Demiray ORAL
Bu yazı matkap ve çekiç seslerinin fonunda, marangozlara hangi mobilyanın nereye kurulacağını göstererek ve “Bu nereye konacak abi” sorusuna cevap verebilmek için sık sık kesintiye uğrayarak yazılmıştır.
Kısaca taşınıyorum, ne yazacağımı inanın ben de çok merak ediyorum, fazlaca kişisel olur ve sürçülisan edersem hakkınızı helal edin demek istiyorum.
Başlayalım bakalım...
Ustalar baskın basanındır deyip öğlen yerine ibibikler öter ötmez eve geldiğinde Steve Jobs’un hayalbaz manifestosunu ezber edecek kadar günlük gazeteyi devirmiştim.
Evde tek başınaydım, telefonumu kapatmıştım.
Yani her şey birkaç saat kapanıp bir şeyler karalamama müsaitti.
O esnada kapı çaldı.
Normal Türkçe bir zırrr sesi çıktı zilden (meğer kendisiyle henüz yeni müşerref olduğum için anlamamışım, aslında arkadaş acı acı çalmış).
Jobs’un öğüdüne uyup sezgilerimi dinlemeye karar verdim.
Kapıyı açtım. Ve bizim çekmeceli dolapla burun buruna geldim.
Sonra dolabın altında ezilmekte olan biri, birtakım sesler çıkardı.
Kenara çekilip kapıyı iyice açtım.
Böylece peş peşe masa, sandalyeler, raflar ve bilumum eşyamız önümden geçit resmine başladı.
Sonrası bildiğiniz taşınma gerilimi üstüne yazı yazamamaktan mütevellit sinir krizi vaziyeti. Planlandığı gibi İki üç saat sonra olsa gayet normal ölçülerde acıtacak bir vakanın benim için kişisel felakete dönüşmesi ve o anda bunu yeryüzünde anlayabilecek kimsenin bulunmaması.
Mesela evin diğer şahsiyetine telefon edip diyorum ki, “Yahu ustalar erkenden geldi ben nasıl çalışacağım şimdi?”
“Neyin nereye konacağını göster onlar yaparlar, sen devam et çalışmaya” gibi onun için son derece doğal bir cevap geliyor.
Tamam, ben de biliyorum hayatın manasını açıklayacak yazılar yazmadığımı.
Ama bırak gazete yazısını, manitana aldığın çiçeğin kartına iki satır güzel laf yazacak olsan konsantrasyonunu bozmayacak bir ortam gerekir.
İki dakika önce “Şunun ucundan tutuver be abi” diyen ustaya yardım bâbında büfe omuzlayıp, unutkan marangoz için evde yıldız uçlu tornavida, kerpeten arayıp iki dakika sonra da yüksek fikirlerini döktüremez ki adam.
Bunu, yani insanların yazı-çizi işlerini ciddiye almadıklarını, daha doğrusu işten saymadıklarını daha evvel de farklı misallerle yaşadım.
Yazın tatil yerindeki evde küçük bir çalışma masam vardı.
Masa, ev pek küçük olduğu için mecburen salonun bir köşesinde duruyordu.
Yaz boyunca, salondaki açılan kanepede yatan tüm misafir tayfası, üstünde kitaplarımın, kalemlerimin, defterlerimin filan bulunduğu o çalışma masasına vestiyer muamelesi çekti.
Pantolonlar, tişörtler, makyaj çantaları, saatler ve ceplerden çıkan tüm ıvır kıvır o masanın üstüne kondu; gömlekler onun sandalyesine asıldı.
Bazen (sık sık diye tashih edeyim) söylenirdim, “Ben de sizin işyerinize gelip pantolonumu, gömleğimi, tıraş bıçağımı masanıza koyacağım o zaman ne hissettiğimi anlarsınız” diye.
Kimse beni ciddiye almadı ama kış geldi İstanbul’a döndüm ve eylemlerime başlamakta kararlıyım...
Her neyse, sanırım memleket insanı birinin masa başına oturup bir şeyler yazmasını işten sayacak kadar ciddiye almıyor.
Gönül rahatlığıyla, buruşmasın diye pantolonunu çalışma masana boydan boya yayıyor, çünkü yaptığın şeyi hayali buluyor.
Her şeyin biraz geç geldiği memleketimize Steve Jobs ruhu bir hayalbazlık ne zaman gelir bilinmez.
Çünkü aynı zamanda devlet marifetiyle yasaklanmış, temel bir politika bu memlekette hayal kurmak.
Biraz önce internette okuduğum bir haber günün mana ve önemine gayet uygun bu açıdan.
Bir lisede öğrenciler Che’nin bilmem kaçıncı ölüm yıldönümü nedeniyle anma düzenleyip, okulun üst katlarından Che silueti ile “Gerçekçi ol, imkânsızı iste” yazılı bir pankart sarkıtmışlar.
Tabii polis de ânında öğrencilere cop ve biber gazı sarkıtmış, çocukları gözaltına almış.
Dünyayı hayalleriyle değiştiren bir hayalbazın fikirlerini ezber ettiğimiz bir günde, zamanında dünyayı değiştirmiş bir başka hayalbazı andığı için liseli öğrencilerin polisten dayak yediği bir memleket burası işte...
Kıymetli okurlar! Böyle olsun istemezdim ama yazıyı acil bitirmem gerekiyor.
Çünkü dışarıdan gelen seslere göre şu anda çalışma masam eve taşınıyor ve büyüklüğünden yola çıkarak onun ancak bir masa tenisi masası olabileceğine karar vermiş olan bir usta diğerine şöyle sesleniyor:
“Getirin o pinpon masasını bahçeye kuralım...”
Ben ustalara dalmaya gidiyorum, şans dileyin!
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları





















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.05.2015
23.09.2014
13.06.2014
2.04.2014
16.02.2014
13.01.2014
6.01.2014
29.12.2013
19.12.2013
11.11.2013