Alper GÖRMÜŞ
Eski Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman’ın Zorlu Yılların Sessiz Tanığı adlı kitabını ele aldığımız üç bölümlük tanıtım yazısının üçüncü ve son bölümünde, sunuşta da söylediğimiz gibi, Yalman’ın “son yılların çok tartışılan fakat hâlâ açıklığa kavuşmamış birkaç konu başlığına dair yaklaşımlarını ve taleplerini” ele alacağız.
Bu başlıklardan ikisi, iki eski genelkurmay başkanıyla (Hilmi Özkök ve İlker Başbuğ) ilgili olduğu için özellikle dikkat çekiyor.
Bunlardan birinde Yalman, kendisiyle ilgili çok önemli bir suçlama konusunda Hilmi Özkök’ü bildiklerini anlatmaya davet ediyor... Öbüründe ise, komutanlık yaptığı dönemi “Silahlı Kuvvetlerin çöküş dönemi” diye tanımladığı İlker Başbuğ’un “hatalar”ını sıralarken birinci sıraya “Trabzon’da gemi güvertesinde yaptığı konuşma”yı yerleştiriyor.
Özkök’e açık çağrı
Aytaç Yalman’ın “benim için bir onur meselesidir” dediği ve ancak eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’ün halledebileceğini söylediği suçlama, 7 Mart 2010’da internette yayımlanan ortam dinlemesiyle kamuoyunun gündemine girmişti.
Ergenekon davasında yargılanan emekli Tuğgeneral Levent Ersöz’e ait ses kaydı, Yalman’ın kitabında şu satırlarla yer alıyor:
“Orgeneral Yalman, ağır kaçacak ama 2003-2004 yılında komutanların hepsini vaktiyle de satan bir adamdır. Komutanları satan bir adamdır. Genelkurmay Başkanı’na satan bir kişidir yani. Çok kirli bir adamdır. 19 Mart 2003, bu tarih çok kritik bir tarihtir Türk Silahlı Kuvvetleri’nin. Gidip Hilmi Özkök’e komutanların hepsini gammazladı. Şener Paşa, Hurşit Paşa, ben, efendime söyleyeyim Atilla, ondan sonra Kemal Yavuz Paşa, Tuncer Kılınç Paşa, Erdal Paşa, hepsini sattı.” (s. 324)
Yalman, kitabında üç ayrı yerde bu konuya değiniyor ve iki yerde Hilmi Özkök’e açık çağrıda bulunuyor:
“Meslek hayatımda çok vefasızlık gördüm. Birçok arkamdan vurulma olayı yaşadım. Ancak bu anlattığım olay gibi bende derin yara açanı hiç olmadı. Kuşkusuz Hilmi Paşa’nın bu sorunun yanıtını vereceğine inanıyorum.” (s. 453)
“Doğruların her zaman ifade edilmesi gerektiğine ben de inanıyorum. Bu nedenle keşke (E) Org. Sn. Hilmi Özkök, Tuğg. Levent Ersöz’ün 19 Mart 2004 tarihi ile ilgili (19 Mart 2003 olmalı –A. G.) ifadelerinin bir hezeyan ve çirkin bir iftira olduğunu, gerçekle ilgisi olmadığını söyleseydi. O zaman anlamlı bir vefa örneği verirdi. Ben sorulmadığı için söylemediğine inanıyorum. Çünkü uğradığım bu küstahça iftiranın açıklığa kavuşturulması benim için bir onur meselesidir ve gerçeği bilen de Hilmi Paşa’dır. Kendisine sorulursa gerçeği ifade edeceğine inanıyorum.” (s. 274)
Burada dikkat çekici olan, Yalman’ın, Özkök’ün bugüne kadar konuyla ilgili olarak konuşmamasını “sorulmamasına” bağlaması...
Hilmi Özkök’ün mahkeme tanıklıklarından biliyoruz ki, o gerçekten de sadece soru sorulduğunda cevap veriyor, aksi takdirde bildiklerini kendisine saklıyor. O nedenle Yalman’ın bu vurgusu önemli görünüyor.
Gemi güvertesindeki tavır ve üslûp...
Son günlerde gazete sayfalarına da yansıyan Aytaç Yalman - İlker Başbuğ tartışması Zorlu Yılların Sessiz Tanığı’nın da ilginç temalarından birini oluşturuyor.
Yalman’a göre İlker Başbuğ, Silahlı Kuvvetler’in “çöküş döneminin” genelkurmay başkanıdır:
“Silahlı Kuvvetlerin durumunu kategorik ve dönemsel olarak açıklamak gerekirse, sizin komutanlık yaptığınız dönem Silahlı Kuvvetlerin çöküş dönemidir.” (s. 528)
Yalman, bu kadar ağır bir suçlamanın ardından, suçlamasını temellendirmek üzere bazı argümanlar sıralıyor ve bunların birinci sırasına, Ergenekon davası sürerken Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un Trabzon’da Oruçreis fırkateyninin güvertesinde yaptığı açıklamaları koyuyor:
“Gemi güvertesindeki tavır ve üslûbunuzun toplum üzerindeki menfi etkisini kuşkusuz düşünemezsiniz...”
Yalman’ın konuşmaya verdiği önem, o konuşmanın zamanında hakkıyla değerlendirilip değerlendirilemediği sorusunu da beraberinde getiriyor. Başbuğ’un ifadesini alırken savcının da sorguladığı o “tavır ve üslup”un gerisinde belki de hâlâ açığa çıkmamış bazı şeyler var ve belki de bu konu ileride yeni bilgilerle yeniden gündemimize girecek. Hatırlayalım kısaca...
Başbuğ’un ‘Trabzon’ ve ‘firkateyn’ vurguları
Orgeneral Başbuğ, 17 Aralık 2009’da Trabzon Limanı'nda demirli TCG Oruçreis Fırkateyni'nde bir basın toplantısı düzenledi. Gazeteciler, basın toplantısının bir savaş gemisinde düzenlenmesindeki fevkalâdeliğin farkındaydı ama Başbuğ, onların beklentilerini de aşan sözlerle başladı konuşmasına... Son zamanlarda, çeşitli vesilelerle TSK'ya karşı yürütülmekte olan psikolojik harekâta, asimetrik psikolojik harekâta değinmek istediğini belirttikten sonra şöyle dedi:
''Bu konuya özellikle, bugün üzerinde beraber olduğumuz TCG Oruçreis Fırkateyni'nde değinmemin özel bir anlamı vardır. Herhalde herkes, açıkça ne demek istediğimi anlamaktadır.''
Başbuğ, sorgusunda, bunun anlamını soran savcıya sadece “Türk Silahlı Kuvvetleri'ne moral vermek için öyle konuştum” demişti.
Fakat devamı da vardı. Başbuğ, aynı gün öğleden sonra gittiği Valilik'te sözü yine bu basın toplantısına getirmiş, orada da “Trabzon” vurgusu yapmıştı:
“Basınla olan bu görüşmeyi uzun süredir yapmayı arzu ediyordum. Ama özellikle basınla olan görüşmeyi -ki uzun süreler basınla görüşme yapmamıştık- herhalde niye Trabzon'da yaptığımın da özel bir anlamı var. Onu da sizlerle paylaşmak istedim. Herhalde anladınız. Trabzon çünkü önemli. Bu görüşmeyi, bu ifadeleri Trabzon'da yapmanın en uygun olacağını düşündüğüm için biraz önceki basınla görüşmeyi Trabzon'da yaptım.''
Konuşmanın yapıldığı günler çok daha “flaş” gelişmelerin olduğu günlerdi, dolayısıyla “Trabzon” ve “fırkateyn” vurgularının ne anlama geldiği ne o zaman ne de sonrasında fazla kurcalanmadı.
Aytaç Yalman belli ki “Ordunun moralini yükseltmek” argümanını inandırıcı bulmuyor. Bir şeyler söylüyor ama devamını getirmiyor.
http://www.aljazeera.com.tr/al-jazeera-ozel/yalmandan-ozkoke-lutfen-konusun
Yazarlar
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları



























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
21.07.2025
14.07.2025
23.06.2025
19.06.2025
17.06.2025
8.06.2025
1.06.2025
11.05.2025
8.05.2025
4.05.2025