Gülay GÖKTÜRK
Öğrenci evleri konusunun pratik bir önemi kalmadı. Olay geri adım atılarak sonlandırıldı ki zaten böyle olacağı daha ilk günden belliydi.
Konu bitti ama tartışma bitmedi...
Tartışmanın iki şekilde yürüme ihtimali vardı.
Birincisi hem parti tabanının hem de kamuoyunun bu konu dolayısıyla ortaya çıkan iki farklı muhafazakârlık anlayışı üzerinde tartışmaya girmesiydi.
İkincisi ise, ortaya çıkan anlaşmazlığı parti içi kariyer hesaplarıyla, AK Parti'nin sacayağını oluşturan üç isim arasındaki kişisel çekişmeler ve rekabetle açıklanmaya girişilmesi ve bütün olan bitenin siyasetin malum ayak oyunları olarak sunulması...
Her zaman olduğu gibi ikincisi tercih edildi. Zira bu yol, ortalama yorumcu profilimiz açısından daha kolay, genel kamuoyu açısından da çok daha ilginç ve frapandı. Konu o kadar cazipti ki, daha üç-beş yıl önce Arınç'ı AK Parti içindeki en radikal unsur ilan edenler bile bölünme kokusu alınca Arınç'a methiyeleri düzmeye başladılar.
Siyaset yorumcularımızın ustası oldukları bu alanda ne kadar yaratıcı olabildiklerini birkaç gün içinde gördük. Senaryo yazmakta sınır tanımadılar: Arınç'ın bir komplonun parçası olduğunu bile söylediler.
"Bu işin esası çoktandır pazarlanmakta olan 'Erdoğan'sız bir AK Parti daha iyidir' fikridir, AK Parti'yi Erdoğan'sız bırakarak yok etmek isteyenlerin bir atağıdır" diye yorumlar okuduk...
"Arınç'a emeklilik yolu görünüyordu, kendini hatırlatmak istedi", "Cemaatten cesaret alıyor; tüzük değişikliği ve başbakanlık istiyor" diyenleri dinledik.
Bir ihtimal daha var
Bir tek ihtimal üzerinde durmadılar: Bülent Bey'le Tayyip Bey arasında ortaya çıkan bu polemiğin AK Parti'nin siyasi çizgisine ilişkin gerçek bir fikir ayrılığından kaynaklanması ve arkasında da başka hiçbir şey olmaması ihtimali...
Ben kendi payıma, karşı karşıya kaldığımız durumun "damardan", yani öze ilişkin bir fikir tartışması olduğuna ve bu tartışmanın "siyasi ayak oyunu" yorumlarıyla gölgelenmeden sürdürülmesi gerektiğine inanıyorum.
Daha önce de yazdığım gibi, karma öğrenci evleri tartışması Türkiye'deki farklı muhafazakârlık anlayışlarının netleşmesi açısından çok önemli bir tartışma. Bu tartışma içinde kabaca iki farklı ele alış ortaya çıkıyor. Farklı cinslerin aynı çatı altında kalmasının aile değerleri üzerindeki olumsuz etkisine işaret etmekle birlikte, bu konunun yasalarla ve müdahale yoluyla engellenmesine karşı çıkanlar; öte yanda böyle bir tablonun "toplumu rahatsız ettiği" ve devlete görev yüklediği gerekçesiyle müdahale edilmesini savunanlar...
Ana fikri "başkalarının özgürlüğü"ne karşı tutum olan bu tartışmanın AK Parti içinde kavga dövüş olmadan sürebilmesi, bu partinin dinamizmini koruması, kendini yenileyebilmesi açısından hayati önem taşıyor. Ama bu mesele sadece AK Parti açısından değil, muhafazakâr kesimin bütünü açısından da öyle...
Sevindirici olan şu ki, geçtiğimiz birkaç günde muhafazakâr kesimin kanaat önderlerinin ağırlıklı kesiminin yaşam tarzına müdahale konusunda duyarlı bir tutum takındıklarına tanık olduk.
Bence bu tablo, krizin kendisinden de, AK Parti içindeki çalkantılardan da daha önemli.
Zira Türkiye'nin yüzde 60'ını oluşturan muhafazakâr kitlelerin "başkalarının özgürlüğü" noktasında daha liberal bir anlayışa doğru evrilmesi hem partinin rotasını tayin eden esas etkendir hem de bu ülkenin huzur bulmasının olmazsa olmazı...
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Başkanlık bu pespayeliği de ‘düzeltir’ mi?
10.01.2016 - Dokunulsun mu, dokunulmasın mı?
8.02.2016 - Yine aynı komisyon
3.02.2016 - 'Nişantaşı tepinirken ağlar Güneydoğu'
31.12.2015 - HDP kendisini kapattırmaya çalışıyor
29.12.2015 - Sadede gelelim
27.12.2015 - DTK çözüm hamlesi yapacakmış!
25.12.2015 - Washington-Moskova arasında
22.12.2015 - Kürt Paketi
21.12.2015 - Çözüm Masası’na dönülsün, diyenlere
18.12.2015
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları



















































Merdan
Yani, bir insan ancak bu kadar müslüman olabilir! Senin devletinin katlettiği insanların kemikleri fışkırıyor topraktan... Senin cemaatin bu devletin yönetimine hakim olmuş. Ama sen, kendi devletinin katliamlarını da, katledilen halka karşı malzeme olarak kullanıyorsun! Ne Bdp ve nede Pkk sensiz değiller ey müslüman Fethullahçı. Sen onlara kulaklarını tıkamışsın. Sen hala Osmanlı Oyunları oynuyorsun. Kemal Burkay 40 yıldır avrupada değil miydi?Önce burda yaşayanları dinleyin samimiyseniz.