Gülay GÖKTÜRK
Türkiye’de seçilmişlerin yönetme hakkı o kadar çok ihlal edildi, o kadar budandı ve kuşa döndürüldü ki, bürokrasinin müdahalelerine karşı sandıktan çıkanın yönetme hakkını savunmak her zaman en acil görev haline geldi.
Ama artık, bu aciliyetin baskısından kurtulup sandıktan çıkanın yönetme hakkının sınırları konusuna da daha etraflı kafa yormak zorundayız.
Ben, “yeni Türkiye” vatandaşının daha az yönetilen vatandaş olması gerektiğine inanıyorum. Nasıl, seçilmişlerin alanını bürokrasinin aleyhine genişletmek bir hedefse, yönetilenlerin alanını seçilmişlerin aleyhine genişletmek de bir hedef olmalıdır. Seçimle gelenler daha az şeyi yönetmeli, daha çok şeyi insanların özgür iradesine bırakmalıdır. Yani sadece bürokrasi değil, demokrasi de küçülmelidir.
Evet, demokrasiyi küçültmek…
Demokrasiyi geliştirmekten, derinleştirmekten bunca bahsettiğimiz bir zamanda, böyle bir ifade deli saçması gelebilir bazılarına.
Ama ben ciddiyim: Homojen bir kitle olmaktan çıkmış, kendi içindeki farklılıkların, çeşitliliklerin farkına varmış, bireyselleşmenin ileri düzeylerde yaşandığı toplumlarda huzurun ve istikrarın anahtarı daha az yönetilmek, yani daha küçük demokrasidir.
Nedir demokrasi en nihayetinde? Başkalarıyla bir arada yaşayabilmek uğruna verdiğimiz tavizler, uymayı kabul ettiğimiz sınırlamalar ve kısıtlamalar listesidir. Uygar bir toplum olmak için ödediğimiz diyettir, bir bakıma. Ortak yaşam uğruna, farklılıklarımızın göz ardı edilmesini ve milyonlarla eşitlenmeyi, "bir oy"a indirgenmeyi kabul etmektir. Başkalarıyla ortak paydamızı belirleyen alandır. Bu alan ne kadar geniş olursa, kısıtlanmışlık o kadar yoğundur. Ortak payda azaldıkça birbirimize göbek bağıyla bağlı yaşamaktan, binbir türlü yasa ve yönetmelik maddesiyle eli kolu bağlı kalmaktan kurtulur, özgürleşiriz.
Eğer yönetilecek şeyler azalır, kişiler daha az toplu karar, daha çok bireysel karar verirlerse insanların hayatlarını etkileyen asıl önemli konularda oy vermek zorunda kalmadan istedikleri gibi davranabilmeleri gerçekleşir. Giderek daha az sayıda ve daha önemsiz konularda çoğunluğa uyma zorunluluğu sürer. Böylece farklılıklar çatışma noktaları olmaktan çıkar.
Bir an için düşünün: Karma eğitim zorunlu olmasaydı, “hangisi daha yararlıdır” tartışmalarında tek bir doğru üzerinde anlaşmamıza da gerek kalmaz, herkes kendi doğru bildiğini uygulardı. Yöneticilerimiz, bizim nasıl evleneceğimizi, nasıl boşanacağımızı bizim adımıza bu kadar sıkı kurallarla düzenlemeye kalkmasalardı, ortak bir ahlak anlayışında birleşmek zorunda kalmaz, zina gibi, imam nikahı gibi meselelerde bu kadar çok birbirimize girmezdik.
Eğer hiçbir kıyafet yönetmeliği olmasaydı, nasıl giyineceğimiz konusunda ortak karar alma çabasını bir yana bırakabilseydik, yani bu konuda yönetilmeseydik, yıllardır süren kılık kıyafet kavgalarının hiçbiri yaşanmazdı. Kısacası, eğer daha az yönetilseydik, yasama meclisimiz daha az şeyi yasa konusu yapsaydı, hükümetlerimiz hayatlarımızın iplerini daha çok bize bıraksaydı, daha az çatışma yaşar, daha kolay bir arada yaşayabilirdik.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları





















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.01.2016
8.02.2016
3.02.2016
31.12.2015
29.12.2015
27.12.2015
25.12.2015
22.12.2015
21.12.2015
18.12.2015