Ayhan ONGUN
Bir pınardım kan oldum/Yol kenarı han oldum/Yanıldım ah ziyan oldum/Siz benim neden sustuğumu/Nerden bileceksiniz
Biz Ahmet Kaya’nın neden sustuğunu değil de niye susmadığını geç de olsa anladık.
Onu yaban ellerde, ülkesine hasret öldürenler, bugün de ardından timsah gözyaşı dökenler utansın.
Gerçi ar damarı çatlamış mahcup entellerin, yalnızca sosyalı kalmış demokratların, statüleri ellerinden alınmış modern elitlerin; utanacak yüzleri kalmış mıdır? Bilemem.
Yaklaşık bir yıldır gelmeyen şehit cenazelerinden, gerçekleşmeyen faili meçhullerden rahatsız olup, neredeyse terör duasına çıkacak endişeli modernler, miting alanlarında bayrak sallamayı milliyetçilik sanan ulusalcılar; siz barış için can veren, acı çeken, işkencelerden geçip, hapiste yatanların halini nerden bileceksiniz!
Laiklik adına din düşmanlığı yapan, Atatürkçülüğü maske edinip, kendini bu ülkenin sahibi, kendisi gibi olmayanları düşman gören; oysa kendisi barışa düşman, demokrasiye, özgürlüğe, insana düşman insancıklar; siz nerden bileceksiniz, insan onurunun ne kadar dirençli, yenilmez olduğunu.
Samimiyetsizliğin tavan yaptığı, dürüstlüğün, ahlakın dibe vurduğu günümüzde; doğruyu söyleyenin dokuz köyden kovulduğunu, yalan söylemeyenin itibar görmediğini, daha da kötüsü barışı istemenin suç sayıldığını; bakıp da görmeyenler, duyup da anlamayanlar, siz nerden bileceksiniz.
Siz nerden bileceksiniz; barış olmadan demokrasi olmayacağını, ama demokrasinin de barışın karşıtı ya da alternatifi olmadığını.
Bir fidandım, dirildim/fırtınaydım, duruldum/yoruldum, çok yoruldum/siz benim neler çektiğimi/ nerden bileceksiniz.
Yüreğinde insan sevgisi olmayanlar, dağda ölene de, askerde şehit olana da, bir ana kuzusu olarak bakamayanlar, kişisel hırs ve çıkarları, kapris ve kompleksleri, beklentileri, şişik egoları, tatmin edilmemiş duyguları için olmadık kötülükler yapabilen, siyaseti bir rant alanı olarak gören utanmazlar; siz nerden bileceksiniz, barış ve demokrasi için çekilen çileyi.
Siz nerden bileceksiniz; gözlerimizin rengi farklı olsa da, acılar, ölümler ardından dökülen gözyaşlarımızın renginin aynı olduğunu.
Siz, öğrenmekten, aynaya bakmaktan korkan, demokrasiye karşı çıkan cumhuriyetçiler; siz nereden bileceksiniz, her kazanımın bir de kaybedeni olduğunu, barışın dostla değil, kavgalı olduklarımızla yapılacağını, mükemmelin, iyinin düşmanı olduğunu.
Üzerinde darbelerin tozunu taşıyan komplocular, her olumlu adımın ardında çeşitli komplo senaryoları üreten darbe severler; belki bir gün gelir diye evinin önünden alıp götürülen ve bir daha gelmeyen oğlu için öldüğü güne kadar evinin kapısını açık tutan Berfo Ananın ızdırabını, siz nerden bileceksiniz.
Yönetmeden hükmeden bir ordunun kanatları altında, vesayet sisteminin korumasında, servetlerine servet katan ergen-ulusalcılar; Diyarbakır zindanlarında, işkence tezgahlarında yalnız uzuvlarını değil, umutlarını da kaybeden, akıllarını yitirenlerin isyanını siz nerden duyacaksınız.
Zulüm tarlasında ancak zülüm biteceğini, yuva bozanın yuvasının olmayacağını bilmeyen zalimler; siz nerden bileceksiniz, yakılan, yıkılan köylerin üzerinden göğe yükselen dumanların aslında barış özleminin habercileri olduğunu, öldürdüğünüz mazlumların kanında bir gün boğulacağınızı.
Halkı yok sayan, aşağılayan, daha olmadı yok eden zihniyetin sahipleri; artık yönetmekte zorlandığınız bu halkın öfkesinin, özgürlük sevdasına dönüşeceğini, barış özleminin bir fırtınaya dönüşüp, sizi nasıl sürükleyeceğini; siz nerden bileceksiniz.
Düne kadar türküleriyle coştuğunuz bir sanatçı, filmlerini kaçırmadığınız bir sinema oyuncusu, küfürlü yazılarına hayran olduğunuz bir yazar, bugün sizin beğenmediğiniz sözler söyledi, barış istedi diye nefret ve şiddetle onları linç etmeye kalkan efendiler; bu halkın gerçek efendilerinin barışı ne çok istediğini, demokrasiye ne kadar hasret kaldığını, özgürlüklerine ne kadar düşkün olduklarını,Siz nerden bileceksiniz…………………
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2021
31.03.2021
17.03.2021
3.02.2021
23.10.2020
30.09.2020
28.07.2020
19.05.2020
15.05.2020
19.03.2020