Ayhan ONGUN
Ülkenin dört bir yanında kavurucu sıcaklar etkili olurken, gündemin sıcaklığı tansiyonları yükseltiyor, baş döndürüyor.
Sıcaklardan korunmanın çeşitli yol ve yöntemleri vardır. Gölgeye kaçarsınız, şemsiye açarsınız, suyun altına girersiniz, bir şekilde korunursunuz ama siyasetin sıcak gündemini soğutmak pek öyle kolay olmuyor.
Sıcaktan bunalan insanın anlama ve kavrama zorluğu çektiği bir gerçek. Hele de gündem böylesine sıcak ve değişken olunca, olayları doğru analiz etmek, değerlendirmek daha zor oluyor.
Yurt içinde terör örgütlerine yönelik yapılan operasyonlar bir yana sınırda ve sınır ötesinde devam eden askeri operasyonlar kafaları iyice karıştırdı.
Bu karışık ve karmaşık ortamda akla gelen ilk soru;
“Çözüm süreci rafa mı kaldırıldı?”
Çin seyahatinden dönüşte ayağının tozuyla açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın söyledikleri gerçekten ilginçti.
“Ulusal güvenliğimizi tehdit eden eylemlerin içinde yer alanlarla çözüm süreci olmaz.”
Yakın zamana kadar gerek Erdoğan, gerekse Davutoğlu ve AK Parti kurmayları her fırsatta “çözüm süreci her koşulda ve her şeye rağmen devam edecektir.” Derken, şimdi birden bire “Kürt sorunu diye bir sorun yoktur” dan başlayan pozisyon değişiminin altında yatan nedenler neydi?
Sınırda güvenli bölge oluşturmak adına Kandil dahil PKK kamplarını bombalayan TSK, belki de ilk kez ABD, AB ve NATO’yu da yanına alarak önemli bir meşruiyet sağlamış oldu.
Türkiye’nin talebiyle toplanan NATO Genel Sekreteri yaptığı açıklamada “Türkiye’yi tehdit eden her türlü eylem ve saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Tehditlerin artması halinde her türlü askeri desteği vermeye hazırız.” Dedi.
Son dönemlerde DAEŞ’in saldırıları ve bunu gerekçe göstererek PKK nın yaptığı eylemler karşısında nasıl bir politika izleyeceği merakla beklenen Türkiye; özellikle ABD nin desteğini ve NATO’nun onayını alınca her türlü riski göze almaya karar verdi.
Bu saldırılar karşısında İŞİD in de PKK nın da tepkisiz kalmayacağını iktidar elbette biliyordu. Ancak erken seçimle, sorunlu bir koalisyon seçeneği arasında sıkışıp kalan AK Parti; gerek kamuoyunu, gerekse kendi kitlesini tatmin edecek çıkışı bu operasyonlarda buldu.
Bu tür bulanık havalarda komplo teorileri ve değişik siyaset senaryoları havada uçuşur. Özellikle medyanın da desteğiyle toplumda farklı algı operasyonları ve manipulasyonlarla vatandaşın kafası daha da karışır.
Bırakın sıradan vatandaşı, ülkeyi yönetmeye talip siyasi partilerin kurmayları bile ortak bir söylem ve analiz yapamaz durumdalar.
Seçim kampanyaları sırasında partisine oy vermeyenler tarafından da sempati toplayan Selahattin Demirtaş’ın son günlerde yaptığı çelişik açıklamalar, “çözüme bir adım kalmıştı” değerlendirmelerinin ardından adeta devlete savaş açan PKK nın asker ve polise yönelik eylemlerini izah etmekte zorlanmayan var mı?
Tam da Türkiye normalleşecek mi derken, bu anormal gelişmeler karşısında siyasi partilerin tavrı ve izleyecekleri politikalar kadar STK ve meslek odalarının nasıl davranacağı da merak konusu.
Türkiye gerçekten bir yol ayırımına geldi.
Demokratikleşme, hak ve özgürlüklerin genişletilmesiyle kamu güvenliği ikilemi arasında kalan siyaset kurumu, yeniden kendine çeki düzen vermek, halkın talep ve beklentilerine uygun sosyal ve ekonomik politikalar geliştirmek zorundadır.
Her ne kadar NATO ve müttefiklerinin desteğini de alarak bir meşruiyet kazandırılmaya çalışılsa da, bölgemizde yaşanan sıcak gelişmeler ve sınır ötesi operasyonlar tüm toplumu kaygılandırmakta ve yine sonu belirsiz bir savaş ya da çatışmalar ortamına girileceği endişesi yaşanmaktadır.
Tüm bu kaygı ve endişeleri dikkate almadan alınacak tüm önlemler, yapılacak operasyonlar; sonunda halkta yeni tedirginlikler, yeni korkuların oluşmasına yol açacaktır.
Korkuyla, yasakla varılacak bir yer olmadığını hala göremeyenlere inat, sorumluluk sahibi, savaş karşıtı yurttaşların yeni ve yaratıcı yöntemlerle barışı savunmaya devam etmesinden başka yol yoktur.
Görünen o ki, havalar daha çok ısınacak, sinirler gerilecek, ruh sağlığımız bozulacak.
Isınan havaya, kavurucu sıcaklara inat, soğukkanlılığımızı koruyarak, tahriklere kapılmadan barış mücadelesini sürdürmeye mecburuz.
Barış olmadan, ne demokrasi, ne özgürlükler, ne hukuk, ne adalet ne eşitlik mümkün değildir.
O zaman inadına barış!.....................................
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2021
31.03.2021
17.03.2021
3.02.2021
23.10.2020
30.09.2020
28.07.2020
19.05.2020
15.05.2020
19.03.2020