Eser KARAKAŞ
Bugün için, yeni ve demokratik, evrensel hukuk devleti ilkelerini temel alan bir anayasayı tartışmanın anlamı kaldı mı, emin değilim.
TBMM’de ve devletin yaklaşık bütününde bir dominant siyasal partinin hukuk dışı egemenliği mevcut ve bu partinin hukuk değil sadece başkanlık derdi var.
Bu ortamda yapılacak yeni bir anayasanın evrensel hukuk standartları açısından Kenan Evren anayasasının da altına düşme ihtimalini çok yüksek buluyorum.
İşin acı tarafı siyasal yaşamın başka unsurlarından da, mesela CHP’den, mesela MHP’den evrensel hukuk devleti standartlarına daha yakın önermeler de gelmiyor.
Mevcut anayasanın ilk dört maddesine ilişkin tartışmalar bu durumun en somut örneği.
İlk dört maddenin çağdaş bir biçimde yeniden formülasyonuna ilişkin, HDP dahil, umut verici bir ses işitemiyoruz.
Söz konusu ilk dört maddeyi tek tek ele alalım; italik metinler anayasa metinleridir.
Birinci madde şöyle: Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir(aynen anayasada olduğu gibi yazıyorum).
Bu maddeye ilişkin zaten bir itiraz yok, yani burada sorun yok ama devlet ve cumhuriyet kavramları neden büyük harfle yazılıyor, ben anlamakta zorlanıyorum, sonuç olarak bu kavramlar birer kamu hizmeti üretim birimi (devlet) ve bir yönetim biçimi (cumhuriyet).
İkinci madde de aynen şöyle: “Türkiye Cumhuriyeti (burada cumhuriyet büyük harfle yazılabilir, doğrudur), toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”
Bu madde çok sorunlu bir madde.
En az sorunlu ya da benim kanaatime göre sorunsuz yeri, tüm nitelik unsurları iyi tanımlanmak şartıyla, “demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti” ifadesi.
Huzur, milli dayanışma, adalet kavramları çok muğlak kavramlar, her yargıç kendi dünya görüşü, ideolojisi doğrultusunda şöyle ya da böyle yorumlayabilir, bu durum da sıkıntı çıkarır; bu ifadeler her türlü demagojik tartışmaya açık.
“Atatürk milliyetçiliğine bağlı” ibaresi tümüyle yanlıştır; bir yönetim tarzının hukuk devleti ilkelerine bağlı olması yeterlidir, anayasada Atatürk milliyetçiliğine gönderme yapmak, üstelik bu kavram etnik bağlamda tanımlanmaya müsait iken (her vatandaş türktür) anayasada bulunması toplumsal barış için tehlikelidir.
Anayasada Atatürk milliyetçiliği ya da Atatürk ilkeleri ifadeleri yerine başlangıçta “Cumhuriyeti kuran kadroya, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Türkiye vatandaşlarının saygı, sevgi ve minnetiyle” gibi bir ifade kanımca daha doğru ve yeterli olacaktır çünkü bir bağlayıcılığı olmayacaktır.
Atatürk milliyetçiliğine bağlı diyor bu madde, oysa yazılması gereken muhtemelen “insan haklarına saygılı yerine” “insan haklarına bağlı ya da dayalı” ifadesidir.
İkinci maddenin sadece “Türkiye Cumhuriyeti insan haklarına dayalı demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir” biçiminde yazılması önerilebilir.
İnsan hakları, demokrasi, laiklik ve sosyal hukuk devleti kavramlarında ısrarım bu kavramların çağın ruhu içinde tersinin meşruiyet taşımamasıdır.
İlke olarak anayasaya tersi de meşru kavramları, cumhuriyet kavramı dışında, temel kavram olarak yazmamak daha doğru olacaktır.
Mevcut ikinci maddenin son kelimesi olan “Devletidir” in yine büyük harfle yazılmış olması da devlet kavramının gereksiz bir mistifikasyonundan başka şey değildir.
Devlet dediğimiz kavram nihai analizde bizlere, vatandaşlara, ödediğimiz vergiler karşısında kamu hizmet üreten bir hizmet üreticisidir yani bir manada bizlerin hizmetçisidir, hizmetçi kavramının bu kadar yüceltilmesini anlamak da kolay değildir.
İkinci maddede mevcut “başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan” ifadesi de büyük sorunlar ihtiva etmektedir zira anayasanın başlangıç bölümü buram buram etnisite temelli milliyetçilik yani ırkçılık kokmaktadır.
Üçüncü madde de aynen şöyledir: Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.
Bayrağı, şekli kanunda belirtilen , beyaz al yıldızlı bayraktır.
Milli marşı “İstiklal Marşıdır”.
Başkenti Ankara’dır.
Bu madde de çok sorunlu bir maddedir ama sorunlar bayrak, milli marş ya da başkent göndermelerinde değildir.
Sorun, ne anlama geldiğini anlamakta zorlandığımız “devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütün olduğu” ibaresidir.
Anadilim olan Türkçeyi iyi biliyor isem, bu cümle devletin bir milleti olduğunu söylemektedir.
Oysa doğrusu tersi değil midir?
Devlet ve millet bölünmez bir bütün ise devletin dili olan Türkçe milletin de dili de olmakta mıdır?
Başımıza bir de, millet için, “tek dil” meselesi mi çıkacaktır?
Evrensel standartlarda bir hukuk devleti talep edecek isek, hiç mahcubiyet duymadan cumhuriyetin temel nitelikleri olan “demokrasi, laiklik ve sosyal hukuk devleti” kavramları dışındaki ifadelerin değişebilmesinin önünü açmalıyız.
Hukuk devletini tanımlamak ve bu tanımı da Avrupa Konseyi çıtasında bir tanıma oturtmak ve buna da anayasada açık referans vermek zorundayız.
Laiklik ve sosyal devlet tanımlamaları konusunda iki ayrı yazı da yazmak istiyorum.
ESER KARAKAŞ / HABERDAR
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları


































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
18.12.2025
8.12.2025
1.12.2025
26.11.2025