Baskın ORAN
13 Kasım Salı günü, avukatım Oya Aydın Göktaş’la birlikte, İçişleri Bakanı S. Soylu’ya açtığımız hakaret davasının karar duruşmasına girdim. Yargıç son bir diyeceğim olup olmadığını sordu. Kalkıp şöyle dedim:
“Kendisini içişleri bakanı diye pazarlamış, sözlerinin her kelimesini alçakça kurgulamış bir uşak Süleyman Soylu hakkında suç duyurusunda bulunuyorum.”
***
Tahmin edeceğiniz gibi, bunlar tarafımca “düzenlenmiş”sözlerdi.
23.06.2017’de "Kürtler Üzerine Bazı Trajikomik Deneyler" diye bir haftalık yazı yayınlamıştım. Kürt yurttaşlarda büyük kırgınlık ve öfke yaratacak, bu nedenle de toplumsal barışın kurulmasını iyice zorlaştıracak hak ihlallerini sergileyen haberleri kronolojik sıraya koyarak, hiçbir yorum yapmadan aynen aktarmıştım.
Bu yazıya, sayın içişleri bakanı @suleymansoylu resmî adresinden 24 Haziran’da şu tvit yollanmıştı:
"Kendisini ilim adamı diye pazarlamış, yazısının her kelimesini alçakça kurgulamış bir uşak Baskın Oran hakkında suç duyurusunda bulunuyorum."
***
“Düzenleme”yi yaptıktan sonra şöyle bitirdim:
“Muhterem yargıç. Bu hakaretleri sayın içişleri bakanına benim yapmış olmam durumunda bana ne ceza verecek idiyseniz, şimdi o cezayı sayın bakana aynen vermenizi talep ediyorum.”
Bundan fazla söylenecek her kelime “bir fazla” olurdu. Davalı Soylu’nun avukatının buna ne cevap verdiğini merak ediyorsanız:
“Davacı, yayınladığı bir yazıda, ‘Mardin Derik Belediyesi'nin Türkçe, Kürtçe, Ermenice tabelası, ilçe kaymakamı iken belediye kayyımı yapılan Muhammed Fatih Safitürk tarafından söktürüldü’ demiştir: Bu kaymakamımız, PKK terör örgütünün verdiği emir sonucu makamına konulan bombayla şehit edilmiştir.”
Ve yargıcın duruşma sonunda verdiği hükmü merak ediyorsanız, “Davanın reddine…” dedi.
Kendisinin bir ay içinde yazacağı gerekçeli kararda açıklayacağı ret gerekçesini fevkalade merak ediyorum. Çünkü:
***
Daha önce CB Erdoğan’a iki hakaret davası açmıştık. Şu anda Yargıtay’da olan birincisine ilişkin olarak Sayın CB, barış isteyen ve imzaları bütün medyada yayınlanan 1.128 akademisyene Ocak 2016’da şu hakaretleri yağdırıyordu:
“Alçak, zalim, cahil, tiksinti verici, kin kusucu, hain, lümpen, terör örgütünün maşası, ahlaksız güruh, mandacı artığı, ruhu kirlenmiş, kapkaranlık aydın müsveddeleri...”
Şu anda İstinaf’ta olan ikinci davaya ilişkin olarak ise, barış isteyen bir mektubu AKP milletvekillerine gönderen ve yine isimleri medyada açıkça yer alan 170 bilim insanı ve sanatçı için Ocak 2018 Çorum AKP İl Kongresi'nde şunları söylüyordu Erdoğan:
“Be ahlaksızlar. Be adiler. Be vicdansızlar. Ahlaksızlar. Riyakârlar. Sahtekarlar. Fikir soytarıları. Teröristlere canlı kalkan. Terör örgütlerine yardakçılık. Profesör olsan ne yazar, sanatçı olsan ne yazar. Hainler!”
İkisini de Türk yargısı 2 “muazzam” gerekçeyle reddetmişti: 1) “Matufiyet yoktur.” (yani, isim zikredilmediği için bu hakaretlerin kime edildiği belirsizdir); 2) “Bu sözler hakaret değildir, ifade özgürlüğüne girer.”
***
Soylu davasında yargıcın “matufiyet yoktur” deme şansı yok, çünkü küfürlerin kime edildiği ad ve soyadı olarak açıkça belirtilmiş vaziyette. Bir tek olanağı kalıyor: “Alçakça” ve “uşak” terimlerinin hakaret olmadığını, ifade özgürlüğüne girdiğini söylemek.
Yol göstermek gibi olmasın ama, sayın yargıcın bir olanaktan daha yararlanabileceğini düşünüyorum: ‘Sayın Cumhurbaşkanımız bu şahıslara çok daha büyük hakaretler etmiştir, ama Yargımız bunları hakaret kabul etmemiştir, şimdi ben üstelik sadece içişleri bakanı söz konusuyken niye hakaret kabul edeyim!’
Başlıktaki “Yargıcın kararı tamamen hukuksuzdu” için bu kadarı yeter sanırım.
***
Ve gelelim, “Ama yargıç haklıydı”ya.
Haklıydı, çünkü hukuku uygulayıp bunca hakarete “hakaret” deseydi, sürgünlerden sürgün beğenebilirdi. Daha önce de yazmıştım, rahmetli meslektaşım Prof. Eralp Özgen sınıfta (Ankara Hukuk) şöyle dermiş mealen: “Yargıçların cesur olması istenmemelidir. Yargıçların cesur olmasının gerekmediği bir sistem kurulmalıdır.”
“Cesaret” konusundaki örneklerden sonuncusu, İzmir Karşıyaka Yargıcı ve eski YARSAV Başkan Yardımcısı Murat Aydın’ın durumu.
Önlerine gelen bir davayı yargıçlar, uygulanan kuralın anayasaya aykırı olduğu iddiasını ciddi bulurlarsa AYM’ye yollayabilirler. M. Aydın, önüne gelmiş bir cumhurbaşkanına hakaret davasını (TCK 299) bu yolla AYM’ye gönderiyor. Gerekçeleri: Hukuk devletinde hiçbir makama özel bir suç tipi oluşturulamaz (Anayasa Md. 2 ve 10), ayrıca, CB’na hakaret konusunda sanığa ispat hakkı tanınmamıştır (Anayasa Md. 39).
Sonuç: M. Aydın İzmir’den alınıyor, Ogün Samast’ın memleketi Trabzon’a postalanıyor.
Tabii, iş burada kalmıyor, yandaşlar hemen kolları sıvıyorlar. Mesela Milliyet’ten Ali Eyüboğlu yazıyor: “Trabzon sürgün yeri değildir sayın hâkim! M. K. Atatürk, Cumhuriyet’i kurduktan sonra tam üç kez gitti Trabzon’a.” Mesela Yeni Şafak “O Hâkim Tanıdık Çıktı” diye manşet atıyor: M. Aydın’ın YARSAV Başkan Yardımcısı olduğunu, “paralel yapı”ya yakın hâkim ve savcılar tarafından desteklendiğinin “ifade edildiğini”, bir de, “casusluktan tutuklu” C. Dündar ve E. Gül’e mektup yazdığını bildiriyor. Devedişi gibi üç suç; daha ne olsun.
Sonunda Yargıç M. Aydın, Yargı’da mücadele zemini kalmadığını söyleyerek görevden ayrılıyor geçenlerde.
***
Karşıyaka Yargıcı Murat Aydın örneği yetmediyse, “Allah söyletti” demem lazım çünkü örnek vereceğim diye bu yazı fazla uzayabilirdi, CB Erdoğan’ın son sözleri (12 Kasım Pazartesi) imdadıma yetişti:
“Devletin emrinde hâkim ve savcılara ihtiyacımız var.”
Aman yarabbi! Hukukun emrinde değil, kendisinin temsil ettiği devlet’in emrinde!
Aman yarabbi! Paris, 13 Nisan 1655! L’Etat c’est moi! (Devlet ben’im!). Bundan 363 yıl önce XIV. Louis’nin mutlakiyet formülünü ilan edişi!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
1.09.2025
25.04.2025
4.04.2025
28.03.2025
14.03.2025
27.02.2025
27.12.2024
14.11.2024
1.11.2024
25.10.2024