Burhanettin DURAN
Kılıçdaroğlu önümüzdeki yerel seçimler için bütün maharetini ortaya koyuyor.
Mahareti çok sayıda ikircikliğe dayanıyor. Birbiriyle çelişen karar ve söylemleri aynı anda seferber ediyor. Bir yandan halkçı, katılımcı ve hesap veren belediyecilik diyor. Diğer yandan belediye başkan aday tespitlerini kendi parti içi iktidarını pekiştirmek için kullanıyor.
Böylece 31 Mart sonrasında olası bir başarısızlık durumunda hesap vermeyecek bir durumda olmanın taşlarını döşüyor.
Genel başkanlık yarışı olmasını engelleyecek dizaynlarını ısrarla uyguluyor.
Bırakalım Muharrem İnce'nin "Ağrı Dağı'na ulaştığını söylediği hataları", 2009'dan beri yanında siyaset yapan Gürsel Tekin'in açıklamaları da Kılıçdaroğlu'nun siyaset tarzından CHP'lilerin ne kadar rahatsız olduğunu göz önüne seriyor. Tekin, aday belirlemelerde "liyakatin kenara bırakıldığını keyfiliğin, şahsi yakınlığın" galip geldiğini söylüyor. "Anketlerin göz ardı edildiğini, halk desteği olan adayların olağanüstü kurultay talep ettikleri içindışarıda bırakıldığını" belirtiyor. Dahası, Tekin, CHP'nin "halkın değişim beklentisinin sesi olamadığını" iddia ediyor. Ve ekliyor: "Hiçbir koltuk başarısızlık üzerine kurulamaz."Üzgünüm, Tekin'in iddiası CHP'deki gerçekliği açıklamıyor... Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığı koltuğu sekiz seçimdir "başarısızlık" üzerinde duruyor. Ya da her şeye rağmen genel başkan kalabildiği için "kısmi başarı" mı demeliyim!
Kılıçdaroğlu her seçimde yeni açılım manevraları deniyor. Değişmeyen hedef ise Erdoğan karşıtlığı üzerinden taktik ittifaklar kurmak. Bu seçimlerde de CHP'yi İYİ Parti ile işbirliği, Saadet Partisi ile dirsek teması ve HDP ile de güç birliği yaparak sandığa götürüyor.
Kılıçdaroğlu'nun ittifak kurma manevraları CHP'de gittikçe derinleşen bir ikircikli durum daha yaratıyor. Farklı ideolojik partileri bir araya getirirken CHP'nin siyaset iddiasını yani, kimlik ve ideolojisini zayıflatıyor.
Dahası, SETA Siyaset Direktörü Nebi Miş'in işaret ettiği gibi bu yolla "CHP seçmenini İYİ Parti ve HDP'ye itiyor." Hatta küskünler sebebiyle DSP'ye de itiyor.
CHP oylarının İP ya da DSP'ye kayması ideolojik anlamda şaşırtıcı olmayabilir.
Ancak kendisini "Cumhuriyetin banisi" olarak gören bir partinin Kürt milliyetçisi ve ayrılıkçı siyasete kendini bu denli açması bir ikilem yaratıyor. Kılıçdaroğlu'nun CHP'yi HDP'ye açma tercihi 1990'ların başında SHP'nin iddialı "sosyal demokrat açılımının" özelliklerini de göstermiyor. Daldan dala konan, bir sağa bir sola; bir Türk milliyetçisi bir Kürt milliyetçisi cenaha dönen bir yaklaşım sergiliyor.
Bu radikal salınımları nasıl rahatlıkla yapabiliyor?
Kılıçdaroğlu'nun ikircikli tercihleri ve söylemleri klasik CHP seçmeninin partisinden kopmayacağı, küsmeyeceği kanaatine bağlı.
Bu yerel seçimlerde CHP seçmeninin Kılıçdaroğlu'nun manevralarından yorulup yorulmadığını göreceğiz. Şimdiden net olan bir şey varsa o da, CHP'yi bir dönem FETÖ bir dönem de HDP marjinalliğine açan Kılıçdaroğlu'nun partisini tüm Türkiye'ye ümit veren bir yere taşıyamadığı. Muhalefetin en güçlü partisinin böylesi bir türbülans içinde olması siyasi hayatımızı olumsuz etkilemekte.
CHP'nin iktidardan uzun süreli uzaklığı hem kapsayıcı politikalar geliştirmesini engelliyor.
Hem de tecrübeden kaynaklanan sorumluluk hissini bir türlü üstlenemiyor. İşte bu da Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP'nin bitmeyen serencamı.
Yazarlar
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları









































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2022
19.05.2021
15.05.2021
30.04.2021
24.04.2021
17.04.2021
6.01.2020
3.01.2020
13.10.2020