Eser KARAKAŞ
Ya da olmasını istediğiniz gibi okumak ama bu da çok büyük ihtimalle yanlış okuma kapısına çıkıyor.
Bir dizi nedenden dünyanın ve bu dünya içinde kendi ülkenizin bir yerde olmasını hedefliyorsun, düşlüyorsun, düşünüyorsun ve çok büyük ölçüde temelsiz argümanlarla bu düşünceyi de bir yerlere oturtmak istiyorsun.
Dünyada ve bizim gibi ülkelerde batı dünyasının, değerler sisteminin büyük ölçüde gerilemeye başladığını, çok kısa bir vadede Çin gibi, Rusya gibi ülkelerin batı üstünlüğünü ele geçireceklerini söyleyen insanlar var.
Bu düşüncelerini neye dayandırıyorlar çok bilemiyorum, daha ziyade muhtemelen temelsiz arzulara ama bu fikrin arkasında sağlam bir analiz pek yok.
Bu fikrin arkasında sağlam bir analiz olsa, son yılların halk deyimiyle, dükkan onların ama ortada ciddi bir görüş yok.
Endüstri döneminin geride kaldığı, yerini bilgi ekonomisi denen yeni bir kavrama bıraktığı, sanayi sonrası toplumun içinde yaşadığımız konusunda belirli bir mutabakat var.
Peki, bu bilgi ekonomisinin, sanayi sonrası toplumun temel itici gücü ne?
Bilgi, innovasyon, vs.
Geçtiğimiz hafta Şanghay üniversitesi dünyadaki en başarılı, en üretken üniversitelerin sıralamasını yaptı.
Bu sıralamaya doğal olarak itirazlar da mevcut ama kullanılan yöntem daha çok bilgi üretimini öne çıkarıyor.
Üretilen bilginin de üretime uygulanmasını.
Bir çalışma ilk dört yüz üniversite içinde hangi ülke üniversitelerinin ne ölçüde bulunduğunu da gösteriyor:
ABD 77, İngiltere 47, Almanya 25, Avustralya 22, Çin 20, Kanada 14, Japonya 14, Fransa 13, Hollanda 13, Rusya 10, İspanya 9, İsviçre 8, İtalya 8, Hindistan 7, Belçika 7, Malezya 5, İrlanda 4, Norveç 4, Brezilya 3, Endonezya 3, Suudi Arabistan 3, Israil 3, vs.
Yukarıdaki çok özet tabloyu okuduğunuzda 21. yüzyılda, en azından yakın gelecekte, hangi ülke ve ülkeler grubunun küresel düzene önce iktisadi daha sonra da iktisada türev alanlar üzerinden egemen olabileceğini, meseleye ön yargısız bakıyorsanız, görebiliyorsunuz.
Yukarıdaki özet bilgiler ışığında ülke üniversite sayılarını da lütfen eşit ölçüde değerlendirmeye almayın.
Mesela, ABD’de 77, Çin’de 20 üniversite bu sıralamaya girmişler ama bu sayılar çok iyi bir mukayese temeli de vermiyor çünkü mesela ABD’nin ünlü Harvard ya da MIT üniversitesi, tek başına muhtemelen yirmi Çin üniversitesine de bedel.
Aynı gerçeği İngiltere’nin Oxford ya da Cambridge üniversiteleri için de söyleyebilirsiniz.
Bu özet bilgi çağımızda bilgi üretiminde ABD ve İngiltere gibi batı değerler sisteminin ön plandaki ülkelerinin lider rollerini sürdürdüğünü gösteriyor.
Bilgi üretiminde lider olan ülke ekonomide ve savunmada da hiç kuşkusuz lider olacak.
Bu temel gerçek içimizde birilerinin hiç hoşuna gitmeyebilir ama durum aynen böyle.
ABD ve İngiltere’nin lider konumlarının değişmeyeceği gerçeğinden hoşlanmayabilirsiniz ama bu temel manzarayı kabul etmemek de mümkün değil.
Sanayi sonrası toplumlarda, dünyada hiçbir ülke bu gerçeğin doğrudan ya da dolaylı olarak dışında kalamıyor, bilgi üreten kurumlara sahip olmadan küresel hegemonya peşinde koşmak kadar saçma sapan bir şey yok.
Sevimsiz gerçek, en azından benim ve benim gibi düşünenler için, batı değerler sisteminin bu iki lider ülkesinin birinin başında Trump’ın olması, diğerinin de Brexit gibi saçma bir sürece imza atmış olması.
Tesellimiz ve temennimiz, batı değerler sisteminin kendi içinde, yaptığı yanlışları ayıklayabilme özelliğini de taşıyor olması.
Başka bir yazıda bizim içimizde neden bu kadar kök salmış bir batı değerler sistemi karşıtlığının varlığını da tartışalım.
Bu temel karşıtlığın kökeninde tarihten, bazı sevimsiz tarihsel kolektif hafızadan çok başka şeylerin yattığı kanısındayım.
Mesela, donanım eksikliği, rekabet korkusu, hamasetin, milliyetçiliğin anlamsızlaşması gibi.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları








































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
18.12.2025
8.12.2025
1.12.2025
26.11.2025