Güldalı COŞKUN
Siyaseti, iktidar partisi ne yaparsa tersini savunmak sanan muhalefet partimizin tek ilkesi var; o da kayıtsız şartsız karşı olmak. Burada, konunun hiçbir önemi yok. Sadece 15 Temmuz darbesinden sonra çok gönüllü olunmasa da Yenikapı'da birlik görüntüsü verildi. O da üç gün sürmedi, eski söyleme dönüldü.
En son bir TV kanalında; “Beyefendi Marmaris'te tatil yaparken, Meclis topa tutuluyordu” diyen de yine, Kılıçdaroğlu'ydu.
Oysa 15 Temmuz gecesi, kendisi ortalarda yoktu. Sevinçten ellerini çırpacak bir yere gizlenip, nefret ettikleri Erdoğan'ın ölüm haberini beklediklerinden şüphesi olan var mı acaba! Başbakan ve Cumhurbaşkanı'ndan darbeye karşı dik duruşu ve darbenin başarısız olduğunu görünce, ortaya çıkmaya başladılar.
Kılıçdaroğlu, nasıl bu kadar ucuz bir siyaseti tercih ediyor ve kendi kitlesinin bunu fark etmesinden korkmuyor diye düşünmeye lüzum yok. Alın Sözcü Gazetesini, bakın manşetlere ve görün aslında çoğu eğitimli olan bu insanların algı düzeyini.
Dünyanın amacına ulaşmış en başarılı ideolojisi Kemalizmdir. Bir ideoloji denebilir mi, aslında hayır. Çünkü, kendine özgü bir fikri yoktur. Fakat, insanları mankurtlaştırmakta da üstüne yoktur. Bunun en temel aracı da eğitim olmuş. Okulun ilk gününden itibaren, süslü cümleler ve sloganlarla, “siz düşünmeyin, sorgulamayın; ben ne diyorsam odur!” denmiş.
Günlük yaşamda, sokakta insanlarla sohbet ederken, bu düşünememe halini ve önlerine konulmuş şeyleri sorgulamayışlarını üzülerek görüyorsunuz. İletişim çağında ‘'bu nasıl olur” demiyorum artık. Çünkü seçilen iletişim araçları da onları bu şekilde beslemeyi görev edinmiş. Sabahtan akşama kadar insanlara nefret aşılayıp sürekli kışkırtıcı yayınlar yapmaktan keyif alıyorlar.
Kamusal alanda biriyle ayaküstü ettiğimiz bir sohbeti paylaşmak istiyorum:
Görüntüye baktıklarından; ben de onlardanım nasılsa ya, direkt dalınıyor konuya!
— Eskiden hiç ayrım yoktu, şimdi ayrımcılık var. Mesela ben Aleviyim ve hiç memnun değilim bu iktidardan.
— Alevi olduğunuzu neden belirtme gereği duydunuz? Oysa eskiden bunu belirtmezdiniz; hatta saklardınız.
— Evet, söyleyemezdik. Şimdi özgürce söyleyebiliyorum ama çok ayrımcılık var. Cemevlerinin faturalarını ödemiyorlar, dedelerimize maaş vermiyorlar…
— Cemevleri artık kolayca açılıyor mu? Dedelik, Pirlik yasak değil miydi?
— Evet, artık kolay, yenileri de yapılıyor. AB yaptırıyor, yoksa olmazdı.
— Demek, AB'nin şartlarını yerine getirmişler. Öncekilere sözünü geçirememiş mi AB?
— Bilmem de iyi ki onlar var, sayelerinde oldu bunlar.
— Sayelerinde Kürtler de dilini kamusal alanda konuşabiliyor, Oysa eskiden Kürt olduklarını da saklar, tanışıldığında “ben Doğuluyum ama ülkemi seviyorum” diye eklerlerdi.
— Eskiden, sen Kürtsün, Alevisin gibi şeyler yoktu ki, şimdi böyle ayrımcılık başladı.
Ve beni dumur eden cümleyi kurdu:
— Mesela Andımızı kaldırdılar. Bunu niye yaptılar, bu ayrımcılıktır!
— Duyduğuma göre orada sadece Türklük vurgusundan, diğer etnisiteler rahatsız oluyormuş.
— Ne var rahatsız olacak, çocuklar her gün söylüyordu, şimdi söylemek isteyenlere ayrımcılık değil mi bu!
— “Ne mutlu Türküm diyene” cümlesini duyunca küçük Kürt çocukları, kendilerini mutsuz ve olmaması gereken bir varlık gibi hissediyormuş.
Hayatında ilk defa böyle bir şey duymuş gibi baktığında, yüzündeki şaşkınlık görülmeye değerdi.
Gün boyu, “Andımızı kaldırdılar, bunlar hain, bunlar ayrımcı, bunlar çağdaş-laik devlete karşı” diye yayın yapan kanallar, işte böyle neyin, ne için kaldırıldığını söylemeyerek insanların militanlaşmasına neden oluyorlar. Şüphesiz okurken şaşırdınız ama inanın toplumun yüzde 20'si bu şekilde. Aksi halde, Sözcü gibi bir gazete satılmazdı.
Kılıçdaroğlu da bu kitleyi rahatça temsil edebilecek bir profil sergiliyor. Nasılsa, kurulan cümlenin ardına bakılmıyor. Mesela; “Biz demokratik, laik, hukuk devletinden taviz vermeyiz” gibi bir cümleyi duyunca, bundan mutlu oluyorlar. Çünkü, söyleyen CHP'li, eşinin başı açık ve içki içiyor. Bütün ölçüleri bu.
“Ayrımcılık yapılıyor”dan kasıt ise; artık tek tip bir görüntüde olamadığımızdandır. Akla zarar bir mantık bu! Ben de varım demek; ayrımcılıktı onların algısında fakat bir farkla. Kendi varlıkları hariç!
Hepimiz Türk, Alevi ve Türkçe konuşan kara kalem bir resimdik. Bu AK Parti yok mu, renkler de var dedi ve başladı “ayrımcılık”!!!
Yazarlar
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.06.2018
3.02.2018
27.05.2018
21.05.2018
14.05.2018
29.04.2018
23.04.2018
15.04.2018
9.02.2018
2.02.2018