Celal BAŞLANGIÇ
Dökülen lokmalar, kavrulan helvalar dağıtılıyor.
İmam da duasını eksik etmiyor:
“Binali başkanımızın başarılı olmasına, hayırlı işlerde muvaffak olmasına, Allah rızasına el Fatiha…”
Osmanlı padişahlarının kılıç kuşandığı Eyüp Sultan’da imamın el Fatiha okuttuğu “Binali başkanımız” da Türkiye Cumhuriyeti’nin son Başbakanı, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk TBMM Başkanı Binali Yıldırım.
Buradan yola çıkacağı son “sefer” de Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylığıydı.
Yola çıkarken bir de dilekte bulunuyordu Yıldırım:
“Bu seçimlerin bir genel seçim havasına dönüştürülmesi, referanduma dönüştürülmesi, bana göre İstanbul’a yapılabilecek bir iyilik değildir.”
Herhalde Yıldırım’ın bu dileğini partisinin genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ittifak ortağı Devlet Bahçeli’ye iletmesi gerekiyor.
Çünkü rakiplerini düşman, seçimi bir savaş olarak görme stratejisini uygulayan Cumhur İttifakı’nın iki lideri…
Erdoğan “yerel seçim” diyene “beka sorunu” karşılığını veriyor.
“Domates, biber, patlıcan” diye sesleneni “Düşünün bir merminin fiyatı nedir, düşünün” diye azarlıyor.
Ortağı Bahçeli de geri kalmıyor:
“Patlıcan yemezseniz ölmezsiniz.”
Elhak doğru. Elbette Bahçeli de biliyordur patlıcan yemezseniz ölmezsiniz ama mermi yerseniz ölürsünüz!
Beka sorunu, yani Türkiye’nin geleceğinin tehlikeye düşmesi meselesine gelince…
Durum tam da İttihatçıların pek sevdiği ifadeyle “Vatan tehlikedeyse gerisi teferruattır!”a uygun.
Şimdi Erdoğan ve Bahçeli de aynen İttihatçılık peşinde. Seçmene diyorlar ki “Ülkenin bekası tehlikedeyse yerel seçimler teferruattır!”
Bu stratejinin işaret fişeğini 2018 Ekim’inde ilk olarak Bahçeli atmıştı. Cumhur İttifakı’nda taraflar “herkes kendi yoluna” diye restleştikten sonra bir uyarı yaptı Bahçeli.
Kısaca dedi ki; “İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerde kaybedersen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin meşruluğu tartışmalı hale gelir. Kayyım atadığın yerlerde tekrar HDP kazanırsa bunu plebisit sayarlar.”
Bu anlayışa göre 31 Mart yerel seçimlerinde muhtarlar, ihtiyar heyetleri, belediye meclis üyeleri ve belediye başkanları seçilmeyecek, Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği oylanacak.
Bu kafaya göre Türkiye’nin geleceği seçilecek belediye başkanlarına bağlı; hele yanlış bir muhtar seçtik mi batacak bu memleket.
Cumhur İttifakı’na dahil olmayan dört parti var; CHP, İYİ Parti, HDP ve SP.
Bunlardan ikisi yerel seçimler için de Millet İttifakı oluşturdu; CHP ve İYİ Parti…
Ama Erdoğan, HDP’yi de bu ittifaka yamamak istiyor. Bunun için de önce “HDP eşittir PKK” denklemini ortaya koyuyor ardından da “Millet İttifakı, yani CHP ve İYİ Parti eşittir HDP eşittir PKK” çıkarımına varıyor.
Onun için de seçimlerdeki rakiplerine “dörtlü çete” diyebiliyor bu ülkenin Cumhurbaşkanı.
Daha dün Erdoğan bu tezinin peşinde koşuyordu Denizli’de de:
“Cumhur İttifakı’nın karşısında kimler var? Zillet ittifakı var, illet ittifakı var. Bunun içinde kimler var? CHP, PKK terör örgütünün siyasi temsilcisi olan HDP bunun yanında söylemek istemem ama adı İYİ Parti olan İP var. Bir de Saadet var…”
Bu yüzden son günlerde yandaş televizyon kanallarının en çok tartışılan partisi HDP. Analizci, gazeteci kılıklı yandaşlar HDP’nin Millet İttifakı’yla nasıl da işbirliği yaptığını kanıtlamak için bütün cehaletlerini ortaya koyuyorlar. Elbette ekranlara tek bir HDP’li çıkarmadan saatlerce HDP’yi ve olmayan ittifaklarını konuşuyorlar.
Elbette MHP de tahkimatını bu stratejiye göre yapıyor. Bu stratejinin görünürdeki mimarı Bahçeli, ittifak yaptığı güçlerin sözcülüğünü açık biçimde yapıyor:
“Bana ‘belediye mi, beka mı’ derseniz, ‘beka’ derim.”
Hatta MHP buna uygun ana sloganla başlatıyor yerel seçim kampanyasını:
“Beka için milli karar, cumhur için istikrar”
Adaylarının tanıtım toplantısında bu tezin altını kalınca çiziyor Bahçeli:
“Şayet İstanbul zilletin yönetimi altında olursa milli bekamız ağır hasar alacaktır… Zillet İttifakı’nın yeni hükümet sistemini bozma emelini bozguna uğratmak, kriz ve kaos çıkarma çabalarını püskürtmek gayesinde… Milli bekamız üzerinde oynanan tehlikeli oyunların bertarafı, aynı zamanda küresel tahrik ve dayatmalara karşı uyanık olmak, diri olmak, sağlam duruşu göstermektir. 31 Mart 2019 Mahalli İdareler Seçimleri’nde Türkiye’nin yeni bir tarih yazmasını arzuluyoruz. Milli mukavemeti kırmak için zaafımızı gözleyen iç ve dış mihraklara unutamayacakları bir dersin, altından kalkamayacakları bir cevabın verilmesini istiyoruz.”
Bahçeli gözünü karartmış belli ki seçilecek belediye başkanları ve muhtarlarla Türkiye’nin milli bekasını tehlikeye düşüren iç ve dış mihraklara karşı şanlı bir tarih yazacak.
Bahçeli’ye göre bu yerel seçimler ya beka ya bela seçimi…
Hatta seçimlerindeki rakiplerine karşı düşman hukuku uyguluyor:
“31 Mart 2019’da düşman sevindirmeyeceğiz.”
Ne oldu da Türkiye bir yerel seçim sonuçlarına göre düşmanın sevineceği ya da üzüleceği kadar kritik bir noktaya geldi?
AKP, 2002’de iktidara gelirken bu ülkede beka sorunu var mıydı? AKP’ye göre bile böyle bir sorun yoktu.
Ama önce AKP, sonra AKP-Cemaat işbirliği, ardından AKP’nin MHP ve devletin derinlikleriyle kurduğu ittifaklarla geçen 17 yıllık süreç Türkiye’yi bir beka uçurumunun kıyısına getirmiştir.
Bunu ben söylemiyorum, AKP ve MHP sözcüleri söylüyor.
Çünkü umut siyaseti üretemedikleri için korku siyaseti üretiyorlar.
Gerçeklerden ve Türkiye insanlarının geçim sıkıntısı, işsizlik gibi öncelikli gündem maddelerinden iyice koptular. Söyleyecek sözleri kalmadığı için kendi bekalarını korumak için kendi gündemlerini seçmenlere dayatıyorlar.
Kendilerine sonuna kadar katılıyorum. AKP-MHP ittifakı ve devletin içindeki ittifakları Türkiye’yi bir beka uçurumunun kenarına getirmiştir.
AKP-MHP ittifakı iktidarda kaldıkça da Türkiye Cumhuriyeti’nin beka sorunu bitmeyecektir!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları


































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.03.2023
17.03.2023
1.01.2023
17.11.2022
9.09.2022
10.07.2021
26.06.2021
22.06.2021
8.06.2021
4.06.2021