ın kişisel savaşı tarzı gibi vurgularla ifade edilen) takıntılarını bir kenara itip, şiddeti, hak ve demokrasi gibi kavramların arkasına gizleyen PKK politikalarına itiraz etmelerini gerektirir.Şiddeti siyasi bir değer, siyasi bir araç olarak görme eğiliminin sorgulanmasını, örgüt şiddetini türev şiddet, sonuç şiddet, haklı şiddet gibi tasnif etme çabalarından vazgeçilmesi gerekir.
Kolay değil. Onlarca yılın taraf olma, siyasi pozisyonla var olma ve düşünme geleneği ve duruşu, aydın zihniyeti bir çırpıda elbet değişmeyecektir. Ama bu durumu ve sorumluluğu bir kenara tekrar not etmekte fayda var.
Bayrak o zaman siyasi partilerdedir.
MHP'yi bir kenara koyalım. Bahçeli sokaktaki şiddeti durdursun, öfkesine gem vursun yeter.
Devlete ve siyasi iktidara ise düşen çok şey var.
Cumhurbaşkanı'ndan Başbakan'a yapılması gereken, sadece kararlılık gösterme ve meydan okuma değildir, aynı zamanda siyasete yönelik umudun ayakta tutulmasıdır, kapanan siyasi kapıların tekrar açılabileceği mesajının kuvvetle vurgulanmasıdır.
Yapılması gereken güvenlik tedbirlerini tek araç, tek yol olarak lanse etmek değil, güvenlik tedbiri alırken aynı zamanda siyasetin de önünü açmaktır. Örneğin HDP'yi sistem içine çekmenin yolunu bulmak, siyasi aktörleri ve alanı şiddet karşısında korumaktır.
Erdoğan bir süre önce örgütün “çözüm sürecinden istifade ederek örgütün bölgeye silah depoladığını” söylüyordu. Ancak, MHP tezlerinden farkını ortaya koyabilmesi, siyasete güven ifade etmesi için şunu ima etmesi gerekirdi: “Burada sorun çözüm sürecinde değil, örgütün teşhir edilmesi gereken davranışındadır, verilen bir açıktadır, istihbarat açığındadır...”
CHP ve HDP'ye de düşen çok iş var...
HDP'nin silahlı eylemlerle arasına mesafe koyma arayışını mümkün olduğunca derinleştirmesi ve öne çıkması gerekir.
CHP'nin, en azından, tek başına ya da diğer partilerle birlikte, tüzel kişilik olarak ya da tek tek milletvekili imzalarıyla ve yazılı bir bildiriyle “Kandil'e, örgüte eylemlere derhal son ver, silahlı mücadeleyi derhal bırak çağrısı” yapması, barış ve siyaset fikrine, şiddet karşıtlığına büyük güç verir.
Bunlar ya da benzer adımlar...
Siyasete dönüş imkanlarını zorlamak lazım...
Başka çıkış yok...
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları




























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026