Aydın ENGİN
1980’de Afganistan’da Kızılordu destekli Babrak Karmal askerleri ile ABD’nin ve Çin’in milyon dolarlar harcayıp silahlandırdığı ve eğittiği “Mücahit” denen Hikmetyar, Rabbani gibi eroin hammaddesi ihracatçılarının askerleri arasındaki kanlı iç savaşın tırmandıkça tırmandığı günlerde tanıdım onu.
Adı Gulam Hazret’ti. Triportörü ile otel mutfaklarına meyve, sebze taşıyordu. Yabancı gazetecilerin kaldığı Kabil İntercontinental otelinin mutfak kapısına silme yüklü triporter kasasından portakal boşaltıyordu. Üç - dört portakal düştü, ayaklarımın dibine kadar yuvarlandı. Hepsini yerden aldım, götürdüm triportör kasasına koydum.
Lüks otelin müşterisinden böyle bir tutum beklemiyordu anlaşılan. Minnetle güldü. Böyle tanıştık.
Avrupalı meslektaşlar gibi araba kiralayacak halim, yani param yoktu. Orada, ayaküstü günde 5 dolara Gulam Hazret’le anlaştım. Artık benim de hem üç tekerlekli de olsa bir makam aracım olmuştu, hem de iyi bir çevirmenim.
Bir Azeriydi. Afganistan’ın batısındaki bir Azeri köyünden Kabil’e göç etmiş. O çok sevimli Azeri dilinin yanı sıra Peştun dilini de akıcı konuşuyor, Tacikçe’yi ve Özbek Türkçesi’ni de anlıyor hatta çat pat da konuşuyordu.
Yani dört ayak üstüne düşmüştüm ve o günlerde orada çalışan bütün meslektaşlardan Afganlarla ilişkide birkaç adım öne geçmiştim. Günde 5 dolar ise Gulam Hazret için neredeyse bir servetti.
1980 Ocak sonuna kadar Gulam Hazret’le birlikte çalıştık. Salt Kabil’de değil Afganistan’ın güneyinde, batısında ve kuzeyinde neredeyse dört döndük.
Param bitmek üzereydi yani dönüşüm yaklaşmıştı. Gulam Hazret beni evine akşam yemeğine davet etti. Üç odalı, sefil değil ama yoksul bir Kabil evi. Oturma odasında yer sofrasında dört kişi bizim perde pilavına benzer nefis bir etli pilav ve üzüm hoşafına tandır ekmeği eşliğinde kaşık salladık.
Dört kişi. Ben, Gulam Hazret, başına şöyle bir örtü atıvermiş güleç yüzlü karısı ve…
Ve Gülçehre…
Gulam Hazret’in kömür gözlü ve güzeller güzeli kızı. “Eylül gelende yeddi (yedi) yaşına” girecek. Azeri Türkçesi Gülçehre’nin dilinde daha da sevimli. Annesinin “Bu gız pek dilbaz emmisi” dediği Gülçehre cıvıl cıvıl konuşuyor.
- Jurnalist adam, yaz bitende ben mektebe başlirem.
Jurnalist adam “Al şu kızı bas bağrına” duyguları içinde sordu:
- Peki ne olacaksın Gülçehre ?
- Muallim olacağım. Sedece (sadece) gızların muallimi olacağım.
* * *
Kömür gözlerinden zekâ fışkıran, gül çehreli Gülçehre’yi bir daha görmedim. Bugün 48 yaşında olmalı.
Taliban 1996’da iktidarı ele geçirdiğinde Gülçehre artık dal gibi bir genç kadındı. Muallim olmuş muydu bilmiyorum; Taliban’a boyun eğmiş miydi bilmiyorum. Arada geçen 41 zorlu ve kanlı yılda hayatta kalıp kalmadığını bile bilmiyorum.
Ama üç gün önce Kabil’de silaha tapan Taliban çetelerinin karşısında dikilen 44 Afgan kadını arasında ben sanki Gülçehre’yi gördüm.
Hayır bir benzetme değil, O küçücük kızın 48 yaşındaki görünüşünü bilemem elbet. Ama dedim ya, fotoğrafta sanki Gülçehre’yi gördüm. “Kadın ve erkek eşittir. Haklarımızı savunacağız” yazan küçücük, derme çatma pankartlardan birini de Gülçehre taşıyordu.
“Jurnalist adam”ın içi ısındı, yüreği kabardı. Gülçehre’yi bu kez sımsıkı bağrına bastı.
* * *
Bu bir fantezi yazısı değil. Bir edebi deneme hiç değil. Sıradan bir anı aktarımı da değil.
Bu Tırmık “IŞİD ve El Kaide’ye karşı Taliban” mavalını okuyan dinbaz siyaset bezirganlarına, utanç vermekten öte işlevi kalmamış AKP medyasına, kendini “Demokrasinin beşiği ve günümüzün en ileri demokrasisi” diye tanımlayıp kostaklanan AB ülkelerinin serbest piyasa tanrısına tapan elebaşılarına, ABD‘nin tepelerine duyduğum öfkenin dışa vurumudur.
Alın size dumanı tüten bir Taliban açıklaması. Taliban sözcüsü, suratının rabbiyesiri kalmamış Zabihullah Mücahid, İhlas Haber Ajansı'na konuşmuş:
“…Türkiye dost ve kardeş bir ülkedir, çok derin ilişki ve bağımlılık içerisindeyiz. (…) Kadın hakları İslam dinindeki yerine göre özen gösterilecek ve himaye edilecektir…”
Ek bir yoruma gerek var mı?
Kadınlar üstüne söylediklerinden ne anlaşılır ve bu ikiyüzlülüğe öfke duyulmaz da ne yapılır?
* * *
Sözcü, sözlerinin sonunda bir inci daha yumurtladı. Aynen aktarıyorum:
“Yeni hükûmetin kuruluş töreni için sanırım bütün ülkelere davetiye gönderildi ve gelmelerini umuyoruz. Bu bizim hükûmetimizin ilanı için iyi olacaktır ve bu bizim için bir destek mahiyetindedir”
Ben bu paragrafı AKP iktidarı, AB ülkelerinin iktidarları ve ABD iktidarı için bir demokrasi sınavı olarak okudum.
Siz nasıl okudunuz?

Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları






























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2022
29.01.2022
28.01.2022
18.01.2022
17.01.2022
3.01.2022
24.12.2021
13.12.2021
6.12.2021
4.12.2021