Ayhan ONGUN
Bu konu kaç zamandır gündemimdeydi ama ancak şimdi yazma fırsatı oldu.
Daha doğrusu uzun zaman,”acaba ben mi yanlış değerlendiriyorum, milyonlarca insanın umudu olmuş bir partiye haksızlık mı ediyorum” diye susmayı tercih ettim.
Ne zaman ki, Parti içerisinde yenilikçi olarak bilinenlere karşı; ulusalcı kesimin mahalle baskısına Kılıçdaroğlu sahip çıkmadı, Gülseren Onanç’ı istifaya zorladı.
Parti yönetiminin dışında Süheyl Batum ve arkadaşlarının parti disiplinini hiçe sayarak basın açıklaması yapmasına göz yumdu.
Muharrem İnce’nin Sezgin Tanrıkulu ve arkadaşlarına, özellikle de güney doğu kökenlilere yönelik aşağılayıcı, dışlayıcı tavrına ses çıkarmadı.
Uşak Milletvekili hatunun bir genel başkan yardımcısını CIA ajanlığıyla itham etmesini içine sindirebildi.
Ve en sonunda Aydın Ayaydın gibi sicilli, merkez sağın en kadim adamını alıp kendine başdanışman yaptı!
Artık Kemal Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkanlığında bir CHP, siyaset yelpazesinin neresinde yer alır bilemem ama sosyal demokrat olmayacağı kesin.
Halk arasında yaygın bir deyiş vardır.
Klavuzu karga olanın……diye başlar, Aydın Ayaydın gibi bir danışmanı olanın da sosyal demokrat olamayacağını söylemek için kahin olmaya gerek yok.
Aydın Ayaydın’ı tanımayan var mıdır bilmem.
Bankalar Birliği Başkanlığı da dahil, kamu bankaları ve sigorta şirketlerinde yaptıkları ortada. Geçmişte DYP den aday olup seçilemeyen, sonra Anavatan Partisinden milletvekili seçilen Ayaydın son seçimlerde de Demirel kontenjanından CHP milletvekili seçildi.
Bodrum da evi olduğu için Bodrum da çok eğleşen sayın milletvekili, CHP İlçe binasının yerini bilir mi, emin değilim. Bir kez olsun parti binasına geldi mi? Onu da Sayın İlçe yöneticilerine sormak gerek.
İşte bu anlı şanlı başdanışman, geçmişte Sayın Baykal’ı getirdi Bodrum’a, partililerden kaçırdı.
Aynı Ayaydın, bu kez Sayın Kılıçdaroğlu’nu getirdi Bodrum’a ve yerel seçimlere yönelik hayli sorun yaşayan ilçe örgütüne getirmek şöyle dursun, aldı genel Başkanı, MHP li bir belediye başkanının olduğu Mumcular beldesine götürdü.
Oysa sayın Kılıçdaroğlu’nun ilçe binasına yapacağı bir ziyaret, CHP örgütüne müthiş bir moral olacak, partililerin motivasyonu artacak, belki de karamsar unsurlar bu ziyaretten olumlu etkileneceklerdi.
Son günlerde partide en popüler olan isimlere baktığınızda, Ayaydınlar’ın, Haberal’ların, Batum’ların, Ayman’ların, Dilek Akagün’lerin; yani partinin sağa dönük yüzlerinin el üstünde tutulması boşuna değilmiş.
İlginçtir, CHP içerisindeki sosyal demokratlardan da ses çıkmıyor.
Karadeniz Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinden Dr. Necdet Bulut’un Trabzon da bir saldırıya uğrayıp yaralanmasının ardından Haberal’in başında olduğu ekibin ihmali sonucu öldüğü mahkeme tarafından da tescil edilmiş, bağırsakları dışarıda Bulut’a hangi akla hizmet süt içirildiği hala cevabı verilmemiş bir soru olarak duruyor.
ODTÜ öğrencisi devrimci genç Semih Erbek Hacettepe’de yattığı sırada mide kanaması geçirdiğinde aynı Haberal’in talimatıyla konserve şeftali yedirilerek ölümüne neden olunuyor.
CHP lilerin neredeyse kahraman ilan ettikleri Mehmet Haberal’in Hacettepe Üniversitesinde görev yaptığı dönemde sekreterinin Mehmet Ali Ağca’nın kız kardeşi olduğunu da mı bilmiyorlardı.
Bülent Ecevit’in tedavisi sırasında yine Mehmet Haberal ve ekibinin yanlış tedavi uyguladığı iddiaları ayyuka çıkmadı mı?
Gözaltına alındığı günden itibaren yalan, düzmece raporlarla hastanede kalan” duruşmaya bile gidemez, yolda ölür” denen Haberal, şimdilerde meclis merdivenlerini keklik gibi sekerek çıkıyor.
Süheyl Batum, neredeyse DP ye genel başkan olmuyor muydu?
12 Eylül paşalarının danışma meclisine atadığı Kamer Genç DYP den milletvekili olmadı mı?
Merkez sağın duayen siyasetçisi Süleyman Demirel’in referansıyla yaklaşık bir grup kuracak kadar sağcı CHP den milletvekili yapılmadı mı?
Ve bugün geldiğimiz noktada Ayaydın’ın başdanışmanlığında bir CHP sizce nereye gidiyor?
Bu gidişle elindeki tüm sosyal demokrat politikaları AK Partiye kaptıran CHP, siyasette eksikliği görülen merkez sağa talip gibi görünüyor
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2021
31.03.2021
17.03.2021
3.02.2021
23.10.2020
30.09.2020
28.07.2020
19.05.2020
15.05.2020
19.03.2020