Atilla YAYLA
G-20 zirvesi arifesindeki Paris saldırıları üzerine akla ziyan yorumlar yapıldı. Bazı Avrupalılar Türkiye’yi suçladı. Gerekçeleri Türkiye’nin mültecilerin Avrupa’ya akışını engellememesiydi. Tuhaf bir bakış. Türkiye başka yerlere gitmek isteyen insanları hangi hakla durdurabilir? Kaldı ki, sizin herkesi ve her şeyi adım adım izleyen istihbarat servisleriniz yok mu? Güvenliğinizi Türkiye’ye mi ihale ettiniz? Türkiye’de saldırılar olduğu zaman Türkiye’nin sizdeki saldırılara karşı göstermesini istediğiniz hassasiyeti ve dayanışmayı siz niye göstermiyorsunuz?
Batılıları anladık, ama Türkiye’deki bazı kimselerin yorumları daha da dehşet vericiydi. Onlar da Paris saldırılarının sorumluluğunu Türkiye’ye yıktı. Bir kere daha Erdoğan’ı Suriye’deki iç savaşın müsebbibi olarak gösterdi. Suriye’nin bu yüzden karıştığını, Türkiye’nin teröristlere destek verdiğini iddia etti. Büyük laflar. Bunları neye dayanarak söylüyorsunuz? Hangi somut delillere sahipsiniz? Durum dediğiniz gibiyse, teröristler Türkiye’yi niye hedef alıyor?
Bazı yorumcular saldırıların bizzat AB tarafından “ayarlandığını” iddia etti. Onlara göre 9/11 olaylarına benzer bir durumla karşı karşıyayız. AB Müslümanlara karşı bir haçlı seferi başlatacak. Bunun için gerekçe hazırlamaya çalışıyor. Doğrusu, AB’nin saldırıların arkasında olduğu iddiasını delillere dayanmadıkça abartılı bulurum. Ama bu katliamların AB ülkelerinin çoğuna Müslümanların hayat şartlarını ağırlaştırma, hareket özgürlüklerini engelleme yolunda bir müşevvik sağlayacağını sanıyorum. Batı’da zaten Müslümanlara karşı derin bir önyargı ve koyu bir öfke var. O kadar ki bazıları her Müslüman’da fiilî veya potansiyel bir terörist teşhis etmekte. Irkçı partiler ve çevreler İslamı Avrupa’ya ait olmayan bir unsur olarak görüyor, Avrupa’nın Müslümanlardan tamamen “arındırılmasını” istiyor.
Bu tür saldırıları tam olarak aydınlatmak imkânsıza yakın. Şahit olduğumuz, son derece organize, aynı anda birden çok yerde vuku bulan, birçok boyutu bulunan bir saldırı zinciri. Bunun geniş bir işbirliği yapılmadan, ülke içinden ciddî destek almadan gerçekleştirilmesi olanaksız. Tam olarak ne olduğunu anlamak için, aylar sürecek çok yönlü ve muhtemelen uluslararası işbirliği gerektirecek soruşturmalara ihtiyaç var.
İstikbaldeki benzer saldırıların önlenmesi bu saldırıların aydınlatılması kadar önemli. Bunun ilk adımı, terörizmin bir uluslararası afet olarak kabul edilmesi ve teröristler arasında ayrım yapılmaması. Tüm ülkelerin ilgili birimleri teröre karşı global mücadele için işbirliği yapmalı. Bir diğer mesele, Batı’nın dünyanın orasına burasına keyfince müdahalelerden uzak durması. Batı’nın, coğrafyalardaki doğal akışı bozması mutsuz, huzursuz kitleler ortaya çıkartıyor. Şiddet eğilimleri ve örgütleri bu ortamda boy veriyor ve güçleniyor.
Batı eskiden uzak topraklarda sebep olduğu sorunların kendisine ulaşamayacağını düşünerek rahat etmekteydi. Bu devir çoktan kapandı. İletişim ve ulaşımın çok kolaylaştığı, bilginin anonimleştiği ve her yere kolayca aktığı bir dünyada eskiden olduğu gibi bazı yerler ulaşılmaz, dokunulmaz kalamaz. Herhangi bir yerde doğan bir problem tüm dünyayı etkileyebilir. Hiçbir ülke kendisini bu tür saldırılardan emin hissedemez. Batı kolonyal dürtülerini sınırlamalı ve kendini dünyanın her şeye muktedir efendisi gibi görmekten vazgeçmeli.
Son olarak, ne kadar acı ve dehşet verici olursa olsun terör saldırıları karşısında sakin olmalı, paniğe kapılamamalıyız. Panik ve aşırı reaksiyon tam da teröristlerin istediği şeydir, potansiyel teröristleri ve terör örgütlerini cezbeder. Sağın solun bombalanması ve insanların katledilmesi kötü bir şey ama bir toplum, bir ülke bu tür saldırılarla yıkılamaz, yok edilemez. Öyle sanıyorum ki terörü sıfırlamak imkânsız. Terör azaltılsa bile hayatımızda daima var olacak. İnsanlık hem terörü olabildiğince sınırlamayı hem de onunla birlikte yaşamayı öğrenmek zorunda.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.04.2021
24.04.2020
12.02.2020
13.11.2019
28.07.2019
28.05.2019
22.05.2019
14.05.2019
12.05.2019
18.04.2019