Baskın ORAN
Son yıllarda; küçük kızların gelin edilmesinden tutun, boşanmak isteyen kadınların çocuklarıyla birlikte öldürülmesi gibi bin bir rezil olayın haberleri medyayı kaplamakta.
Bunlara ilişkin açıklama bizzat AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan geldi:
“Cennet annelerimizin ayaklarının altındadır. Annelerinizin ayaklarının altını öpün. Annelere ihanet edenler son zamanlarda biraz artmaya başladı. Televizyon yayınları da bu işi zıvanadan çıkardı. Buradan medyaya sesleniyorum. Lütfen bu yayınlarınızı kesintiye uğratın. Yoksa bu milleti çileden çıkaracaksınız”.
Yani Erdoğan’ı rahatsız eden, medyanın bu haberleri duyurması.
Doğrusu, geçen yıl 409 kadının erkekler tarafından öldürüldüğü bir ülkenin cumhurbaşkanı olarak kendisinden bu kadarını beklemiyordum. Bu azıcık fazla oldu.
***
Bütün feodal tabanlı ülkeler gibi bizde de kadını aşağılamak, öldürmek tam anlamıyla “yerli ve milli” spor. Bunu AKP icat etmedi; ülkenin hamurunda var bu. Ama bu rezillikler son zamanlara kadar bu denli açıkça, rahatça, geniş biçimde, iftihar eder gibi yapılmıyordu.
Bunun sebebini düşünmek lazım. Kadını aşağılayabildiği kadar aşağılayan ve öldüren şahısları, ki bu “şahıs” kelimesini kendimi çok zorlayarak kullanıyorum siz anlayın, bu şahısları cesaretlendiren “ilahiyatçı”ları iktidarın ve yargının duymazdan gelmesinin bunda çok ciddi rolü olmasın?
Sayın cumhurbaşkanı kendi kendisine bu soruyu soracağına, bizzat kendi başbakanlığında, 2004’te TCK Md. 216/2 olarak getirilen grup tahkiri suçunu nasıl “duyurmayın” diyebiliyor?
***
1952 yılında gazeteci Ahmet Emin Yalman’a suikast düzenlemekten 10 yıl hapis yatan, 2008’de de Bursa’da yanında çalışan kadının 14 yaşındaki kız çocuğuna cinsel tacizde bulunmaktan 13 yıl 75 gün hapse çarptırılan bir “şahıs” var. Bu şahsın evinde, 28 Şubat sürecinin bir parçası olarak, başörtülü bir genç kızla yakalanıp çıplak resimleri çekilen bir başka “şahıs” var. Bu ikincisi, tarikat lideri sıfatıyla fetva veriyor:
“Annenin ve kız kardeşinin kolları tahrik eder. Asr-ı saadetten evvel, kız çocuklarını diri diri gömmek. O zaman da bugünün hali varmış. Yani bu kız çocuğu mutlaka senin gözünün önünde gayrımeşru iş yapacak. Bu kızı kurtarmak mümkün değil. Keşke öyle gömme değil de, bir şekilde öldürmeyi âdet etselerdi. Boyunlarını kesip atsalardı. Onun için böyle yapmışlar. Bedava değil, boşuna değil. Biliyor ki bu kız gözünün önünde gayrımeşru olacak. Şimdiden öldüreyim o çağa gelmeden' diyor."
Ve evlat katline bu açık tahrike iktidardan ve yargıdan tık yok.
***
Artık iyice ortalığa dökülmüş (ve bu yüzden de iktidarı rahatsız etmeye başlamış) bir “vakıf yöneticisi” ve “ilahiyatçı” şahıs çıkıyor, asansöre kadınlarla birlikte binmeyi “halvet olmak” ilan ediyor. Aynı şahsın kadını aşağılayan başka incileri ibadullah:
"Kadınların Allah erkeklere 'dövün rahatlayın' diye müsaade etmesinden dolayı sabaha kadar şükretmeleri gerekiyor. “Çalışan kadınlar fuhuş sürecine destek oluyor”. “Kadın spiker izlemek günahtır”. “6 yaşındaki çocuk evlenebilir”.
Bu son söze suç duyurusunda bulunulmuş olmalı ki, Savcılık “ifade özgürlüğü” deyip takipsizlik veriyor. Ama bunu pedofili olarak yorumlayan gazeteci Orhan Gökdemir’e ceza kesilmesi ihmal edilmiyor. Bu son linki VPN’siz tıklamaya kalkmayın, çünkü erişimi yasaklanmış vaziyette.
Bu “şahıs” son olarak da şu fetvayı veriyor:
“Yatağa, yatar yatmaz gözünü kapatıp uyuyacak yorgunlukla ve vaktinde girmek gerekir. Yatakta geçirilen her boş dakika, şehvete doğru kaymış bir dakikadır ve yatağın şekli, yorgandan battaniyeye varıncaya kadar insanı, bilhassa erkeği gıdıklayan cinsel dürtüleri rahatsız eden bir yapıda olmamalıdır".
Tevekkeli değil, bu türden yatar yatmaz horlamaya başlayanlar zinaya ceza istiyor; daha ötesini söylemeyeyim artık.
Ve buna da iktidardan ve yargıdan tık yok. Ama cezalandırılsa daha iyiydi, çünkü medya fena halde makaraya sarıyor.
***
Bir “ilahiyatçı” yazar çıkıyor, “Yoğun bakımda kadın ve erkek birlikte tedavi edilmesin” diyor.
Kadını bu aşağılamaya, bu grup tahkirine de iktidardan ve yargıdan tık çıkmıyor. Ama çıksa daha iyiydi, çünkü sosyal medya başladı “kadın-erkek mezarlıkları da ayrı olsun!” diye fena halde makaraya sarmaya.
Sakın sosyal medya, RTÜK sansürüne bu makaralar yüzünden dahil edilmek isteniyor olmasın? Çünkü mizah en acıtıcı yöntemdir.
***
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve çevresi tarafından dikkatle izlendiği söylenen pek ünlü bir ilahiyat profesörü ve köşe yazarı, kocanın karısını hangi şartlarda dövmesinin caiz olduğunu anlatıyor.
***
Tabii, bir kadını 24 kez bıçaklayıp boğazını keserek öldüren vatandaş da kendini son derece “yerli ve milli” biçimde savunuyor: “Vatanını ve milletini seven, Kızılay’a kan veren biriyim”.
***
Hadi, bunlar “şahıs”. Peki devlet ne diyor, önemli olan o.
Diyanet’in resmî sitesi, “9 yaşına giren kız evlenebilir” diyor.
Bırakın bunu, yine Diyanet sitesinde “Babanın, öz kızına şehvet duyması haram değildir. Ama kızın 9’undan büyük olması gerekir” denmesi resmen korkunç! Haber sosyal medyada büyük tepki doğurunca siteden apartopar kaldırılıyor.
Ya, yine Diyanet’in “SMS, faks ve mektup ile boşanma gerçekleşebilir” fetvası?
Diyanet bünyesinde oluşturulmuş Aile ve Dinî Rehberlik Büroları personeline yönelik seminerlerden ilkinde, Aile ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkilisi konuşuyor:
“Yaratılış olarak kadının ve erkeğin kendine has özellikleri vardır ve eşit olamazlar. Huzura, kendine has özellikler ile yaşandığı zaman ulaşılabilir”.
İktidardan ve yargıdan tık yok.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, öksüz-yetim programından yararlanabilecek çocuklara ulaşmak ve gelir tespiti yapmak için ilköğretim okulu öğrencilerine “hane beyan formu” dağıtıyor. Burada, “12 yaşından büyük tüm bireylerin evli ya da bekar olduklarına ilişkin” bilgi isteniyor.
Bu sapına kadar “sübliminal” mesaja iktidardan ve yargıdan tık yok. Ama, “Camiler rant kapısı oldu” diyen imam hemen açığa alınıyor.
Yukarıda “yargıdan tık yok” deyip durduk ya, var aslında: Özel Harekat polisini tecavüzden beraat ettiren kararın gerekçesi. ‘Kadının, telefonunda çok sayıda erkek numarası bulunması ve evinde şort giyecek kadar rahat olması’.
***
Geçen yıl İstanbul Bilgi Üniversitesinde Dünya Kadınlar Günü standı açanlara bir çete bıçaklı saldırıda bulunmuştu. Bu yıl meseleye devlet el koydu: Kocaeli’nde ve Ankara’da günü sokakta kutlamak isteyen kadınlar ters kelepçeyle gözaltına alındı, Kabahatlar Kanunu’ndan ceza kesildi.
Ve Cumhurbaşkanı Erdoğan “Lütfen bu yayınlarınızı kesintiye uğratın. Yoksa bu milleti çileden çıkaracaksınız” dedi.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları




































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
1.09.2025
25.04.2025
4.04.2025
28.03.2025
14.03.2025
27.02.2025
27.12.2024
14.11.2024
1.11.2024
25.10.2024