Ayhan ONGUN
İçinde bulunduğumuz koşullarda; geleceğe ilişkin, umut dolu, iyimser şeyler söylemek isterdim.
Ancak bunun pek mümkün olmadığını hepimiz biliyoruz.
Böylesi zamanlarda çözüm odaklı düşünmek, geleceği planlayabilmek için, dönüp kendimizi sorgulamak yerine, suçlu yaratma telaşı içine gireriz çoğumuz.
En çok da empati yapmayı beceremeyiz.
Kendimizi koyup dünyanın merkezine, her şey bizim etrafımızda dönüyor sanır, oturduğumuz yerden her şeyi yönetmeye çalışırız.
Bu da olmayınca kuşkusuz, işin kolayına kaçar, çevremizde suçlu arar, kafamızı sokarız kuma, neremiz dışarda kalmış farkında olmadan!
Bir siyasi partinin yılmaz neferidir, delegedir, yöneticidir ve hatta bir yerlere adaydır.
Mutlaka seçilmesi, seçilecek bir yerlere getirilmesi gerekir.
Değilse, birileri taraf tutmuştur, hata yapmıştır, liyakati dikkate almamıştır.
Oysa kendisi olsa, neler yapmazdı, nasıl da çok çalışır, neler başarırdı.
Tüm bu senaryolar öyle sanıyorum, hepinize çok bildik geliyordur.
Belediye başkanıdır, çok başarılıdır, çok seviliyordur ama kıskananları çoktur, ne kıymet kadir bilirler, ne de vefadan anlarlar.
Büyükşehir yasası olmasaydı, örgüt karşı durmasaydı, DSi doğru çalışsa, Karayolları yol ve trafik sorununu çözse, Çevre bakanlığı arıtmaları yapsa, bir de her fırsatta eleştiri yapan bazı aykırı gazeteciler, yazarlar olmasaydı, neler yapmazdı, neler!......
Genel Merkez olmasa, il örgütü, ilçe örgütleri daha başarılı olur, tüzük değişse, program yenilense parti içi demokrasi daha iyi çalışır, hak, hukuk, adalet içerisinde güle oynaya ne bayramlar kutlardık….. Desem inanır mısınız?
Elbette inanmazsınız!
Siyasi partileri de, yerel yönetimleri de, kamuyu da yöneten biz insanlar, değil miyiz?
Bu kurumlar insanlarla var olur ve tüm sorunları sistem içinde yine insanlarla çözmek durumundayız.
Ama sorunu çözmek için kafa yormak, yaratıcı yol ve yöntemler üretmek yerine sorunun bir parçası olmaktan öteye gidemiyorsak, yapacağımız tek şey sorunları tasnif edip sıralamak olur.
Çünkü bizim hiç hatamız yoktur, sorunun kaynağı olan kurum ya da sisteme ilişkin eleştiriler yapıp, sistem içinde çözüm aramak yerine, en yakınımızdaki kişi ya da kurumları hedef alıp, yeni suç ve suçlular yaratır, kenara çekilir, seyrederiz.
Örneğin iktidarı eleştirmek yerine, iktidar mensuplarıyla kol kola gezenler; sözüm ona muhalefet adına, cumhuriyetin vazgeçilmezleri, devletin bekası uğruna, kimi zamanda sözüm ona parti disiplini diyerek liberallere, sosyalistlere, devrimcilere, en kolayı da “ yetmez ama evetçilere” çevirirler oklarını.
Sanki geçmişte geleneksel devlet aygıtı içerisinde, bürokraside, kamu ya da yerel yönetimlerde onlar söz sahibiydiler. Sanki 12 Martların, 12 Eylüllerin en çok mağdur ettiği bu kişiler vardı parti yönetimlerinde. Sanki onlar yönetti belediyeleri!
Ekmeleddin İhsanoğlu’nu onlar cumhurbaşkanı adayı yaptılar.
Parti içi iktidarı ele geçirmek için tüzüğe en antidemokratik kuralları koyan, vekil tezgahlarında aday pazarlayan, üniversitelerde ikna odaları kurup, “TBMM yeni anayasa yapamaz” deyip, çözümü demokrasi dışı güçlerde arayanlar, darbe çığırtkanlığı yapanlar onlardı sanki!
CHP nin en başarılı olduğu 1973 ve 1977 seçimlerinde koşulsuz CHP ye destek veren DİSK, TÖB-DER, TMMOB, KÖY-KOOP ve TBB gibi kuruluşların varlığını görmezden gelip, her şeyi kendinden menkul sayanlar; bugün de sıkıştıklarında başarısızlıklarının, becerisizliklerinin faturasını bu örgütlerde ölümüne mücadele veren insanlara çıkarmaya çalışıyorlar.
Parti üyesi ya da yöneticiliğini bir meslek gibi gören, her koşulda siyasetten nemalanmaya çalışan, yaşamın hiçbir alanında demokrasi, hak ve özgürlük mücadelesi içinde yer almayan siyaset bezirganları neyse de, kendisini devrimci, solcu, sosyal demokrat gibi görenlerin de böyle bir tavır içinde olmalarını anlamak mümkün değil.
Örgüt şovenizmi yapmadan, doğru bildiği politikalar ve uygulamalar için hiçbir çıkar beklentisi olmadan mücadele edenlere söz söyleyenlerin dönüp bir aynaya bakmaları gerekmez mi?
Siyaset bir yaşam biçimidir ve yalnızca siyasi partilerde yapılmaz.
Yalnızca seçim zamanları, kendisi ya da kendisi gibi birilerini bir yerlere taşımak için siyaset yapmak yerine barış, demokrasi ve özgürlük için yaşamın her alanında verilecek mücadelenin içerisinde yer alan insanların bağımsız tercihlerine söz söyleme kolaycılığından kurtulamayanlardan kurtulmanın zamanı gelmiştir artık.
Şimdi zaman, birbirimizi anlama, dinleme, tahammül etme zamanıdır.
Yaşanası bir dünya özlemi, özgür, demokratik bir Türkiye umuduyla, barış ve huzur dolu nice bayramlarınız olsun.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları





















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2021
31.03.2021
17.03.2021
3.02.2021
23.10.2020
30.09.2020
28.07.2020
19.05.2020
15.05.2020
19.03.2020