Cemile Bayraktar
Başlıktaki ifade ırkçı bir saldırı olan Hanau Katliamı sırasında öldürülen Polonyalı Mercedes Kierpacz’ın babasına ait.
19 Şubat 2020 tarihinde, Almanya’nın Hessen eyaletine bağlı Hanau kentinde, müşterilerinin çoğunluğunun Türk olduğu bildirilen iki kafeye yapılan saldırılarda 9 kişi hayatını kaybetmişti. Müslüman olsa “Müslüman terörist” olarak anılacak bu saldırgan, Müslüman olmadığı için “aşırı sağcı” biri olarak tanımlandı. Oysa kendisi Orta Doğu, Orta Asya ve Kuzey Afrikalı insanların toplu halde öldürülmesi gerektiğini söyleyen, ki bunu da kendi başına hayata geçiren bir teröristti.
Sadece Almanya değil neredeyse genel olarak Avrupa, önce Yahudilere sonra Müslümanlara, siyahlara yönelik ırkçı nefretin oldukça yüksek olduğu bir coğrafya… Avrupalı yöneticiler toplum düzenini korumak ve bu ilkel ırkçı nefretle anılmamak için bir yandan ırkçılıkla mücadele ediyor olsa da ırkçılıkla mücadele konusunda yeteri kadar mesai harcamadıkları için bu vahşetle mücadele edildiğini söylemek gerçekten güç. Bu nedenle ırkçı terörizm bazen Norveç, bazen Almanya’da bireysel faillerin toplu katliamı olarak ortaya çıkarken, bazen Fransa’da “İslami terörle mücadele” kılıfına sokularak meşrulaştırılıyor. Dolayısıyla göz yumulan ırkçılık, terör saldırısı olarak kendisini yinelemeye devam ediyor.
Irkçılık denince akla ilk Almanya’nın gelmesi sadece Yahudi Soykırımı ile alakalı değil. Almanya’nın bu konudaki dosyalarının kabarık olması ırkçı saldırıların mutat hale gelmesiyle alakalı. Almanya’da basının bilinçli olarak “”Dönerci Cinayetleri” olarak verdiği ırkçı cinayetler sonrasında “NSU Davaları” olarak anılan davalarda Alman hükümetinin birçok delili görmezden geldiği, mağdurların avukatlarının polislerden ölüm tehditleri aldığı, davanın resmen süründürüldüğü bilinen bir şey. Aynı şekilde Almanya’da Türklerin evlerinin kundaklanmasında da olayın fail ya da faillerinin titizlikle araştırılmadığı biliniyor. Alman yetkililerin çok üzüntü duyduklarını ifade ettikleri Hanau’daki saldırılar için de maalesef aynı serkeşlik söz konusu… Olayın üzerinden bir yıl geçmesine rağmen, maktullerin yakınlarına destek olarak kurulan kurumların sorularına yeterli cevap verilmediği gibi katilin bağlantıları soruşturulmuyor, Almanya’da aşırı ırkçı olarak bilinen kişilerin silahlanma oranının yüzde 35 arttığı belirtiliyor. Yani Ocak 27’de Holokost’u, 20 Şubat’ta Hanau kurbanlarını anarken Almanya’da olması gerektiği gibi ırkçılıkla mücadele edilmediğine şahit oluyoruz.
Almanya’da yabancı düşmanlığı/ırkçılık terör saldırısı olarak tezahür ederken, Fransa’da ırkçılığın son zamanlarda en fazla artan biçimi olan İslam karşıtlığı, İslamofobi neredeyse Fransa’nın resmi politikası haline gelmek üzere…
Fransa Cumhurbaşkanı E. Macron’un göreve gelir gelmez hızlı bir biçimde giriştiği “İslam’la mücadele” politikaları ve ayrımcı söylemleri sonrasında son 3 yılda tam 43 cami kapatıldı. Fransa’nın Müslümanlara ve İslam’a yönelik ayrımcılığı yasalaşmaya doğru hızla ilerlemekte…
Fransa’da "İslamcı bölücülükle mücadele" yasası meclisten geçti
“Fransa'da geniş yankı uyandıran ve başlarda "İslamcı bölücülük yasası" olarak adlandırılan daha sonra ise "Cumhuriyet İlkelerine Saygıyı Güçlendiren Yasa Tasarısı" adı verilen yasa, parlamentonun alt kanadı olan Millet Meclisi'nde 151’e karşı 347 oyla kabul edildi.” (https://www.indyturk.com/node/317186/d%C3%BCnya/fransa%E2%80%99da-i%CC%8... )
Yasa Meclis’ten geçti ancak yasalaşması için Senato’dan geçmesi gerekiyor ve bu görüşmeler önümüzdeki aylarda gerçekleşecek. Yasa bir yönüne bakılınca “makul” kabul edilebilir, toplum düzenini koruma, kadın-erkek eşitsizliğine engel olma amacı taşıyor, halkı birbirine karşı kışkırtma ve bunun benzeri aşırılık suçlarına karşı daha katı cezalar verilmesini öngörüyor. Ancak bir diğer yönüyle de resmen Müslümanlara yönelik ırkçılığı ve ayrımcılığı yasalaştırıyor.
Yasanın diğer yönüne bakınca Müslümanların peşinen terörist yetiştiren ya da teröre öykünen bireylerden oluştuğu düşüncesi oluşması muhtemel… Avrupa’da Müslümanlara karşı artan ırkçılığın nedeni zaten Müslümanlara yönelik önyargılar ve kronik, tarihsel nefretle alakalı… Bu tip yasalar ortaya çıktığı müddetçe Müslümanlara ve Avrupalılar için yabancı görülen her kesime yönelik saldırıların artacağı ortada zira bu tip yasalar Avrupa’nın yabancılarının (göçmenler, Müslümanlar, Yahudiler, siyahlar) peşinen Avrupa toplumu için tehdit oluşturduğu gibi hastalıklı fikirlerin kabul edilip yayılmasına hizmet ediyor. Avrupa’nın bütününe yayılmış ırkçı saldırılarla ilgili, her ne kadar Avrupalı yöneticiler ırkçılık ve ırkçı saldırılar ile mücadele bahisleri açsa da, sözlere değil icraatlara bakmak gerek. İcraatlara baktığınızda ise gördüğünüz, yabancılara yönelik ırkçı bir saldırı olduğunda olayları yargı ve polisin titizlikle ele almadığı, kurbanları anmakla geçiştirdiği ancak aynı minvalde ırkçı bir saldırı bir Müslümandan, Avrupalı bir Hristiyan’a yöneldiğinde bununla mücadele etmek için yeni yasa çıkartmaya kadar varıldığı yönünde. Dolayısıyla insanların kutsallarına/peygamberlerine yönelik en tahkir edici ifadelerin “ifade özgürlüğü” olarak ele alındığı Avrupa’da, Müslümanların bir camide bir araya gelerek siyaset bahsi açıp faaliyette bulunması “terörizm, bölücülük” olarak kabul ediliyor. Böyle çifte standartlı uygulamaların olduğu Avrupa’dan yakın zamanda toplumsal eşitlik, adalet, terör saldırılarının faillerinin cezalandırılması, ırkçılıkla mücadele gibi olumlu adımlar beklemek şimdilik bir hayal gibi görünüyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları

































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
18.01.2026
10.01.2026
3.01.2026
19.12.2025
18.12.2025
9.10.2025
7.08.2025
3.08.2025
16.01.2025
7.01.2025