Bayram ZİLAN
Bir önceki yazımızda; “Dindar Kürtler”in HDP’ye verdiği oylar, tamamen “emanet oy”lardır. Dindar Kürtler “reaksiyonel olarak” HDP’ye oy vermiştir. Dolaysıyla tam bu noktada Ak Parti’ye esaslı bir düşünme ve siyaset yapma alanı bırakılmıştır. Bunu düşünerek hareket etmek gerekir.” demiş ve bir sonraki yazıda, Dindar Kürtlerin Ak Parti’ye “reaksiyon” göstermesinin sebeplerini yazacağımızı ifade etmiştik.
Şimdi bu sebepleri maddeler halinde sıralayalım:
1-Ak Parti, 2009’dan bu yana bölgede yatırımlar dışında adeta çekiliyormuş gibi bir görüntü çizdi. Oysa bölgede Çözüm Süreci’yle beraber yeni bir toplumsal değişim, alan boşalması/doldurulması durumu bariz bir şekilde ortadaydı. Silahsızlanma aşamasında bölgedeki farklılıklar, (HDP/PKK çizgisi dışında kalan toplumsal kesimler) nasıl ön plana çıkartılmalı sorusunun cevabı düşünülmedi. PKK, dağdaki lojistik, psikolojik ve söylem üstünlüğünü şehirlere taşıdı. Ak Parti, bölgede yeni bir sınıf oluşturamadı, farklılıkların elini güçlendirmedi. Bölgenin “çoğulculaşması” için yeterli adımları atamadı.
2-Ak Parti, bölge adaylarını belirlerken yanlışlar yaptı. Toplumda etkisi olmayan, dahası HDP’nin “içi boş, alıcısı çok” propagandasına karşı, AK Parti’nin yaptığı onca icraata rağmen alıcısı olmayan bir dil kullanan ve bu dil nedeniyle hiçbir etki gösteremeyen adaylarla Kürtlerin karşısına çıktı. Hâlbuki Ak Parti’nin adaylarının eli güçlüydü. Ak Parti’nin yaptığı birçok demokratikleşme hamlesi, yatırım, hak ve özgürlüklerin genişlemesi, dil ve kimlik üzerindeki baskıların kaldırılması gibi Kürtlerin lehine olan birçok argüman vardı. Bu argümanlar bölgede anlatılamadı.
3-Çözüm Süreci’nde muhatap olarak sadece PKK/HDP’nin alınması büyük bir hataydı. Bunu defalarca söylememize rağmen bu konuda hiçbir girişimde bulunulmadı. Elbette silah bırakma müzakeresi silahı elinde tutanlarla yapılır. Ancak anayasal haklar, temel hak ve özgürlükler, sivil anayasa, eşitlik ve anayasal yurttaşlık gibi hususlarda müzakere, bölgedeki kanaat önderleri, İslami çevreler/gruplar, sivil toplum örgütleri, medrese çevreleri ve diğer aktörlerin de olduğu geniş bir kesim ile yapılmalıydı. Bu yapılmadı.Yapılmadığı için HDP/PKK, Kürtlerin tek temsilcisiymiş gibi bir algı oluştu. Bu algı hem Batı’da, hem Doğu’da, hem Kürtlerde hem de Türklerde oluştu.
4-Ak Parti, PKK/HDP çizgisi dışında kalan bütün Kürt kesimlerine kucak açmalıydı. Onlarla güçlü ilişkiler kurmalıydı. Özellikle Dindar Kürt oluşumlarla bu bağı güçlendirmeliydi. Bu bağ kurulamayınca, Çözüm Süreci’nde de dindar Kürtler geri planda kalınca, duygusal bir kopuş yaşandı. Ve nitekim bu kopuş, sandıklara da yansıdı.
5- Kobani Olayları’nda atılan birçok olumlu adımın anlatılamaması, aksine “Kobani düştü düşüyor” denilerek, sanki Ak Parti’nin Kobani’yi ve dolaysıyla Kürtleri önemsemiyormuş gibi bir havanın oluşması duygusal bir kırılma yarattı. HDP, bu tabloyu başarılı bir şekilde kendi lehine kullandı. Sözgelimi, Süleyman Şah için Ak Parti hükümetinin çıkardığı ses çok güçlüydü. Hemen herkes Süleyman Şah ile ilgili açıklama yaptı, orayı sahiplendi. Medyada çok geniş yer buldu. Bu tablo, Türklerde ciddi bir duygusallık ve “hükümet Süleyman Şah’ı savunuyor gururu ve algısı” yarattı. Ancak buna karşın Kobani meselesinde kullanılan dil, isteksizlik görüntüsü ve cılız ses, Kürtlerde hükümete karşı bir gurur yaratmadı, aksine bir kırgınlık ve öfkeye neden oldu. Oysa Ak Parti, Kobani için çok şey yaptı. Eğer Ak Parti, Kobani’yi Süleyman Şah gibi anlatsaydı, sahiplendiğini gösterseydi, Kürtler Ak Parti’ye daha çok bağlanırdı. Bu olaylar, ritüeller ve simgeler Kürtlerin kalbine inmek, onlarla ortak bir duygu bağı kurmak adına çok önemli. Ama malesef Ak Parti 2009’dan sonra Kürtlerde duygusal kırılma yaratabilme potansiyeli olan olayları, ritüelleri ve simgeleri tam olarak keşfedemedi. Bütün bu sebepler, toplumda “HDP Kürtlerin, Ak Parti de Türklerin temsilcisi” algısını pekiştirdi.
5-Ak Parti’nin seçim meydanlarında sürekli HDP’den bahsetmesi, HDP’yi muhatap alması, TV ekranlarında, medyada sürekli HDP’ye laf yetiştirmesi, Ak Parti nefreti olan kesimi HDP’ye konsolide etti. Bu, çok stratejik bir hataydı. Özellikle hükümete yakın medyanın sürekli HDP manşetleri atması, eleştirilecek birçok konu varken, HDP’nin amblemindeki yapraklar üzerinden çok absürd, karşılığı olmayan bir dille HDP’ye yüklenmesi ters etki yaptı. Bu hususta medya, daha akıllı ve rasyonel verilerle hareket edilebilirdi. Medya, HDP’yi sürekli manşetlere taşımakla farkına varmadan HDP’yi parlatmış oldu.
6-Ak Parti, Kürtlerin yoğun yaşadığı Bursa, İzmir, Antalya, Adana, Mersin, İstanbul, Kocaeli, Ankara, Konya, Manisa gibi Batı illerinde birer Kürt aday göstermeliydi. Bunun önemini defalarca yazmamıza rağmen bu konuda hiçbir adım atılmadı. Seçim sonuçlarına bakıldığında HDP’nin barajı aşmasındaki ve bu kadar yüksek oy almasındaki en büyük faktörün Batı’dan gelen oylar olduğu rahatlıkla görülebilir.
7-PKK/HDP’nin bölgedeki örgütlü yapısı karşısında, Ak Parti’nin çok zayıf ve etkisiz teşkilat yapısı, Ak Parti’ye oy vermek isteyen kitlenin tehditlere boyun eğmesini sağladı. Ak Parti seçmeni, ev ev çalışma yapacak kadar örgütlü olan HDP/PKK karşısında kendisini yalnız hissetti ve üzerindeki korkuyu atamadı. Sandığa cesaretle gidip Ak Parti’ye oy veremedi.
Daha yazılacak birçok sebep var. Ancak yerimiz kalmadı.
Sonuç olarak Ak Parti, bütün bu hatalardan ders çıkarmalı. İşe öncelikle “Kürtlerin de Temsilcisi” olduğunu hissettirerek başlamalı. HDP’nin Kürtlerin tek temsilcisi olmadığını pratikleriyle, söylemleriyle “yeniden” göstermeli. Bölgedeki Kürt adayların tamamını değiştirmeli. Konuşan, HDP’nin yaptığı propagandanın gerisinde kalmayan, medyatik, liyakat ve sadakat sahibi adaylar belirlemeli. 2002 veya 2005’de kullanılan dili yeniden tesis etmeli. Çözüm Süreci’nin paydaşlarını arttırmalı. Kürtler için çok önemli olan, ritüelleri, coğrafyaları, sembol ve simgeleri çok iyi keşfetmeli. Bu husustaki üstünlüğü HDP’den geri almalı.
Unutulmamalı:
Ak Parti’nin karşısında hiçbir icraat yapmamasına rağmen sadece propaganda gücü ve örgütlülüğü ile halkı ikna etmeyi başarmış bir HDP var.
Birçok açılım ve icraat yapmasına ve bugüne kadar Kürtlerden hep destek göstermesine rağmen bu defa yaptıklarını anlatamayan ve Kürtleri ikna edemeyen bir Ak Parti var.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları








































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.05.2024
7.05.2024
3.05.2024
29.04.2024
26.04.2024
18.04.2020
25.02.2020
12.02.2020
19.01.2020
15.01.2019