Aydın ENGİN
Şu "Amiraller bildirisi" üstüne söylenmedik ne kaldı bilmiyorum. Bildiğim bu konuda bir de benim yazmama gerek kalmadığı. T24'de Metin Gürcan, Duvar'da Ümit Kıvanç önceki gün, T24'de Oya Baydar dün yazdılar; söylenecek olanı söylediler, olup biteni yeterince ve gereğince analiz ettiler. Bundan sonrası "zevzeklik" olur.
Gel gör ki şu "Amiraller itiş kakışı"ndan büsbütün uzak durmak mümkün değil. Bir süre daha içimiz dışımız "Amiraller bildirisi" olacak gibi. Daha da ağır sonuçları olursa şaşmam.
Şaşmadığım gibi ürkerim de. Ne zaman darbe olsa ya da darbe bastırılsa olan (benim) bizim gibilere oluyor. Yanlış ve yersiz bir "ürkü" olarak görmeyin. Üç buçuk darbe, bir darbe girişimi yaşamış, hepsinde de nasibini almış bir gazetecinin yazısını okuyorsunuz. Güvenmelisiniz.
Ama bugün benim "güncel ürkü"m MHP'nin Başbuğ'u oldu. Öyle oldu, çünkü görünen o ki MHP Başbuğ'u salt siyasetçi olmakla yetinmekten vazgeçti, ülkenin en yetkili yargıcı oldu.
Evet: Yargıç.
Yargılayan, hatta yargılamaya gerek kalmadan hüküm kesen, ceza veren bir yüce yargıç.
Hem öyle sulh ceza, asliye ceza gibi ufak tefek suçlara bakan sıradan bir yargıç değil. Hükümleri Anayasa Mahkemesini, Meclis'te 60 milletvekili ile temsil edilen, ülkede 6,5 milyon seçmen yurttaşın desteğini almış, yasal bir siyasiyi partiyi, ortak bildiri yayınlayan "mütekait amiralleri" kapsayan bir yargıç.
Eh bir yüce Başbuğ yargıç da olursa, ona yüce yargıç dense gerek değil mi ?..
* * *
Yüce yargıç son günlerde Anayasa Mahkemesi'ni hedef tahtasına oturttu. Yüce yargıcın defalarca "HDP gecikmeden kapatılmalıdır. Bu şühedaya (şehitlere) bir namus borcumuzdur" demesine rağmen ülkenin en yüksek yargı kurumu Anayasa Mahkemesi HDP'yi kapatmadı onun yerine Yargıtay Başsavcılığının iddianamesinde hem bazı usul eksikleri buldu, hem de HDP'nin "terör odağı olduğu"na ilişkin iddianamede somut kanıtlar olmadığını belirtti ve iddianameyi geldiği yere geri yolladı.
Yüce yargıç yüce Başbuğ da haklı olarak yağdı gürledi; 1 Nisan'da yazılı açıklama yaptı ve "HDP'nin kapatılması kadar Anayasa Mahkemesi'nin de kapanması artık ertelenemez bir hedef olmalıdır" buyurdu.
Nisan başıydı.1 Nisan şakası sandık. Değilmiş.
Dün de partisinin grup toplantısında yine yağdı gürledi ve o gürlemeden AYM bir kez daha nasibini aldı. En kilit cümlelerini aynen aktarıyorum:
"… AYM'nin mevcut hali ile milletimizin vicdanında karşılığı yoktur. Mahkeme başkanının da tarafsızlığı söz konusu değildir. Bu mahkemenin kapısına kilit vurularak yeniden yapılandırılması demokrasi sorumluluğudur. AYM'nin bir darbe mirası olduğu ortadadır…"
MHP Başbuğu'nun parti grubunda yaptığı uzun konuşmayı T24 epey ayrıntılı yayınladı. Meraklıysanız tıklayın ve okuyun.
Kimileri Başbuğ'un dünkü son konuşmada geçen "yeniden yapılandırılmalıdır" önerisini "Bahçeli geri adım attı" diye yorumladı. Yani "Kapatmayalım ama yeniden yapılandırılım" demiş gibi. Oysa konuşmanın bütününe bakılırsa bu yeniden yapılandırmayı "Yani AYM olmasa da olur gibi olsun" diye anlamlandırmak daha doğru galiba.
Ama ben o uzun konuşmadan özellikle bir cümleye dikkatinizi çekmek istiyorum: AYM'nin bir darbe mirası olduğu ortadadır…
Hımmm!...
Doğru. Anayasa Mahkemesi Türkiye'nin hukuk sistemine 27 Mayıs darbesinden sonra yapılan yeni anayasa ("1962 Anayasası" diye anılır) ile girdi. Ancak bunu, Anayasa Mahkemesi'nin askerlerin siyaset üstündeki vesayetini sağlayan bir kurum olduğunu değil, çağdaş demokrasilerin olmazsa olmazlarından "kuvvetler ayrılığı" ilkesini iyice pekiştiren olumlu ve önemli bir adım olarak görmek gerek.
Yoksa meselâ Almanya'nın da Anayasa Mahkemesi (BundesVerfassungsgericht) var. "Acaba o hangi darbenin ürünü" diye sorma hakkımız doğar.
* * *
Yüce yargıç Devlet Bahçeli sadece Anayasa Mahkemesi üstüne hüküm kesmedi, en taze gündem maddemiz "amiraller bildirisi" üstüne de hüküm kesti.
Dünkü MHP grup toplantısında o konuda da uzun uzun konuştu ama ben tek cümleyi aktarmanın yeterli olduğu kanısındayım:
"...104'lükler suç işlemişlerdir. Bu suç cezasız kalamaz, kalmayacaktır".
104 "mütekait amiral"in ortak bildirileri bir suç oluşturuyor mu bilemem. Bildiğim, eğer bir suç varsa buna mahhkemelerin karar vermesi gerektiğidir. Madem yamalı bohçaden beter hale gelmiş 12 Eylül'ün ayıplı Anayasası halâ geçerli ve orada Türkiye'nin bir "hukuk devleti" olduğu yazıyor, neyin suç olup neyin olmadığına ancak mahkemeler karar verebilir.
Ama MHP başbuğu çoktan yargıladı ve hüküm kesti:
"...104'lükler suç işlemişlerdir. Bu suç cezasız kalamaz, kalmayacaktır".
Boş yere "Yüce Başbuğ artık yüce yargıçtır da" dememişim değil mi?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları








































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2022
29.01.2022
28.01.2022
18.01.2022
17.01.2022
3.01.2022
24.12.2021
13.12.2021
6.12.2021
4.12.2021