Ali Türer
Terör, şiddet yoluyla güç devşirme aracıdır.
Siyasal mücadeleyi şiddet kullanmadan sürdürmenin kurumsal işleyiş içinde güvence altına alındığı ülkelerde terör marjinal örgüt işi kalır. Kontrol altına alınması daha kolaydır. Çünkü mevcut işleyişin aleyhine işlediğini düşünseler bile teröre destek vermeyi, günübirlik çıkarlar için demokrasiyi tahrip etmeyi bazı siyasi güçler göze alamazlar. Bunun ileride kendilerine daha pahalıya mal olacağını bilirler. Mevcut işleyiş içinde tutunmayı zorlaştıran davranışları üzerinde düşünmek, özeleştiri yapmak, kendilerini yenilemek zorunda kalırlar. Bu da demokrasiyi güçlendirir. Bu koşullarda siyasi partilerin ortak deklarasyon ile teröre karşı tavır almaları anlamlıdır, sonuç verir.
Peki ya demokratik işleyiş bizzat iktidar eliyle ilga edilmişse, ülke kimlik siyasetleri elinde kamplaşmış; siyasi güçler birbirlerine düşman haline gelmişlerse! İktidarı elinde bulunduran siyasi organizasyon sistemdeki dengeleri gözetecek, sistemi bir arada tutacak emniyet supaplarını inatla ve zorla kontrol altında tutmaya çalışılıyorsa! Bizzat ateşkesin, çözümün kendisi taraflar elinde siyasi malzeme haline gelmişse! Ortak belge taraf olan, altına imza atan tarafından yok sayılmışsa! Dış şiddet, iç siyasette malzeme olarak kullanıyorsa! O ülkede teröre karşı ortak tavır almak mümkün mü?
Devletin başındakiler ağzını açtıklarında birbirlerine dışlayıcı, kamplaştırıcı, suçlayıcı dil kullanacaklar. Yaşanan katliamlar faili meçhul kalacak, münferit terör olayları gibi işlem görecek. Katillerin bağlantıları, desteği nereden aldıkları özenle gizlenecek. Kirli işleri, ilişkileri göz önüne serenler casus muamelesi görecekler. Yayın yasakları sıradan hale gelecek. Sonra bu olayların sorumluları çıkıp teröre lanet okuyacaklar. İnandırıcı olabilir misiniz, kim inanır size?
Suruç’ta katliam mağdurlarına yaralılara yardıma koşanlara polis gazla, suyla saldırdı, havaya ateş açtı. HDP Diyarbakır mitinginde bombalı saldırı sonrasında da aynı olaylar yaşandı. Suruç’ta 32 kişinin ölmesi Bülent Bey’i kesmemiş anlaşılan, “HDP milletvekilleri orada neden yoktu” diye soruyor. Şiddeti böylesine güç devşirme aracı olarak, karşısındakini itibarsızlaştırma aracı olarak kullananla terörü lanetlemek için bir araya nasıl geleceksiniz?
Hangi saldırıda faillerin bağlantıları ortaya çıkarıldı? Sayın Davutoğlu’nun ortak deklarasyon çağrısına Demirtaş “Suçlarınıza bizi ortak etmeyin” demekte haksız mı?
Suruç saldırısı Türkiye’ye karşı yapılmış! Her türlü şiddete gerçekten karşı çıkan, demokrasiyi savunan birinin ağzında bu lafın elbette anlamı var, ama iktidar yandaşlarının ağzında değil. İŞİD Türkiye’de saldırılarını neden Kürt hareketine yöneltiyor. Son saldırı neden özellikle bu harekete destek verenlere yönelik ti?
Ağrı-Diyadin provokasyonundan beri (10 Nisan) yeni bir şiddet türüne tanık oluyoruz. Mersin ve Adana HDP binalarına bombalı saldırı; HDP seçim otobüsünün şoförü ile birlikte yakılması, Diyarbakır Mitingine bombayla saldırı olayları bu şiddet türünün parçalarıydı. Seçim sonrasında bazı HÜDA-PAR’lılar, HDP’liler ölüm listesinde oldukları bildirimleri aldılar, ardından İHYA DER Başkanı Aytaç Baran öldürüldü. Hemen arkasından üç HDP’li infaz edildi. Suruç’ta Kobani’ye oyun parkı kurmak için toplanan gençlere yapılan son bombalı saldırıyı da bu şiddet sarmalının devamı olarak okumak lazım.
Bu şiddet sarmalının hedefi PKK’yı yeni infazlar, saldırılar için tahrik etmek, kışkırtmak olabilir mi? Peki, bu sonuç çözüm masasının AKP lideri eliyle devrildiği yerde ne sonuç verir? Bütün bunlar AKP’ye yeniden tek başına iktidar yolu açmak için yapılan bütünsel planın parçaları olmasın?
Bu kirli oyuna 15 Haziran tarihli yazımda dikkat çekmeye çalışmıştım. Bu plan başarıya ulaşırsa, AKP iktidarı yolunda MHP olsa olsa füguran olur. MHP kurmayları tutumlarını bu açıdan gözden geçirseler iyi olur.
HDP “seni başkan seçtirmeyeceğiz” tutumunda başarılı oldu, oyun bozdu ama kendisine dönük “derin” öfkenin büyümesine de vesile oldu. Bunu açığa ilk vuran Yalçın Akdoğan oldu:“HDP bundan sonra çözümün ancak filmini çeker” demedi mi?
Şiddet kullanarak PKK’yı savaşa çekme yoluyla HDP’yi meclis dışı bırakmanın koşullarını hazırlamak, planın özü bu. Saldırının HDP’nin içindeki Türk bileşenlere yapılmış olması rastlantı değil. Demirtaş’ın parti binalarının güvenliğini sağlayın, kendinizi koruyacak tedbirler alın çağrısı yandaş basında nasıl çarpıtıldı gördünüz. Basın önünde bu çağrıyı yapmak doğrumuydu?
PKK’nın bu koşullarda yapacağı her türlü silahlı saldırı, yol kesmeler, araç yakmalar AKP’nin ekmeğine yağ sürer, sürüyor da. HDP, PKK’nın silah bırakması için açıkça çağrı yaptı. AKP kurmaylarının bu çağrıyı görmek işlerine gelmedi. PKK saldırılarından HDP’yi sorumlu tutmak haksızlık. PKK saldırıları devam ettikçe HDP’nin eli giderek zayıflar; kazanımları elinden gidebilir. PKK’nın Türkiye topraklarında silah bırakması ise HDP’nin elini güçlendirir, demokratik siyasetin zemini güçlenir. Silahlı çatışma güçlü olana yarıyor, bunu görmek çok mu zor?
Gün Türkiyelileşme yolunda inadına daha kararlı yürüme günü. Gün laiklerin, sosyal demokratların, sol liberallerin, liberallerin, demokratların, sosyalistlerin inadına Kürt hareketi ile iş birliği yapma günü. Birileri için kâbus bu.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.11.2025
15.11.2025
6.09.2025
18.07.2025
12.06.2025
22.12.2024
3.12.2024
26.09.2024
2.09.2024
5.08.2024