Fehmi KORU

Bugün yazıya ABD başkanı Donald Trump‘ın yukarıdaki Twiti ile giriyorum. İlk gördüğümde sahte bir hesaptan atılmış olabileceğini düşündüm. Sonra aklıma hedef seçtiği gazetenin son günlerde sürdürdüğü, Trump‘ın hakkında devam eden adli soruşturmayı sonlandırmak, onu yapamıyorsa hedefinden saptırmak için birbiri ardına gerçekleştirdiği hamleleri sergileyen ısrarlı yayınları geldi. Emin olmak için yine de araştırdım.
Doğruymuş. Twit Trump‘ın resmi hesabından atılmış. ABD başkanı, ülkesinin en önemli gazetesi için, ”Bunlar halkın gerçek düşmanları” kanaatini herkesle paylaşmış…
‘Halkın düşmanı’ sıfatını da ilk kez kullanmıyor Trump; daha önce başka gazeteler, CNN gibi kanallar ve pek çok gazeteci için de kullandı.
Avrupa’da da yükselen çizgi Trump türü politikacılar. Onların en göze çarpan örneği Macaristan başbakanı Viktor Orban. Onun da medyayla ve basın mensuplarıyla başı hoş değil. Seçim kampanyası sırasında kendisine boyun eğmemiş az sayıdaki gazete ve gazeteci için galiz ifadeleri o da bolca kullandı.
Başka ülkeler de var Avrupa’da; Afrika’da, Asya’da, Ortadoğu’da da gazetecilere ve gazetelere zor günler yaşatan yeni tip politikacılar olduğu biliniyor.
Elbette gazeteciler ‘halkın düşmanı’ değiller, en sert muhalifler bile o tavrı görevlerini öyle bildikleri ve tanımladıkları için takınıyorlar. Genelde gazeteci, kendini halk namına yönetenleri denetleyen bir konumda görür, yanlış işlerle karşılaştığında da bunu en çarpıcı biçimde okurlarıyla paylaşmayı görev bilir.
Sonucuna katlanmayı da göze alarak…

2018’de 53 gazeteci hayatını kaybetti
Dünyada en fazla mensubunu intikam cinayetlerinde kaybeden mesleklerin ilk sırasında basın mesleği geliyorsa bundandır.
[Geçen yıl (2018), biri ülkemizde Suudlu bir infaz timi tarafından öldürülen Cemal Kaşıkçı olmak üzere tam 53 gazeteci suikastlar ve cinayetlere maruz kaldı; bunlardan 34’ü intikam cinayetiydi. Diğerleri takip etmeye gittikleri savaşlarda ve tehlikeli görevlerde hayatlarını kaybettiler. En tehlikeli ülke de, ‘Reporters Without Borders’ meslek örgütü tarafından, silahlı bir kişinin Maryland eyaletinde çıkan Capital Gazette ofisine girip önüne gelene ateş açarak 6 gazeteciyi öldürdüğü ABD olarak ilan edildi.]
Popülist de denilen yeni tür politikacıların da sevenleri, onlara ölümüne bağlılık duyanları var. Trump‘ın “Bunlar halkın gerçek düşmanları” kanaatinde olduğunu öğrenen sevenleri arasından bir-ikisi NYT için de bir iyilik düşünebilir.
Herhalde NYT yönetimi tedbirleri artırmıştır.
[NYT patronu A. G. Sulzberger, Trump’ın Twiti ardından şu mesajı yayınladı: “Kullanılan ‘halkın düşmanı’ sıfatı yalnızca hatalı değil, tehlikeli de. Halka ulaşacak bilgiyi kontrol peşinde olan diktatörler ve tiranlar tarafından tedavüle sokulduğunun çirkin bir tarihi de var bunun. Bu sıfatın, konumu kendisine ülkenin düşmanları ile mücadele etmek ve hapsetmek gibi geniş yetkiler de veren biri tarafından kullanılması ise çok yanlıştır.”]
Bir de gazetecilerin üzerine yargıyı salan rejimler var. Bunlar daha çok Avrupa ülkeleri ve ABD dışında yer alıyor. Meslek örgütleri onların da çetelesini tutup her yılın sonunda hiç de iç açıcı olmayan rakamları açıklıyor.
Durum, gazeteciler açısından, her geçen gün daha da kötüye gidiyor. 2017 yılında dünya çapında 47 gazeteci suikastlar, cinayetler ve tehlikeli görevler yüzünden hayatını kaybetmişti ve bunların 18’i intikam cinayetiydi. Son iki yıl arasında bile tabloda önemli bir fark var.

Yukarıda görüyorsunuz, TIME dergisi 2018’in ‘yılın kişisi’ kapağını Kaşıkçı‘nın da içinde yer aldığı öldürülen ve hapsedilen gazeteciler olarak belirledi.
Türkiye’nin ismi yalnızca topraklarında bir yabancı gazetecinin infaz edildiği ülke olarak geçmiyor. Maalesef ‘en fazla gazetecinin hapiste tutulduğu ülkeler’ sıralamasında da ilk sıralarda yer alıyoruz. Kaşıkçı cinayetinin dünya medyasında gündem teşkil ettiği haftalar boyunca, Türkiye’nin mecburen isminin geçtiği her haberde bu durum mutlaka zikredildi.

Cumhuriyet davası
Dün, haklarında verilmiş kararın temyizinin lehte gerçekleşmesi beklenen Cumhuriyetgazetesinin eski yazar ve yöneticileri, cezalarının İstinaf Mahkemesi tarafından onaylandığını öğrendiler. Bazıları -cezası 5 yıldan az olanlar- bu yüzden yeniden cezaevinin yolunu tutacaklar. Daha ağır ceza almış olanların Yargıtay’a gitme hakları var.
Hoş bir görüntü değil bu.
Aynı hoş olmayan görüntü, 15 Temmuz hain darbe girişimin herkesi sarıp sarmaladığı infial ortamında mahkemelerce tutuklu yargılanan ve bazısı mahkum da edilen gazeteciler için de söz konusu.
Darbe ve darbeci ile gazeteci sözcüklerinin aynı cümle içerisinde kullanılması bile mahzurludur, içeriye de dışarıya da yanlış mesaj olarak ulaşır.
Türkiye’yi gazetecilik faaliyeti yüzünden insanların cezalandırıldığı ülkeler arasında yer almaktan uzaklaştırmak gerekir.
Beğenilmeyen haberler yapan, yorumlarda bulunan gazetecilerin ağzının payını verecek başka gazeteciler mutlaka olur; bizim ülkemizde bunu görev olarak üstlenmeye hazır çok sayıda gazeteci var. Onların işini yargıya yüklemek gereksiz.
Trump gazeteci sevmiyor, Macaristan’da Orban da sevmiyor. İsrail’de Netanyahu da gazetecilere iyi gözle bakmıyor. Filipinler’de Duterte de öyle. Suud’un güçlü adamı MbS‘nin gazetecilerle ilgili duygularını da Kaşıkçı cinayeti ile öğrendik.
Gazetecileri sevmek zorunda değil siyasiler, ama gazetecilere tahammül etmek zorundalar.
Basın demokrasinin olmazsa olmaz bir unsurudur çünkü.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
3.02.2026
1.02.2026
30.01.2026
29.01.2026
27.01.2026
25.01.2026